Neml Suresi 48. Ayet
Dişi Karınca · Mekke · Sure 27 · Ayet 48/93
وَكَانَ فِى ٱلْمَدِينَةِ تِسْعَةُ رَهْطٍ يُفْسِدُونَ فِى ٱلْأَرْضِ وَلَا يُصْلِحُونَ
Ve kane fil medineti tis'atu rahtın yufsidune fil ardı ve la yuslihun.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Neml Suresi 48. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şehirde dokuz kişilik bir çete vardı. Bunlar yeryüzünde bozgunculuk yapıyorlar ve ıslaha çalışmıyorlardı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Şehirde dokuz çete vardı, hep Arzda fesad yaparlar, salaha yaramazlardı
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Şehirde dokuz çete vardı ki, bunlar o yerde bozgunculuk yapıyor, iyilik yapmaya yanaşmıyorlardı.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
O şehirde (düşman) dokuz erkek vardı ki bunlar yer (yüzün) de fesad çıkarıyorlar, iyilik tarafına hiç yanaşmıyorlardı.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Şehirde dokuz kişi vardı ki yeryüzünde bozgunculuk yaparlar, düzeltmezlerdi.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Şehirde dokuz çete vardı ki bunlar ülkede hep bozgunculuk çıkarır, iyileştirme ve düzeltme adına hiç bir şey yapmazlardı.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Şehirde dokuzlu bir çete vardı, yeryüzünde bozgun çıkarıyorlar ve dirlik düzenlik bırakmıyorlardı.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
İmdi, o şehirde bozgunculuk yapıp düzen ve uyumdan yana olmayan dokuz kişi vardı;
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Şehirde dokuz çete vardı. Bunlar, yeryüzünü ıslah etmiyor, bozgunculuk yapıyorlardı.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Kentte bozgunculuk yapan dokuzlu bir çete vardı. Yeryüzünde bozgunculuk yapıyor, düzeltmeye yanaşmıyorlardı.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Kentte, dokuzlu bir çete vardı. Yeryüzünde düzeni sağlamak yerine, bozgunculuk yapmak için uğraşıyorlardı.
İbni Kesir
Şehirde dokuz kişi vardı ki; yeryüzünde bozgunculuk yapıyor ve ıslah etmiyorlardı.
Gültekin Onan
Şehirde dokuzlu bir çete vardı, yeryüzünde bozgun çıkarıyorlar ve dirlik düzenlik bırakmıyorlardı.
Rowad Tercüme Merkezi
O şehirde yeryüzünde bozgunculuk yapan fakat ıslah etmeyen dokuz kişi vardı.
Şaban Piriş
Şehirde dokuz kişi vardı. Bunlar, yeryüzünü ıslah etmiyor, bozgunculuk yapıyorlardı.
Ali Özek ve diğerleri
O şehirde dokuz kişi (elebaşı) vardı ki, bunlar yeryüzünde bozgunculuk yapıyorlar, iyilik tarafına hiç yanaşmıyorlardı.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Hicr şehrinde günah ve küfürle bozgunculuk yapan dokuz kişi vardı. Bunlar yeryüzünde iman edip, salih ameller işleyerek ıslah etmeyen kimselerdi.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| وَكَانَ | كون | كان: تأتي غالبا ناقصة للدلالة على الماضي؛ ولها ثلاث حالات: الأولى أن تكون من الأفعال التي ترفع الاسم وتنصب الخبر وتسمى حينئذ ناقصة. الثانية: أن تكتفي بالاسم وتسمى حينئذ تامة وتكون بمعنى "ثبت" أو بمعنى "وقع". الثالثة: أن تكون زائدة للتوكيد في وسط الكلام وآخره، ولا تزاد في أوله؛ فلا تعمل ولا تدل على حدث ولا زمان. ومن معانيها أنها تأتي بمعنى: صار. وبمعنى: الاستقبال. وبمعنى: الحال. وبمعنى: اتصال الزمان من غير انقطاع مثل {وكان الله غفورا رحيما} لم يزل على ذلك. | |||
| فِي | في | حرف جر يفيد معنى الظرفية | |||
| ٱلْمَدِينَةِ | مدن | المراد بها مدينة الحجر وهي مدينة ثمود قوم صالح. | |||
| تِسْعَةُ | تسع | تسعة رهط: تسع عشائر. | |||
| رَهْطٍ | رهط | رهط الرجل: عشيرته، لا واحد من لفظه، ويطلق على ما دون العشرة من الرجال ليس فيهم امرأة. | |||
| يُفْسِدُونَ | فسد | الإفساد: نقيض الإصلاح. والمفسد: نقيض المصلح. وأصل الإفساد: جعل منفعة الشيء مضرة؛ كإفساد الطعام ونحو بما يلقى فيه. | |||
| فِي | في | حرف جر يفيد معنى الظرفية | |||
| ٱلْأَرْضِ | أرض | الكرة الأرضية التي يعيش عليها الإنسان، وتطلق الكلمة على جزء منها كبير أو صغير، جمع:أرْضون وأرَضون وأراضٍ | |||
| وَلَا | لا | لا: نافية غير عاملة. | |||
| يُصْلِحُونَ | صلح | لا يصلحون: لا يحسنون. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{رَهْطٍ يُفْسِدُونَ} إدغام بغنة للتنوين في الياء {فِي الْأَرْضِ} تحذف
الياء وصلًا للساكن بعدها