Şûrâ Suresi 7. Ayet
Danışma · Mekke · Sure 42 · Ayet 7/53
وَكَذَٰلِكَ أَوْحَيْنَآ إِلَيْكَ قُرْءَانًا عَرَبِيًّا لِّتُنذِرَ أُمَّ ٱلْقُرَىٰ وَمَنْ حَوْلَهَا وَتُنذِرَ يَوْمَ ٱلْجَمْعِ لَا رَيْبَ فِيهِ ۚ فَرِيقٌ فِى ٱلْجَنَّةِ وَفَرِيقٌ فِى ٱلسَّعِيرِ
Ve kezalike evhayna ileyke kur'anen arabiyyen li tunzire ummel kura ve men havleha ve tunzire yevmel cem'i la reybe fih, ferikun fil cenneti ve ferikun fis sair.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Şûrâ Suresi 7. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Böylece biz sana Arapça bir Kur'an vahyettik ki, şehirlerin anası olan Mekke'de ve çevresinde bulunanları uyarasın. Hakkında asla şüphe olmayan toplanma günüyle onları uyarasın. Bir grup cennette, bir grup ise cehennemdedir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Ve işte böyle sana Arabi bir Kur'an vahiyetmekteyiz ki Ümmülkurayı ve çevresindekileri sakındırasın ve o toplama gününün dehşetini haber veresin onda şübhe yok, bir fırka Cennette, bir fırka sairde
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
İşte böylece sana Arapça bir Kur'an vahyetmekteyiz ki, Anaşehir (Mekke) halkını ve çevresindekileri uyarasın ve hakkında şüphe olmayan o toplama (kıyamet) gününün dehşetini haber veresin. Bir grup cennette, bir grup da cehennemdedir.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Şehirlerin anası (halkı) na ve etrafında bulunanlara gelecek tehlikeleri haber vermen için ve hakkında hiçbir şübhe bulunmayan o toplanma gününün dehşetiyle korkutman için sana böyle Arabca bir Kur'an vahyetdik. (Onlardan) bir takımı cennetde, bir takımı cehennemdedir.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Biz sana böyle Arapça bir Kur'an vahyettik ki Anakent (Mekke'y)i ve çevresinde bulunanları ikaz edip; (vukuunda) asla kuşku bulunmayan toplanma gününe karşı uyarasın. (O gün), bir bölük cennette, bir bölük ateştedir.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Böylece sana Arapça bir Kur'an vahyettik ki sen Anakent olan Mekke ile bütün etrafını uyarıp irşad edesin ve gerçekleşeceğinde hiç şüphe olmayan mahşer günündeki büyük buluşmayı haber veresin. O ne müthiş manzara: Bir kısım cennette… Bir kısım alevli cehennemde!
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
İşte biz sana, böyle Arapça bir Kur'an vahyettik; şehirlerin anası (olan Mekke halkı)nı ve çevresinde olanları uyarman için ve kendisinde şüphe olmayan toplanma gününü (haber verip onları) uyarman için de. (O gün onların) Bir bölümü cennette, bir bölümü çılgınca yanan ateşin içerisindedirler.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
(Sana sadece Bizim mesajımız emanet edilmiştir:) işte Biz sana Arap dilinde bir hitabe gönderdik ki, bütün kentlerin atasını ve çevresinde oturanları uyarabilesin; yani, (varlığı) her türlü şüphenin üstünde olan Toplanma Günü'ne karşı (onları) uyarasın. (O Gün) bazısı cennete girecek, bazısı da yakıcı ateşe.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Mekke ve çevresindekileri uyarman için, hakkında hiçbir kuşkunun bulunmadığı toplanma günü ile uyarasın diye; işte sana, böyle Arapça bir Kur'an vahyettik. O gün insanların bir takımı cennettedir, bir takımı da çılgın alevler içinde.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
Kentlerin anası[1] ve civarındakileri, geleceği kesin olan Toplanma Günü ile uyarman için sana Arapça bir Kur'an vahyettik. Onların bir kısmı Cennet'tedir, bir kısmı da alevli ateştedir.
Tefsir / dipnot (1)
Mekke.
Ali Rıza Safa tefsirli
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Ve işte böylece, sana, çok kolay anlaşılacak Kur'an'ı bildirdik. Kentlerin anasını ve tüm çevresini, hakkında kuşku olmayan Toplanma Günü'yle uyarman için.[413] Bir küme cennette, bir küme de yakıcı ateşte olacaktır.
Tefsir / dipnot (1)
Kentlerin anası tanımı Mekke kenti için bildirilmiştir. Tüm çevresi tanımı ise kimi yorumculara göre tüm insanlığı belirtir. Aynı tanımlar, 6:92 ayetinde de vardır.
İbni Kesir
Şehirlerin anasını ve onun çevresinde bulunanları uyarman ve hakkında hiç bir şüphe bulunmayan o toplanma günüyle korkutman için, sana böyle arabça bir Kur'an vahyettik. Bir fırka cennette, bir fırka da çılgın alevli cehennemdedir.
Gültekin Onan
İşte biz sana böyle Arapça bir Kuran vahyettik; şehirlerin anası (ümmelkur'a) (olan Mekke halkı)nı ve çevresinde olanları uyarman için ve kendisinde şüphe olmayan toplanma gününü (haber verip onları) uyarman için de. (O gün onların) bir bölümü cennette, bir bölümü çılgınca yanan ateşin içerisindedirler.
