Rahmân Suresi 34. Ayet
Merhametli · Medine · Sure 55 · Ayet 34/78
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
Fe bi eyyi alai rabbikuma tukezziban.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Şimdi rabbinizin hangi eltafına dersiniz yalan?
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
şimdi Rabbinizin hangi nimetlerine yalan dersiniz?
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
O halde Rabbinizin hangi ni'metlerini yalan sayabilirsiniz?
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Şimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz?
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
O halde Rabbinizin nimetlerinden hangi birini inkar edebilirsiniz?
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Şu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Öyleyse, Rabbinizin hangi nimet ve kudretini inkar edebilirsiniz?
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
-O halde Rabbinizin hangi nimetini yalanlayabilirsiniz?
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
O halde siz ikiniz, Rabb'inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Artık, Efendinizin, hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
İbni Kesir
Şu halde Rabbınızın hangi nimetlerini yalan sayabilirsiniz?
Gültekin Onan
Şu halde rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
Ayetin Tefsiri 3 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
O halde siz (insan ve cin topluluğu), Allah'ın size bahşettiği o bol nimetlerden hangisini yalanlıyorsunuz?
Klasik rivayet tefsirinin Türkçe çevirisi
Şu halde Rabbınızın hangi nimetlerini yalan sayabilirsiniz?
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
33- Ey cin ve insan toplulukları! Eğer göklerin ve yerin bucaklarından çıkıp gitmeye gücünüz yetiyorsa çıkın. Ama büyük bir güç olmadıkça çıkamazsınız! 34- O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?
33. Yani Allah, onları Kıyamette bir araya getireceği vakit âcizliklerini ve güçsüzlüklerini, buna karşılık kendisinin egemenliğinin kemâlini, meşîet ve kudretinin mutlak geçerliliğini onlara haber verecektir. Onların âcizliklerini dile getirmek üzere de şöyle buyuracaktır:“Ey cin ve insan toplulukları! Eğer göklerin ve yerin bucaklarından çıkıp gitmeye gücünüz yetiyorsa çıkın.” Yani Allah’ın egemenlik ve saltanatının dışına çıkabilmek için bir yer, bir çıkış yolu bulabiliyorsanız çıkın. "Ama büyük bir güç olmadıkça çıkamazsınız!” Oradan ancak büyük bir güç, bir egemenlik ve kemâl derecesindeki bir kudret sahibi olmak suretiyle çıkabilirsiniz. Ancak bunu nerede bulabilecekler? Kendilerine bir fayda sağlayamıyorlar, bir zararı defedemiyorlar, öldüremiyor, hayat veremiyor, öldükten sonra da diriltemiyorlar. İşte o konumda O’nun izni olmaksızın hiç kimse konuşamayacaktır. Orada fısıltı dışında bir şey işitilmeyecektir. O konumda hükümdarlar da, köleler de, yönetenler de yönetilenlerde, zenginler de fakirler de eşit olacaktır.
Daha sonra Yüce Allah, böyle bir günde onlara neler hazırladığını söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır: