Şuarâ Suresi 4. Ayet
Şairler · Mekke · Sure 26 · Ayet 4/227
إِن نَّشَأْ نُنَزِّلْ عَلَيْهِم مِّنَ ٱلسَّمَآءِ ءَايَةً فَظَلَّتْ أَعْنَـٰقُهُمْ لَهَا خَـٰضِعِينَ
İn neşe' nunezzil aleyhim mines semai ayeten fe zallet a'nakuhum leha hadıin.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Şuarâ Suresi 4. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Biz dilesek, onlara gökten bir mucize indiririz de, ona boyun eğmek zorunda kalırlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Dilersek üzerlerine Semadan bir ayet indiriveririz de ona boyunları eğile kalır
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Dilersek üzerlerine gökten bir ayet (mucize) indiriveririz de ona boyunları eğile kalır.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Eğer dilersek biz onların tepesine gökden bir ayet indiriveririz de ona boyunları eğilekalır.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Dilesek onların üzerine gökten bir mu'cize indiririz de boyunları ona eğilir (inanırlar).
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Eğer dileseydik onlara gökten öyle bir mucize indirirdik ki, onun karşısında ister istemez boyun bükerlerdi.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Dilersek, onların üzerine gökten bir ayet (mucize) indiririz de, ona boyunları eğilmiş kalıverir.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Eğer dileseydik, onlara gökten öyle bir alamet indirirdik ki, onun karşısında boyunları bükülür, hemen baş eğerlerdi.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Dilersek, üzerlerine gökten bir işaret indiririz de boyunları öne eğilip kalır.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
Eğer dileseydik gökten öyle bir ayet[1] indirirdik ki hepsi ona boyun eğmek zorunda kalırdı[2].
Tefsir / dipnot (2)
Mucize. Yaptırım. İradelerini, karar verme haklarını ellerinden alırdık.
Hepsi inanmak zorunda kalırdı. Ama istemedik: Seçimi herkesin özgür iradesine bıraktık.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Eğer dilersek, gökten bir mucize indiririz; boyunları, Ona eğilsin diye.
İbni Kesir
Dilersek, onlara gökten bir ayet indiririz de ona boyunları eğik kalır.
Gültekin Onan
Dilersek, onların üzerine gökten bir ayet indiririz de, ona boyunları eğilmiş kalıverir.
Rowad Tercüme Merkezi
Dilersek, üzerlerine gökten bir ayet/mucize indiririz de boyunları öne eğilip kalır.
Şaban Piriş
Dilersek, üzerlerine gökten bir ayet/mucize indiririz de boyunları öne eğilip kalır.
Ali Özek ve diğerleri
Biz dilesek, onların üzerine gökten bir mucize indiririz de, ona boyunları eğilip kalır.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Eğer biz onların üzerine gökten bir mucize indirmeyi dilersek, onu indiririz. Böylece boyunları zillet içinde eğilip kalır. Fakat biz onları imtihan etmek için böyle yapmak istemedik. Acaba onlar gayba iman edecekler mi?
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| إِن | إن | حرف شرط جازم. | |||
| نَّشَأْ | شيأ | نرد. | |||
| نُنَزِّلْ | نزل | تنزيل الشيء: جلبه من علو. | |||
| عَلَيْهِم | على | على: حرف جر يفيد معنى الإستعلاء المجازي. | |||
| مِّنَ | مِن | حرف جر يفيد معنى ابتداء الغاية. | |||
| ٱلسَّمَاءِ | سمو | السماء، مصدر سما، وهي: ما يقابل الأرض، وعددها سبع، وله أبواب تُفَتَّح. | |||
| ءَايَةً | أيي | معجزة ودليلا وعبرة وعلامة. | |||
| فَظَلَّتْ | ظلل | فدامت واستمرت. | |||
| أَعْنَٰقُهُمْ | عنق | الأعناق: جمع عنق، والعنق هو الرقبة. | |||
| لَهَا | ل | اللام: حرف جر يفيد الإختصاص. | |||
| خَٰضِعِينَ | خضع | منقادين، ونسب الخضوع إلى الأعناق لأنها مظهر الخضوع. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{إِنْ نَشَأْ} إدغام بغنة في النونين من باب التماثل الصغير {عَلَيْهِمْ مِنَ}
إدغام تماثل صغير بين الميمين، فيه غنة {السَّمَاءِ} مد متصل {آيَةً فَظَلَّتْ} مد
بدل. يليه إخفاء حقيقي للتنوين عند الفاء.