Sebe' Suresi 11. Ayet
Sebe · Mekke · Sure 34 · Ayet 11/54
أَنِ ٱعْمَلْ سَـٰبِغَـٰتٍ وَقَدِّرْ فِى ٱلسَّرْدِ ۖ وَٱعْمَلُوا۟ صَـٰلِحًا ۖ إِنِّى بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ
Enimel sabigatin ve kaddir fis serdi va'melu saliha, inni bima tamelune basir.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Sebe' Suresi 11. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(10-11) Andolsun, Davud'a tarafımızdan bir lütuf verdik. "Ey dağlar! Kuşların eşliğinde onunla birlikte tespih edin" dedik ve "(Bütün vücudu örtecek) zırhlar yap, işçilikte de ölçüyü tuttur diye demiri ona yumuşattık. "Salih amel işleyin. Çünkü ben sizin yaptıklarınızı görürüm" diye vahyettik.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Bol bol zırhlar yap ve iyi biçime yatır diye. Siz de salah ile çalışın, daha iyi işler yapın, çünkü ben her yapacağınızı gözetiyorum
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Geniş zırhlar yap ve iyi biçime yatır (iyi biçim ver). Siz de iyi işler de bulunun; çünkü Ben, bütün yapacaklarınızı gözetiyorum, dedik.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
"(Bütün bedeni örtecek) uzun zırhlar yap, (onları) dokumada intizaamı gözet" diye (buyurduk). "(Ey Davuud haanedanı) iyi amel (ve hareketler) de bulunun. Çünkü hakıykat ben, ne yaparsanız tastamam görenim".
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
"Geniş zırhlar yap, dokumasını ölçülü yap ve (hepiniz) iyi işler yapın. Çünkü ben yaptıklarınızı görmekteyim." diye (vahyettik).
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
(10-11) Biz Davud'a tarafımızdan bir imtiyaz verdik: "Ey dağlar! Ey kuşlar! Onunla beraber tesbih edin, şevke gelip Allah'ın yüceliğini terennüm edin." dedik. Ayrıca demiri ona yumuşattık (demiri şekillendirme kudreti verdik) "Bütün bedeni örtecek uzun zırhlar yap, onları dokumada intizama dikkat et ve siz de ey Davud ailesi! Hepiniz faydalı ve makbul işler yapınız, çünkü Ben yaptıklarınızı görüyorum." buyurduk.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
"Geniş zırhlar yap, (onları) düzenli bir biçime sok ve hepiniz salih ameller yapın. Gerçekten ben, sizin yaptıklarınızı görenim" (diye vahyettik).
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
(ve o'na şu telkinde bulunduk:) "Güzel işleri çokça, hiçbir sınır gözetmeden yap ve onların düzenli akışına derin bir anlam kazandır". Ve (böylece ey müminler, hepiniz) doğru ve yararlı işler yapınız, çünkü Ben bütün yaptıklarınızı görürüm!
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Geniş zırhlar yap, dokumasını da sağlam tut; diye. İyi çalışın, çünkü ben yaptıklarınızı görürüm.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
Bedeni örten zırhlar yap. Bağlantılarını güzel şekilde tasarla. Salihatı[1] yapın. Ben, yaptıklarınızı Bütün Gerçeğiyle Gören'im.
Tefsir / dipnot (1)
Bkz. 34:4. ayetin dipnotu.
Ali Rıza Safa tefsirli
Kur'an-ı Kerim Gerçek
"Geniş ve uzun zırhlar yap; örgü biçiminde düzenle!" "Erdemli edimler yapın. Kuşkusuz, Ben, yaptıklarınızı Görenim!"[360]
Tefsir / dipnot (1)
Bu ayette "Özenle ve ölçüyle yapılması" vurgulanan ve 21:80 ayetinde de "Sanat" olduğu bildirilen, Davut ve Süleyman peygamberlere Allah tarafından öğretilen zırh yapımı konusu, Kur'an çevirilerinin çoğunluğunda da aynı anlamlar öne çıkarılarak; "Dokumasını ölçülü yap!" veya "Halkalarını iyi ayarla!" veya "Zırh parçalarını, birbirine ölçülü biçimde tak!" veya "Zırh parçalarını ve halkalarını, hem üretirken hem de birbirine eklerken, plana ve ölçüye dikkat et!" olarak çevrilmiştir. Ama kimi çevirilerde, her iki ayete de "Savaş" ve "Tüm bedeni örten" sözcükleri de eklenerek, "Savaşta korunmak amacıyla giyilen zırh" anlamı ayetlere yüklenmiştir. Oysa koruyucu zırh yapımı öğretisinin iki ayrı ayette bildirilen tanımları ve bu iki peygamberin Kur'an'da bildirilen olağanüstü nitelikleri göz önüne alındığında, bu öğretinin, savaşçı zırhı için terzilik sanatı öğretisi olmadığı açıkça anlaşılmaktadır. Koruyucu zırh yapma sanatının, hangi amaçlara yönelik olarak Davut ve Süleyman peygamberlere öğretilmiş olabileceği, 21:80 ayetinin dipnotunda açıklanmıştır.
İbni Kesir
Geniş zırhlar yap ve dokumasını sağlam tut, diye. Ve salih ameller işleyin. Muhakkak ki Ben; yapmakta olduğunuz şeyi görenim.
Gültekin Onan
"Geniş zırhlar yap, (onları) düzenli bir biçime sok ve hepiniz salih ameller yapın. Gerçekten ben, sizin yaptıklarınızı görenim" diye (vahyettik).
Rowad Tercüme Merkezi
"Geniş zırhlar imal et, dokumasını ölçülü yap. (Ey Dâvud hanedanı!) Salih ameller işleyin! Kuşkusuz ben, yaptıklarınızı hakkıyla görmekteyim." diye (vahyettik).
Şaban Piriş
Geniş zırhlar yap, dokumasını da sağlam tut, diye. Salih amellerde bulunun. Çünkü ben yapmakta olduğunuz amellerinizi görenim.
Ali Özek ve diğerleri
Geniş zırhlar imal et, dokumasını ölçülü yap. (Ey Davud hanedanı!) Salih ameller yapın! Kuşkusuz ben, yaptıklarınızı hakkıyla görmekteyim, diye (vahyettik).
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Ey Dâvûd! Düşmanlarının kötülüklerinden korunmak için, demir halkaları birbirine geçirilen zırhlar yap. Çivileri halkalara uygun yap. İnce yapma ki içerisine girilebilsin, kalın ve sert yapma ki giymesi kolay olsun. Salih ameller işleyin. Şüphesiz ben, işlediğiniz amelleri hakkıyla görürüm. Sizin amellerinizden hiçbir şey bana gizli kalmaz. Ben, yaptığınız amellere göre size karşılık vereceğim.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| أَنِ | أن | حرف مصدري يفيد الإستقبال أو التفسير. | |||
| ٱعْمَلْ | عمل | افعل واصنع. وأصل العمل: بالتحريك مصدر عمل جمع أعمال، كل فعل كان بقصد وفكر سواء كان من أفعال القلوب كالنية أم من أفعال الجوارح كالصلاة. والعمل أيضا: هو ما يحتاج إلى بذل الجهد لتحقيق الغاية. | |||
| سَٰبِغَٰتٍ | سبغ | سابغات: جمع سابغة: متسعة، ويراد بها الدروع التي تغطي جسم المقاتل. | |||
| وَقَدِّرْ | قدر | قدر في السرد: أحكم صنعتك في نسج الدروع. | |||
| فِي | في | حرف جر يفيد معنى الظرفية | |||
| ٱلسَّرْدِ | سرد | نسج الدروع نسجا محكما، بحيث تثبت على جسم المقاتل. | |||
| وَٱعْمَلُوا | عمل | وافعلوا. | |||
| صَٰلِحًا | صلح | عملا صالحا. | |||
| إِنِّي | إنّ | إن: حرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة. | |||
| بِمَا | ما | ما: يحتمل أن تكون موصولة أو موصوفة أو مصدرية. | |||
| تَعْمَلُونَ | عمل | العمل: بالتحريك مصدر عمل جمع أعمال، كل فعل كان بقصد وفكر سواء كان من أفعال القلوب كالنية أم من أفعال الجوارح كالصلاة. والعمل أيضا: هو ما يحتاج إلى بذل الجهد لتحقيق الغاية. | |||
| بَصِيرٌ | بصر | صفة لله تعالى، ومعناها: أنه يبصر كل شيء وإن دق وصغر، لا تخفى عليه خافية. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{أَنِ اعْمَلْ} كُسرت النون للتخلص من التقاء الساكنين {سَابِغَاتٍ
وَقَدِّرْ} إدغام بغنة في التنوين مع الواو، والراء مرققة، أما راء {السَّرْدِ}
فهي مفخمة لأنها ساكنة بعد فتح، ويراعى ترقيق السين {إِنِّي} غنة ومد طبيعي وراء
{بَصِيرٌ} مرققة وقفًا لأنها ساكنة بعد ياء مدية ومفخمة وصلًا لأنها مضمومة.