Şûrâ Suresi 33. Ayet
Danışma · Mekke · Sure 42 · Ayet 33/53
إِن يَشَأْ يُسْكِنِ ٱلرِّيحَ فَيَظْلَلْنَ رَوَاكِدَ عَلَىٰ ظَهْرِهِۦٓ ۚ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَـٰتٍ لِّكُلِّ صَبَّارٍ شَكُورٍ
İn yeşe' yuskinir riha fe yazlelne revakide ala zahrih, inne fi zalike le ayatin li kulli sabbarin şekur.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Şûrâ Suresi 33. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O, dilerse rüzgarı durdurur da onlar denizin üstünde durakalırlar. Elbette bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için ibretler vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
dilerse o rüzgarı durduruverir de sırtı üzerinde dura kalırlar, şübhesiz ki bunda nice ayetler var; çok sabırlı çok şükredici her kimse için.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Dilerse o rüzgarı durduruverir de (yelkenle giden gemiler) sırtı üzerinde durakalırlar. Şüphesiz ki bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için nice ayetler vardır.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Eğer O, dilerse rüzgarı durdurur da (gemiler denizin) sırtı üstünde (akmayıb) kalırlar. Şübhesiz ki bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için kat'i ayetler vardır.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Dilerse rüzgarı durdurur, (gemiler denizin) sırtında durakalır. Kuşkusuz bunda sabreden, şükreden herkes için ibretler vardır.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
(32-35) Denizlerde dağlar gibi akıp giden gemiler de O'nun kudretinin ve hikmetinin delillerindendir. Eğer O dilerse rüzgarı durdurur, gemiler de denizin üstünde durakalır. Elbette bunda sabrı ve şükrü bol olanlar için alacak ibretler vardır. Yahut işledikleri günahlar sebebiyle o gemileri batırır, günahların birçoğunu da affeder. Böyle yapmasının bir sebebi de, ayetlerimiz hakkında tartışanların kaçacak bir yerleri olmadığını onlara bildirmektir.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Eğer dileyecek olsa, rüzgarı durdurur, böylece onun üstünde kalakalırlar. Şüphesiz, bunda çokça sabreden, çokça şükreden kimse için gerçekten ayetler vardır.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
dilerse rüzgarı dindirir, o zaman denizin üstünde hareketsiz kalıverirler; bunda, şüphesiz, sıkıntılara göğüs geren ve (Allah'a) gönülden şükreden herkes için mesajlar vardır;
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Dilerse rüzgarı durdurur da su üstünde kalakalırlar. İşte bunda da çok sabreden ve şükreden herkes için ayetler vardır.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
Dilerse rüzgarı durdurur da denizin yüzünde kalakalırlar. Kuşkusuz bunda çok sabreden ve çok şükredenler için ayetler[1] vardır.
Tefsir / dipnot (1)
Kanıtlar, işaretler, göstergeler.
Ali Rıza Safa tefsirli
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Eğer dilerse, rüzgarı durdurur; üzerinde durağan kalırlar. Aslında, işte bunda, çok dirençli olan, çok şükreden herkes için kesinlikle kanıtlar vardır.[416]
Tefsir / dipnot (1)
"Aslında, işte bunda, çok dirençli olan, çok şükreden herkes için kesinlikle kanıtlar vardır." tümcesi, 14:5, 31:31 ve 34:19 ayetlerinde benzer sözcüklerle tekrarlanır.
İbni Kesir
Dilerse O; rüzgarı durdurur da denizin yüzünde durakalırlar. Muhakkak ki bunda, sabırlı olan ve çok şükreden kimseler için ayetler vardır.
Gültekin Onan
Eğer dileyecek olsa, rüzgarı durdurur, böylece onun üstünde kalakalırlar. Şüphesiz, bunda çokça sabreden, çokça şükreden kimse için gerçekten ayetler vardır.
Rowad Tercüme Merkezi
Dilerse O, rüzgârı durdurur da onun (denizin) üstünde kalakalırlar. İşte bunda da çok sabreden ve şükreden herkes için ayetler vardır.
Şaban Piriş
Dilerse O, rüzgarı durdurur da onun (denizin) üstünde kalakalırlar. İşte bunda da çok sabreden ve şükreden herkes için ayetler vardır.
Ali Özek ve diğerleri
Dilerse O, rüzgârı durdurur da onun (denizin) üstünde kalakalırlar. Elbette bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için ibretler vardır.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Yüce Allah, gemileri denizin üzerinde yüzdüren rüzgârları durdurmak isterse durdurur. Böylece denizde hareket etmeden durup sabit kalırlar. Şüphesiz gemilerin yaratılması ve rüzgârların da onları hareket ettirmeleriyle görevlendirilmesinde ve başına gelen bela ve sıkıntılara sabredip Allah'ın kendisine verdiği nimetlere şükreden herkes için Yüce Allah'ın kudretine apaçık deliller vardır.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| إِن | إن | حرف شرط جازم. | |||
| يَشَأْ | شيأ | صفة المشيئة ثابتة لله تعالى على ما يليق به سبحانه. | |||
| يُسْكِنِ | سكن | يسكن الريح: يجلعها تقر وتهدأ. | |||
| ٱلرِّيحَ | روح | أصله روح وهو الهواء المتحرك في الطبقات المحيطة بالأرض. | |||
| فَيَظْلَلْنَ | ظلل | يظللن رواكد: يبقين سواكن. | |||
| رَوَاكِدَ | ركد | جمع راكدة: هادئة ساكنة. | |||
| عَلَىٰ | على | حرف جر يفيد معنى الاستعلاء | |||
| ظَهْرِهِ | ظهر | ظهر البحر: أعلاه. | |||
| إِنَّ | إنّ | حرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة. | |||
| فِي | في | حرف جر يفيد معنى الظرفية | |||
| ذَٰلِكَ | ذا | اسم إشارة للمفرد المذكر البعيد يخاطب به المفرد. | |||
| لَءَايَٰتٍ | أيي | لمعجزات ودلائل وعبر وعلامات. | |||
| لِّكُلِّ | كلل | كل: لفظ يدل على الشمول والإستغراق. | |||
| صَبَّارٍ | صبر | عظيم في التجلد وعدم الجزع. والصبر: حبس النفس عن الجزع، والتجلد وحسن الاحتمال. | |||
| شَكُورٍ | شكر | كثير ذكر النعمة والثناء على المنعم بها. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{إِنْ يَشَأْ} إدغام بغنة في النون مع الياء {فَيَظْلَلْنَ} تفخم الظاء ويرقق
ما قبلها وما بعدها {ظَهْرِهِ إِنَّ} صلة طويلة وصلًا، والوقف أولى. وغنة النون
{لَآيَاتٍ لِكُلِّ} مد بدل. وإدغام بغير غنة في التنوين مع اللام {صَبَّارٍ
شَكُورٍ} إخفاء حقيقي في التنوين مع الشين.