Sebe' Suresi 21. Ayet
Sebe · Mekke · Sure 34 · Ayet 21/54
وَمَا كَانَ لَهُۥ عَلَيْهِم مِّن سُلْطَـٰنٍ إِلَّا لِنَعْلَمَ مَن يُؤْمِنُ بِٱلْـَٔاخِرَةِ مِمَّنْ هُوَ مِنْهَا فِى شَكٍّ ۗ وَرَبُّكَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ حَفِيظٌ
Ve ma kane lehu aleyhim min sultanin illa li na'leme men yu'minu bil ahireti mimmen huve minha fi şekk, ve rabbuke ala kulli şeyin hafiz.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Sebe' Suresi 21. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Oysa şeytanın onlar üzerinde hiçbir hakimiyeti yoktu. Ancak ahirete inananları, onun hakkında şüphe içinde bulunanlardan ayırt edelim diye (ona bu fırsatı verdik). Senin Rabbin her şey üzerinde hakiki bir koruyucudur.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Halbuki onun onlar üzerinde hiçbir saltanat kudreti yoktu, lakin biz Ahırete iymanı olanı belli edecek, ondan şekk içinde bulunandan ayırd eyliyecektik. Öyle ya rabbın her şeye karşı hafizdir
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Halbuki onun, onların üzerinde hiçbir hakimiyet gücü yoktu fakat Biz ahirete imanı olanı belirleyecek, ondan şüphe içinde bulunandan ayırt edecektik. Öyle ya, Rabbin herşeyi koruyup gözetendir.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Halbuki onun bunlar üzerinde (önceden) hiçbir nüfuzu yokdu. Ancak biz ahirete iman eden kimse ile ondan şübhede bulunan kişiyi ayırd etmek için (buna meydan vermişdik). Senin Rabbin her şey'in üstünde gerçek bir nigehbandır.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Onun onlar üzerinde zorlayıcı bir gücü yoktu. Ancak ahirete inananı, ondan kuşkulanandan (ayırd edip) bilelim diye (ona bu fırsatı verdik). Rabbin her şeyi korumaktadır.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Aslında şeytanın onlar üzerinde bir sultası, zorlayıcı gücü yoktu. Ancak ahirete iman edeni, o konuda şüphe eden kimselerden ayırt edip ortaya çıkaralım diye ona bu fırsatı verdik. Rabbin her şeyi hakkıyla gözetlemektedir.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Oysa onun, kendilerine karşı hiç bir zorlayıcı gücü yoktu ancak biz ahirete iman edeni, ondan kuşku içinde olandan ayırdetmek için (ona bu imkanı verdik). Senin Rabbin, her şeyin üzerinde gözetici, koruyucudur.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Halbuki (İblis'in) onlar üzerinde hiçbir zorlayıcı gücü yoktu. (Zaten İblis'e insanları baştan çıkarma izni vermişsek,) ahiretin varlığına (gerçekten) inananları ona şüphe ile bakanlardan kesin bir şekilde ayırd etmek için (vermişizdir) çünkü Rabbin her şeyi görüp gözetendir.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Oysa onun, onların üzerinde bir gücü yoktu. Ancak biz, ahirete inanan ile, ondan şüphe edeni belirlemek için böyle yaptık. Rabbim, herşeyin koruyucusudur.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
Aslında İblisin onlar üzerinde bir sultanlığı[1] yoktu. Fakat Biz, ahirete iman edenle ondan kuşku duyanı ayırt edeceğiz. Senin Rabb'in Her Şeyi Gözetip Koruyan'dır.
Tefsir / dipnot (1)
Yetkilendirilmiş değildi, zorlayıcı gücü yoktu.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Oysa onun, onlar üzerinde hiçbir zorlayıcı gücü yoktu. Ancak, sonsuz yaşama inananları, ondan kuşkuya düşenlerden ayırmamız için böyle olmuştur. Çünkü Efendin, her şeyi Denetleyendir.
İbni Kesir
Halbuki İblis'in onlar üzerinde hiç bir hakimiyeti yoktu. Ancak Biz, ahirete inananlarla, ondan şüphede olanları belirlemek için yaptık. Ve Rabbın, her şeye Hafiz'dir.
Gültekin Onan
Oysa onun kendilerine karşı hiç bir zorlayıcı gücü yoktu ancak biz ahirete inananı, ondan kuşku içinde olandan ayırdetmek için [ona bu imkanı verdik]. Senin rabbin her şeyin üzerinde gözetici, koruyucudur.
