Şuarâ Suresi 163. Ayet
Şairler · Mekke · Sure 26 · Ayet 163/227
فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ
Fettekullahe ve etiun.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Artık Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin."
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Gelin Allahdan korkun da bana itaat edin
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Gelin Allah'tan korkun da bana itaat edin.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
"Artık Allahdan korkun ve bana itaat edin".
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
"Allah'tan korkun ve bana ita'at edin."
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
(161-164) Kardeşleri Lut onlara şöyle dedi: "Hala inkar ve isyandan sakınmayacak mısınız? Bilin ki ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Öyleyse Allah'a karşı gelmekten sakının da bana itaat edin! Bu hizmetten ötürü sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretimi verecek olan ancak Rabbülalemindir.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
"Artık Allah'tan korkup sakının ve bana itaat edin."
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
öyleyse, artık Allah'tan yana bilinç ve duyarlık gösterin ve bana itaat edin!
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Allah'tan korkun ve bana itaat edin.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
"Allah için takva sahibi olun ve bana itaat edin."
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
"Artık, Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın ve bana boyun eğin!"
İbni Kesir
Artık Allah'tan korkun da bana itaat edin.
Gültekin Onan
"Artık Tanrı'dan korkup sakının ve bana itaat edin."
Ayetin Tefsiri 3 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
"Emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkun. Size emretmekte olduğum ve yapmanızı yasakladığım şeylerde bana itaat edin."
Klasik rivayet tefsirinin Türkçe çevirisi
Artık Allah´tan korkun da bana itaat edin.
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
160- Lût kavmi de peygamberleri yalanladılar. 161- Hani kardeşleri Lût onlara şöyle demişti:“Korkup sakınmaz mısınız?” 162- “Ben size (gönderilmiş) güvenilir bir peygamberim.” 163- “Artık Allah’tan korkun ve bana itaat edin.” 164- “Bu (davetim) için sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim mükafatım ancak âlemlerin Rabbine aittir. 165- “Siz, insanlar arasında erkeklere yaklaşıyorsunuz, öyle mi?!” 166- “Rabbinizin sizin için yarattığı eşlerinizi de terk ediyorsunuz demek?! Hayır, siz haddi aşan bir toplumsunuz.” 167- Dediler ki:“Ey Lût, eğer vazgeçmezsen kesinlikle sürülüp çıkarılanlardan olacaksın.” 168- Dedi ki:“Ben sizin bu yaptığınızdan nefret edenlerdenim.” 169- “Rabbim, beni ve ailemi onların yaptıklarından kurtar.” 170- Biz de onu ve ailesini hep birlikte kurtardık. 171- Ancak geride (helak edilecekler arasında) kalan bir kocakarı hariç. 172- Sonra da diğerlerini tümden helak ettik. 173- Onların üzerine (feci) bir (taş) yağmuru yağdırdık. Uyarılanların (ama dinlemeyenlerin) yağmuru ne fenadır! 174- Şüphesiz bunda bir ibret vardır. Ama onların çoğu iman etmezler. 175- Şüphe yok ki Rabbin Azizdir, Rahimdir.
160-167. Yani Lût, kendisinden önce sözü geçen peygamberler gibi kavmini davet etti. Onlar da kendilerinden önce sözü edilen kavimler gibi Lût’a karşılık verdiler. Böylelikle küfürde kalpleri birbirine benzediği gibi söyledikleri sözler de birbirine benzedi. Lût kavmi şirkleri ile birlikte daha önce âlemlerden hiçbir kimsenin işlemediği bir hayasızlık da işliyorlardı. Onlar son derece pis ve tiksinti veren bir iş olan erkeklere yaklaşmayı tercih ediyorlardı. Yüce Allah’ın kendileri için yaratmış olduğu zevcelerinden yüz çeviriyorlardı. Buna sebep ise onların günahta aşırı gitmeleri ve haddi aşmalarıydı. Lût bu işten vazgeçmelerini ısrarla söyleyip durdu. Nihâyet ona:“Ey Lût, eğer vazgeçmez isen kesinlikle” bu şehirden “sürülüp çıkarılanlardan olacaksın” dediler.
168-169. Lût, onların bu yollarını sürdürmeye devam ettiklerini görünce şöyle dedi:“Ben sizin yaptığınızdan nefret edenlerdenim.” Bu işten vazgeçmenizi isteyen, bundan sakındıran ve bundan nefret eden kimselerdenim. “Rabbim beni ve ailemi onların yaptıklarından” o işi işlemekten ve bunun cezasına çarptırılmaktan “kurtar.” 170-175. Yüce Allah da onun duasını kabul buyurdu: “Biz de onu ve ailesini hep birlikte kurtardık. Ancak geride (helak edilecekler arasında) kalan bir kocakarı hariç.” O azapta kalanlar arasında oldu. Bu da Lut’un karısı idi. “Sonra da diğerlerini tümden helak ettik. Onların üzerine” pişirilmiş çamurdan yapılmış taşlardan bir “yağmur yağdırdık. Uyarılanların (ama dinlemeyenlerin) yağmuru ne fenadır!” Allah onlardan hiçbir kimse kalmamak üzere hepsini helâk etti. “Şüphesiz bunda bir ibret vardır. Ama onların çoğu iman etmezler. Şüphe yok ki Rabbin Azizdir, Rahimdir.”