Sebe' Suresi 9. Ayet

Sebe · Mekke · Sure 34 · Ayet 9/54

أَفَلَمْ يَرَوْا۟ إِلَىٰ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُم مِّنَ ٱلسَّمَآءِ وَٱلْأَرْضِ ۚ إِن نَّشَأْ نَخْسِفْ بِهِمُ ٱلْأَرْضَ أَوْ نُسْقِطْ عَلَيْهِمْ كِسَفًا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ ۚ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً لِّكُلِّ عَبْدٍ مُّنِيبٍ

E fe lem yerev ila ma beyne eydihim ve ma halfehum mines semai vel ard, in neşe'nahsif bihimul arda ev nuskıt aleyhim kisefen mines sema, inne fi zalike le ayeten li kulli abdin munib.

Ayet Tilaveti
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç

Sebe' Suresi 9. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.

22. cüz · PDF sayfası 8

Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →

Ayetin Mealleri 16 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Onlar, önlerindeki ve arkalarındaki (kendilerini dört bir yandan kuşatan) göğe ve yere bakmadılar mı? Eğer dilersek onları yere geçirir veya gökten üzerlerine parçalar düşürürüz. Bunda, Rabbine yönelen her kul için bir ibret vardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Ya Gökten ve Yerden önlerindekine ve arkalarındakine bir bakmazlar mı? Dilersek kendilerini Yere geçiriveririz, yahud Gökten üzerlerine parçalar düşürüveririz hakıkaten onda inabe edecek (hakka gönül verecek) bir kul için şübhesiz bir ayet vardır

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ya gökten ve yerden önlerindekine ve arkalarındakine bir bakmazlar mı? Dilersek kendilerini yere indiriveririz yahut gökten üstlerine parçalar düşürürüveririz. Gerçekten onda hakka gönül veren her kul için şüphesiz bir ibret vardır.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Gökden ve yerden önlerinde ne var, arkalarında ne var, bakmadılar mı? Eğer biz dilersek onları yere geçiririz, yahud gökden üstlerine parçalar düşürürüz. Şübhe yok ki bunda Rabbine dönen her kul için elbet bir ibret vardır.

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Onlar gökten ve yerden önlerinde ve arkalarında bulunanı, (kendilerini her yandan kuşatan göğü ve yeri) görmüyorlar mı? Dilesek onları yere batırırız ya da üzerlerine gökten parçalar düşürürüz. Şüphesiz bunda (Rabbine) yönelen her kul için bir ibret vardır.

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

Onlar gökte ve yerde önlerinde ne var, arkalarında ne var bakmadılar mı? Eğer dilersek onları yerin dibine geçiririz, yahut üzerlerine gökten parçalar düşürürüz. Elbette bunda Rabbine yönelen her kul için ibret vardır.

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Onlar, gökten ve yerden önlerinde ve arkalarında olanı görmüyorlar mı? Eğer biz dilersek, onları yerin dibine geçirir ya da gökten üzerlerine parçalar düşürürüz. Hiç şüphesiz, bunda 'gönülden (Allah'a) yönelen' her kul için bir ayet vardır.

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

Göğün ve yerin ne kadar az kısmının önlerine serildiğini, ne kadarının da gizlendiğini anlamazlar mı? (Yine anlamazlar mı ki) Biz dileseydik onları yerin dibine batırır, yahut göğü başlarına geçirirdik? Bütün bunlarda, (pişmanlık duyarak) O'na yönelen her (Allah'ın) kul(u) için bir ders vardır.

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Onlar önlerindeki arkalarındaki göğe ve yeryüzüne bakmıyorlar mı? Dilersek onları yere batırır veya gökten bir parça üzerlerine düşürürüz. İşte bunda, her ihlasla yönelen kul için bir işaret vardır.

Erhan Aktaş tefsirli

Kerim Kur'an

Onlar, göklerde ve yerde, önlerinde ve arkalarında olanları görmediler mi? Dilersek onları yere geçiririz. Veya gökten üzerlerine parçalar düşürürüz. Bunlarda[1] yönelen[2] her kul için ayet[3] vardır.

Tefsir / dipnot (3)

Göklerde ve yerde olanlar.

Bütün benliği ile Allah'a yönelen.

Kanıt.

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Hem gökten hem de yeryüzünden, önlerinde ve arkalarında olanı görmüyorlar mı? Eğer dilersek, onları yerin dibine geçiririz veya onların üzerine gökten parçalar düşürürüz. Aslında, işte bunda, içtenlikle yönelen her kul için kesinlikle bir gösterge vardır.

İbni Kesir

Gökten ve yerden önlerinde ve arkalarında olanı görmüyorlar mı? Biz, istersek; onları yerin dibine geçirir veya üzerlerine gökten parçalar indiririz. Muhakkak ki bunda, Allah'a yönelen her kul için bir ayet vardır.

Gültekin Onan

Onlar, gökten ve yerden önlerinde ve arkalarında olanı görmüyorlar mı? Eğer biz dilersek, onları yerin dibine geçirir ya da gökten üzerlerine parçalar düşürürüz. Hiç şüphesiz, bunda 'gönülden (Tanrı'ya) yönelen' her kul için bir ayet vardır.

