Neml Suresi 65. Ayet

Dişi Karınca · Mekke · Sure 27 · Ayet 65/93

قُل لَّا يَعْلَمُ مَن فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ٱلْغَيْبَ إِلَّا ٱللَّهُ ۚ وَمَا يَشْعُرُونَ أَيَّانَ يُبْعَثُونَ

Kul la ya'lemu men fis semavati vel ardıl gaybe illallah ve ma yeş'urune eyyane yub'asun.

Ayet Tilaveti
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç

Neml Suresi 65. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.

20. cüz · PDF sayfası 2

Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →

Ayetin Mealleri 16 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

De ki: "Göktekiler ve yerdekiler gaybı bilemezler, ancak Allah bilir. Onlar öldükten sonra ne zaman diriltileceklerinin de farkında değildirler."

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

De ki: Göklerde ve Yerde Allahdan başka kimse gaybi bilmez, onlar da ne zaman ba'solunacaklarını bilmezler

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

De ki: "Göklerde ve yerde Allah'tan başka kimse gaybı bilmez. Onlar, ne zaman yeniden diriltileceklerini bilmezler.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

De ki: "Göklerde ve yerde ğaybı Allahdan başka kimse bilmez. Onlar da ne zaman diriltileceklerini bilmezler.

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

De ki: "Göklerde ve yerde Allah'tan başka kimse gaybı bilmez. Ne zaman dirileceklerini de bilmezler."

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

De ki: "gerek göklerde gerek yerde olanlardan hiç kimse gaybı bilemez, gaybı yalnız Allah bilir. "Dolayısıyla, onlar ne zaman diriltileceklerini de bilemezler.

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

De ki: "Göklerde ve yerde gaybı Allah'tan başka kimse bilmez. Onlar ne zaman dirileceklerinin şuuruna varmıyorlar."

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

De ki: "Göklerde ve yerde olan hiç kimse, (yani) Allah'tan başka (hiç kimse,) yaratılmışların duyu ve tasavvur alanı dışında kalan gerçekleri bilemez". (Yaratılmış olanlar) öldükten sonra ne zaman diriltileceklerini de bilemezler;

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Yine de ki: -Göklerde ve yerde Allah'tan başka hiç kimse görülmeyeni bilemez. Onlar ne zaman diriltileceklerinin de farkında değillerdir.

Erhan Aktaş

Kerim Kur'an

De ki: "Göklerde ve yerde gaybı Allah'tan başka kimse bilemez. Onlar ne zaman diriltileceklerinin bilincinde olamazlar."

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

De ki: "Göklerin ve yeryüzünün gizli gerçeklerini, Allah'tan başka hiç kimse bilemez. Ne zaman yeniden yaşama döndürüleceklerinin ayırdında da değillerdir!"

İbni Kesir

De ki: Göklerde ve yerde gaybı Allah'tan başka kimse bilmez. Ne zaman diriltileceklerini de farketmezler.

Gültekin Onan

De ki: "Göklerde ve yerde gaybı Tanrı'dan başka kimse bilmez. Onlar ne zaman dirileceklerinin şuuruna varmıyorlar."

Rowad Tercüme Merkezi

Yine de ki: Göklerde ve yerde Allah’tan başka hiç kimse gaybı bilemez. Ve onlar, ne zaman diriltileceklerini de bilmezler.

Şaban Piriş

Yine de ki: Göklerde ve yerde Allah’tan başka hiç kimse gaybı bilemez. Ve onlar ne zaman diriltileceklerini de bilmezler.

Ali Özek ve diğerleri

De ki: Göklerde ve yerde, Allah’tan başka kimse gaybı bilmez. Ve onlar ne zaman diriltileceklerini de bilmezler.

Ayetin Tefsiri 2 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

-Ey Peygamber!- De ki: "Göklerde olan melekler ve yerde olan insanlardan hiç kimse gaybı bilemez. Sadece Yüce Allah, onu bilir. Ayrıca göklerde ve yerde olanların hiçbirisi karşılıklarını almak üzere Yüce Allah’ın huzurunda ne zaman yeniden diriltileceklerini bilemezler."

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
قُلقولفعل أمرٍ مِنْ قالَ يقولُ بمعنى تَكَلَّمْ. وأصل القول: معناه النطق بالكلام واللفظ به باللسان
لَّالانافية غير عاملة.
يَعْلَمُعلم‌العلم: ‌من ‌صفات ‌الله الذاتية، فهي لا تنفك عنه جلّ وعلا. وعلمه سبحانه وتعالى محيط بكلّ شيء أزَلاً وأبداً.
مَنمَناسم موصول بمعنى "الذي" يختص بذوات من يعقل.
فِيفيحرف جر يفيد معنى الظرفية
ٱلسَّمَٰوَٰتِسمو‌جمع: السماء، مصدر سما، وهي: ‌ما ‌يقابل ‌الأرض، وعددها سبع، وله أبواب تُفَتَّح.
وَٱلْأَرْضِأرضالأرض: ‌الكرة التي عليها الحيوان والنبات. وتطلق الكلمة على قسم منها كبير أو صغير. والجمع: أرْضون وأرَضون وأراضٍ.
ٱلْغَيْبَغيبما خفي واستتر ولم يستطع الناس إدراكه بحواسهم.
إِلَّاإلاأداة حصر ويسمى الاستثناء هنا مفرغا.
ٱللَّهُألهالمألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً، وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى لم يسمَّ به غيره
وَمَاماما: نافية غير عاملة.
يَشْعُرُونَشعريحسون ويعلمون.
أَيَّانَأيانأداة استفهام ظرفية بمعنى "متى".
يُبْعَثُونَبعثالبعث: الإحياء بعد الموت.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

{قُلْ لَا} أدغمت لام الفعل الساكنة في اللام المتحركة بعدها، بغير غنة {مَنْ

فِي السَّمَاوَاتِ} إخفاء حقيقي في النون مع الفاء، وحذفت ياء {فِي} وصلًا للساكن

بعدها