Rûm Suresi 32. Ayet

Roma · Mekke · Sure 30 · Ayet 32/60

مِنَ ٱلَّذِينَ فَرَّقُوا۟ دِينَهُمْ وَكَانُوا۟ شِيَعًا ۖ كُلُّ حِزْبٍۭ بِمَا لَدَيْهِمْ فَرِحُونَ

Minellezine ferraku dinehum ve kanu şiyea, kullu hızbin bima ledeyhim ferihun.

Ayet Tilaveti

Ayetin Mealleri 13 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

(31-32) Allah'a yönelmiş kimseler olarak yüzünüzü hak dine çevirin, O'na karşı gelmekten sakının, namazı dosdoğru kılın ve müşriklerden; dinlerini darmadağınık edip grup grup olan kimselerden olmayın. (Ki onlardan) her bir grup kendi katındaki (dini anlayış) ile sevinip böbürlenmektedir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Onlardan ki dinlerini ayırıb öbek öbek olmuşlardır, her hizib kendilerindekine güvenmektedir

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlardan (olmayın) ki, dinlerini ayırıp öbek öbek olmuşlardır. Her grup kendilerindekine güvenmektedir.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

(O müşriklerden) ki onlar dinlerini darma dağınık etmişler, fırka fırka olmuşlardır. (Bunlardan) her zümre, nezdlerinde olanla böbürlenicidirler.

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

(O ortak koşanlardan olmayın ki onlar) Dinlerini parçaladılar ve bölük bölük oldular. Her parti kendi yanındakiyle sevin(ip övün)mektedir.

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

(31-32) Başka her şeyden geçerek O'na tam gönül verin, O'na karşı gelmekten sakının, namazı hakkıyla ifa edin! Ve asla dinlerini parça parça edip kendileri de öbek öbek olan o müşriklerden olmayın! Öyle ki her hizip, kendi yanındakiyle böbürlenmektedir.

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

(O müşrikler ki,) Kendi dinlerini fırkalara ayırmış ve kendileri de parça parça olmuşlardır; ki her grup kendi elindekiyle övünüp sevinç duymaktadır.

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

(yahut) inançlarının bütünlüğünü bozarak parçalara bölünen ve her grubun yalnız kendi sahip olduğu (ilkelerle) övündüğü kimselerden olma!

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Dinlerini parçalayan ve kendileri de grup grup olanlardan. Her parti kendi yanında olanlarla sevinir.

Erhan Aktaş tefsirli

Kerim Kur'an

Dinlerini parçalara bölen,[1] gruplara ayrılan ve her grubun kendi yanındakiyle böbürlendiği kimselerden olmayın.

Tefsir / dipnot (1)

Dinin tamamını almak yerine, işine gelen kısmını alarak, dinin bütünlüğünü bozan; dini mezhebe, tarikata, cemaate dönüştüren.

Ali Rıza Safa tefsirli

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Dinlerini parçaladılar ve mezheplere ayrıldılar. Her mezhep, kendisinde olanlarla seviniyor.[339]

Tefsir / dipnot (1)

Allah tarafından kesin olarak yasaklanmış olmasına karşın, mezhepler, tarikatlar ve cemaatler yüzünden İslam dini parçalanmıştır. Mezhep imamları tarafından uydurularak peygambere yakıştırılan yalanları din olarak benimseyen bu kümelerin inanışları birbirinden öylesine değişiktir ki, bunlardan bir bölümü, kendilerinin dışında olanları, Müslüman olarak bile kabul etmezler. Çok eski dönemlerde başladığı Kur'an'da bildirilen ve Allah tarafından kesinlikle yasaklanan mezhepçilik, peygamberin ölümünden kısa bir süre sonra, siyasal ve parasal çıkarlar nedeniyle tekrar başlamış, günümüzde sayıları yüzleri aşan kümelere ayrılarak, karşılıklı "Allahu Ekber" söylemleriyle, sözde Müslümanların birbirlerini acımasızca öldürmesi boyutlarına ulaşmıştır. Dinlerini parçalayarak kümelere ayrılanlarla peygamberin hiçbir ilişiği olmadığı 6:159 ayetinde bildirilmiştir. İnsan canının dokunulmaz yapıldığı 25:68 ayetinde; bir insanı öldürenin tüm insanları öldürmüş sayılacağı 5:32 ayetinde; öldürülen kişinin suçlarının öldürene yükleneceği de 5:29 ayetinde bildirilmiştir.

İbni Kesir

Onlar ki; dinlerinde ayrılığa düşüp fırka fırka olmuşlardır. Her zümre kendi yanında olanla sevinir durur.

Gültekin Onan

(O müşrikler ki,) Kendi dinlerini fırkalara ayırmış ve kendileri de parça parça olmuşlardır; ki her grup kendi elindekiyle övünüp sevinç duymaktadır.

Ayetin Tefsiri 3 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

Bir kısmına iman edip, bir kısmını inkâr ederek dinlerini değiştiren müşrikler gibi olmayın. Onlar fırka ve cemaatlere bölünmüşlerdir. Onlardan her bir fırka üzerinde olduğu sapıklıkla sevinmekte ve yalnızca kendilerini hak, diğerlerini de batıl üzere görmekteydiler.