Rowad Tercüme Merkezi
Oysa Şeytan'ın onlar üzerinde hiçbir hâkimiyeti yoktu. Ancak ahirete iman edenleri, onun hakkında şüphe içinde bulunanlardan ayırt edelim diye (ona bu fırsatı verdik). Rabbin; her şeyi koruyandır, muhafaza edendir.
Şaban Piriş
Oysa Onun, Onların üzerinde bir gücü yoktu. Ancak biz, ahirete iman eden ile, ondan şüphe edeni ortaya çıkarmak için böyle yaptık. Rabbim, herşeyi koruyan, muhafaza edendir.
Ali Özek ve diğerleri
Halbuki şeytanın onlar üzerinde hiçbir nüfuzu yoktu. Ancak ahirete inananı, şüphe içinde kalandan ayırdedip bilelim diye (ona bu fırsatı verdik). Rabbin gerçekten her şeyi koruyandır.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
İblis'in onları saptıracak bir gücü yoktu. O, ancak onlar için (batılı) süslüyor ve onları azdırıyordu. Biz, ahirete ve ahirette olacak olan cezaya (karşılık verilmesine) iman eden ile ondan şüphe edeni ortaya çıkarmak için azdırması (ve yoldan çıkarması) için ona izin verdik. Ey Peygamber! Senin Rabbin her şeyi koruyup gözetendir. Kullarının amellerini bütün tafsilatı ile koruyup karşılığını verecektir.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| وَمَا | ما | ما: نافية غير عاملة. | |||
| كَانَ | كون | فعل ماضٍ ناسخ ناقص | |||
| لَهُ | ل | اللام: حرف جر يفيد الإختصاص. | |||
| عَلَيْهِم | على | على: حرف جر يفيد معنى الإستعلاء المجازي. | |||
| مِّن | مِن | من التوكيدية: حرف جر يفيد التوكيد وهي زائدة نحويا. | |||
| سُلْطَٰنٍ | سلط | السلطان: القهر والغلبة. | |||
| إِلَّا | إلا | أداة حصر ويسمى الاستثناء هنا مفرغا. | |||
| لِنَعْلَمَ | علم | لنعرف وندرك. | |||
| مَن | مَن | اسم موصول بمعنى "الذي" يختص بذوات من يعقل. | |||
| يُؤْمِنُ | أمن | يصدق ويذعن. | |||
| بِٱلْءَاخِرَةِ | أخر | الآخرة: مقابل الأولى. والآخرة: دار البقاء بعد الموت. | |||
| مِمَّنْ | — | أصلها "من من" المحتوية على: من التبيينية و من الموصولة. | |||
| هُوَ | هو | ضمير للغائب المفرد المذكر. | |||
| مِنْهَا | مِن | من: حرف جر لتبيين الجنس أو تبيين ما أبهم قبل "من" أو في سياقها. | |||
| فِي | في | حرف جر يفيد معنى الظرفية | |||
| شَكٍّ | شكك | في شك من كذا: في حالة ريبة وقلق بشأنه. | |||
| وَرَبُّكَ | ربب | وإلهكم المعبود. والرب، معناه: الإله المعبود، والخالق، والمالك، والسيد، والمربي، والقائم، والمنعم، والمصلح، والجابر، والمدبر لخلقه كما يشاء على ما تقتضيه حكمته، والجمع: أرباب وربوب. والرب: اسم من أسماء الله تعالى ولا يقال في غيره إلا بالإضافة. | |||
| عَلَىٰ | على | حرف جر يفيد معنى الاستعلاء | |||
| كُلِّ | كلل | لفظ يدل على الشمول والإستغراق، وتضاف لفظا أو تقديرا. | |||
| شَيْءٍ | شيأ | الشيء: لفظ عام يدل على كل موجود؛ لأن كل موجود يسمى شيئاً. | |||
| حَفِيظٌ | حفظ | صفة لله سبحانه، والحفيظ: الرقيب المهيمن على كل شيء والحافظ لمن يشاء من الشر والأذى والهلكة. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{عَلَيْهِمْ مِنْ سُلْطَانٍ} إدغام تماثل صغير بين الميمين، يليه إخفاء حقيقي
في النون مع السين {مَنْ يُؤْمِنُ} إدغام بغنة في النون مع الياء {مِمَّنْ} في
الميم المشددة غنة {شَيْءٍ حَفِيظٌ} إظهار حلقي في التنوين مع الحاء. والظاء
سكونها ثابت عند الوقف.