Rowad Tercüme Merkezi
Böylece biz sana Arapça bir Kur’an vahyettik ki, şehirlerin anası Mekke’de ve çevresinde bulunanları uyarasın. Hakkında asla şüphe olmayan toplanma günüyle onları uyarasın. Bir grup Cennet'te, bir grup ise Cehennem'dedir.
Şaban Piriş
Ummul-Kura/Mekke ve çevresindekileri uyarman için, hakkında hiçbir şüphenin bulunmadığı toplanma günü ile uyarasın diye; işte sana, böyle Arapça bir Kur’an vahyettik. (İnsanların) bir takımı cennettedir, bir takımı da çılgın alevler içinde!
Ali Özek ve diğerleri
Şehirlerin anası (olan Mekke'de) ve onun çevresinde bulunanları uyarman ve asla şüphe olmayan toplanma günüyle onları korkutman için, sana böyle Arapça bir Kur'an vahyettik. (İnsanların) bir bölümü cennette, bir bölümü de çılgın alevli cehennemdedir.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
-Ey Resul!- Senden önceki peygamberlere vahyettiğimiz gibi sana da vahyettik. Biz sana Arapça bir Kur'an vahyettik. Böylece sen Mekke ve çevresinde bulunan Arap şehirlerindeki insanları ve sonrasında da bütün insanları uyarıp, insanları kıyamet günüyle korkutasın. Yüce Allah, o günde öncekileri ve sonrakileri hesap vermeleri için hepsini bir alana toplar. O günün gerçekleşeceğine dair hiçbir şüphe yoktur. Kıyamet gününde insanlar iki kısma ayrılacaklar: Bir kısmı cennetteler, onlar da Mümin olanlardır. Bir kısmı da cehennemdedirler ve onlar da kâfirlerdir.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| وَكَذَٰلِكَ | ذا | أي مثل ذلك. وذلك: اسم إشارة للمفرد المذكر البعيد. | |||
| أَوْحَيْنَا | وحي | أوحينا إلى أحد الرسل: بلغناه بواسطة الوحي. | |||
| إِلَيْكَ | إلى | إلى: حرف جر يدل على انتهاء الغاية. | |||
| قُرْءَانًا | قرأ | القرآن: كتاب الله المعجز الذي أنزله على رسوله محمد صلى الله عليه وسلم. | |||
| عَرَبِيًّا | عرب | بلغة العرب، فصيحا. | |||
| لِّتُنذِرَ | نذر | لتعلم وتخوف وتحذر من عذاب الله. | |||
| أُمَّ | أمم | أم القرى: مكة. | |||
| ٱلْقُرَىٰ | قري | جمع: الْقرْيَة، وهي: الْمصر الْجَامِع وكل مَكَان اتَّصَلت بِهِ اأبنية وَاتخذ قرارا وَتَقَع على المدن وَغَيرهَا. | |||
| وَمَنْ | مَن | من: اسم موصول بمعنى "الذي" يختص بذوات من يعقل. | |||
| حَوْلَهَا | حول | حول الشيء: ما يحيط به. | |||
| وَتُنذِرَ | نذر | وتعلم وتخوف وتحذر. | |||
| يَوْمَ | يوم | يوم الجمع: يوم القيامة. وأصل معنى اليوم: الساعة ومطلق الوقت. واليوم: زمن مقداره من طلوع الشمس إلى غروبها، والجمع أيام. | |||
| ٱلْجَمْعِ | جمع | يوم الجمع: يوم القيامة، وسمي بذلك لإنه يوم تجمع فيه الخلائق. | |||
| لَا | لا | نافية للجنس. و"لا": حرف نفي، وحرف نهي. | |||
| رَيْبَ | ريب | الشك والاضطراب الشديد | |||
| فِيهِ | في | في: حرف جر يفيد معنى الظرفية المجازية. | |||
| فَرِيقٌ | فرق | جماعة. والفريق: الجماعة، لا واحد له من لفظه؛ بمنزلة الجيش والرهط الذي لا واحد له من لفظه. | |||
| فِي | في | حرف جر يفيد معنى الظرفية | |||
| ٱلْجَنَّةِ | جنن | الجنة في الدنيا: الحديقة ذات الأشجار والأنهار والثمار، والجنة في الآخرة: دار النعيم المقيم بعد الموت. | |||
| وَفَرِيقٌ | فرق | فريق: جماعة من الناس. | |||
| فِي | في | حرف جر يفيد معنى الظرفية | |||
| ٱلسَّعِيرِ | سعر | اسم لجهنم، ومعنى السعير: النار الموقدة. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{أَوْحَيْنَا إِلَيْكَ} مد منفصل {عَرَبِيًّا لِتُنْذِرَ} إدغام بغير غنة،
يليه إخفاء حقيقي {أُمَّ} غنة في الميم المشددة {وَتُنْذِرَ} إخفاء حقيقي {فَرِيقٌ
فِي الْجَنَّةِ} إخفاء حقيقي. وفي النون غنة {وَفَرِيقٌ فِي} إخفاء أيضًا في
التنوين مع الفاء.