Rowad Tercüme Merkezi

Onlar önlerindeki ve arkalarındaki göğe ve yeryüzüne bakmıyorlar mı? Dilersek onları yere batırır veya gökten üzerlerine parçalar düşürürüz. İşte bunda, (Rabbine) ihlasla yönelen her kul için bir ayet/delil vardır.

Şaban Piriş

Onlar önlerindeki ve arkalarındaki göğe ve yeryüzüne bakmıyorlar mı? Dilersek onları yere batırır veya gökten üzerlerine parçalar düşürürüz. İşte bunda, her ihlasla yönelen kul için bir ayet/delil vardır.

Ali Özek ve diğerleri

Onlar, gökte ve yerde önlerine ve arkalarına bakmıyorlar mı? Dilesek onları yere batırırız ya da üzerlerine gökten parçalar düşürürüz. Şüphesiz bunda (Rabbine) yönelen her kul için bir ibret vardır.

Ayetin Tefsiri 2 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

Yeniden dirilmeyi inkâr edenler, yerde önlerinde olanı ve gökte arkalarında olanı görmezler mi? Eğer dilersek onları ayaklarının altından yere batırırız ve yine dilersek onların üzerlerine gökten parçalar düşürürüz. İşte bunda, Allah'ın kudretine delil getirmek ve Rabbine çokça itaat ederek O'na dönmek isteyen her kul için açık ve kesin deliller vardır. Bunlara kadir olan (Allah); ölümünüzden ve bedenlerinizin paramparça olmasından sonra sizleri yeniden diriltmeye kadirdir.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
أَفَلَمْلملم: حرف لنفي المضارع وقلبه إلى الماضي.
يَرَوْارأيألم يروا: العبارة للحث على النظر، والتعجب من شأن من يتحدث عنهم، ويخاطب بالعبارة من رأى ومن سمع، ومن لم ير ولم يسمع.
إِلَىٰإلىحرف جر يدل على انتهاء الغاية.
مَامااسم موصول.
بَيْنَبينبين أيديهم: أمامهم.
أَيْدِيهِمْيديجوارحهم، جمع يد.
وَمَاماما: اسم موصول.
خَلْفَهُمخلفما بين أيديهم وما خلفهم: ما هو من أمامهم ومن ورائهم والمراد من جميع الجهات والجوانب.
مِّنَمِنحرف جر يفيد تبيين الجنس أو تبيين ما أبهم قبل "من" أو في سياقها.
ٱلسَّمَاءِسموالسماء، مصدر سما، وهي: ‌ما ‌يقابل ‌الأرض، وعددها سبع، وله أبواب تُفَتَّح.
وَٱلْأَرْضِأرضالأرض: ‌الكرة التي عليها الحيوان والنبات. وتطلق الكلمة على قسم منها كبير أو صغير. والجمع: أرْضون وأرَضون وأراضٍ.
إِنإنحرف شرط جازم.
نَّشَأْشيأنرد.
نَخْسِفْخسفنخسف بهم الأرض: نجعلها تغور بهم.
بِهِمُبالباء: حرف جر يفيد معنى الإلصاق.
ٱلْأَرْضَأرض‌الكرة الأرضية التي يعيش عليها الحيوان والنبات. وتطلق الكلمة على قسم منها كبير أو صغير
أَوْأوحرف عطف يفيد الإبهام.
نُسْقِطْسقطنوقع وننزل.
عَلَيْهِمْعلىعلى: حرف جر يفيد معنى الإستعلاء الحقيقي.
كِسَفًاكسفقطعا، جمع كسفة.
مِّنَمِنحرف جر يفيد معنى ابتداء الغاية.
ٱلسَّمَاءِسموالسماء، مصدر سما، وهي: ‌ما ‌يقابل ‌الأرض، وعددها سبع، وله أبواب تُفَتَّح.
إِنَّإنّحرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة.
فِيفيحرف جر يفيد معنى الظرفية
ذَٰلِكَذااسم إشارة للمفرد المذكر البعيد يخاطب به المفرد.
لَءَايَةًأييلمعجزة ودليلا وعبرة وعلامة.
لِّكُلِّكللكل: لفظ يدل على الشمول والإستغراق.
عَبْدٍعبدعابد.
مُّنِيبٍنوبراجع إلى الله في أموره كلها.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

{خَلْفَهُمْ مِنَ} إدغام تماثل صغير بين الميمين {السَّمَاءِ} مد متصل {إِنْ

نَشَأْ} إدغام بغنة للتماثل بينهما، وفي طاء {نُسْقِطْ} قلقلة {كِسَفًا مِنَ}

إدغام بغنة في التنوين مع الميم {إِنَّ} غنة في النون المشددة {لَآيَةً لِكُلِّ}

مد بدل، وإدغام بغير غنة في التنوين مع اللام {عَبْدٍ مُنِيبٍ} إدغام بغنة في

التنوين مع الميم. وفي باء {مُنِيبٍ} قلقلة وقفًا.

Benzer Ayetler müteşabihat · 1 ayet

Neml Suresi, 14. ayet Kendileri de bunların hak olduklarını kesin olarak bildikleri halde, sırf zalimliklerinden ve büyüklük taslama…