Nebe Suresi 16. Ayet
Haber · Mekke · Sure 78 · Ayet 16/40
وَجَنَّـٰتٍ أَلْفَافًا
Ve cennatin elfafa.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(14-16) Taneler, bitkiler, sarmaş dolaş bahçeler çıkaralım diye yağmur yüklü yoğun bulutlardan şarıl şarıl yağmur yağdırdık.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Ve sarmaş dolaş bağlar bağçeler
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ve sarmaş dolaş bağlar bahçeler.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
(15-16) Onunla dane, nebat ve (ağadan birbirine) sarmaşmış bağçeler çıkaralım diye.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Ve (ağaçları) birbirine sarmaş dolaş bahçeler.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
(14-16) Size hububat, tohumlar, bitkiler ve ağaçları birbirine sarmaş dolaş bahçeler çıkaralım diye, sıkışıp yoğunlaşmış bulutlardan bol bol yağmur indirdik.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Ve birbirine sarmaş dolaş bahçeleri de.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
ve ağaçlarla kaplı bahçeler.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Ve birbirine girmiş sarmaş dolaş bahçeler...
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
İç içe girmiş bağlar bahçeler.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Ve ağaçlarla iç içe girmiş bahçeler.
İbni Kesir
Ve sarmaş dolaş bahçeler yetirelim.
Gültekin Onan
Ve birbirine sarmaş dolaş bahçeleri de.
Ayetin Tefsiri 3 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Ve ağaç dallarının birbirine girip, dolaşmış bahçeler yetiştirelim.
Klasik rivayet tefsirinin Türkçe çevirisi
Ve sarmaş dolaş bahçeler yetirelim.
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
6- Biz yeryüzünü bir beşik yapmadık mı? 7- Dağları da birer kazık? 8- Sizi de çift çift yarattık. 9- Uykunuzu bir istirahat yaptık. 10- Geceyi bir elbise yaptık. 11- Gündüzü de geçim zamanı kıldık. 12- Üstünüzde sapasağlam yedi (gök) bina ettik. 13- (Orada) alev alev yanan bir kandil (ısı ve ışık kaynağı) yarattık. 14- Yağmur yüklü bulutlardan sağanak sağanak yağan bir su indirdik. 15, 16- Ki onunla tahıl, bitki ve ağaçları sarmaş dolaş olmuş bahçeler çıkaralım diye.
6. Biz, sizlere pek üstün ve değerli nimetler ihsan ederek sizin için “yeryüzünü bir beşik yapmadık mı?” Yani orası size boyun eğmiş, hazırlanmış, ekin ekmek, meskenler yapmak ve yollar açmak gibi maslahatlarınız için hazır hale getirilmiştir. 7. “Dağları da” sizi çalkalamasın ve sallayıp durmasın diye yeryüzünü sağlamlaştıran “birer kazık” kıldık. 8. “Sizi de çift çift” aynı cinsten erkek ve dişiler olarak “yarattık.” Böylelikle onların birinin diğeri ile sükûn bulmasını, aralarında sevgi ve merhametin oluşmasını, bu çiftten zürriyetin meydana gelmesini sağladık. Bu lütfun kapsamı içerisinde eşlerin birbirleri ile nikâhlanmaları ve bu yolla lezzet almaları da vardır. 9-11. Uykuyu sizin için rahatlayacağınız ve işlerinize ara vereceğiniz bir hâl kıldık. Çünkü çalışma zamanınız sürekli devam edecek olursa bedenlerinize zarar verir. Yüce Allah, gece ve uyku ile insanları bürüyerek, gündüzün devam eden yorucu hareketlerinin sükûn bulmasını ve faydalı bir şekilde dinlenmelerini sağlamıştır. 12. “Üstünüzde sapasağlam” son derece güçlü ve dayanıklı “yedi” gök “bina ettik.” Yüce Allah, bu gökleri kudreti ile ayakta tutmuş ve onları yeryüzüne bir tavan yapmıştır. Göklerin pek çok faydaları vardır. Bundan dolayı Yüce Allah, bunun faydalı unsurlarından birisi olarak güneşi söz konusu edip şöyle buyurmaktadır: 13. “(Orada) alev alev yanan (ısı ve ışık yayan) bir kandil yarattık.”“Kandil” ifadesiyle Allah, insanlar için zorunlu bir ihtiyaç olan güneşin ışık nimetine dikkat çekmektedir. “Alev alev yanan” ifadesi ile de onun yaydığı ısının mahsulleri olgunlaştırma ve benzeri başka faydalarına dikkat çekmektedir. 14. “Yağmur yüklü bulutlardan sağanak sağanak” oldukça çok miktarda “yağan bir su indirdik.” 15-16. “Ki onunla” buğday, arpa, darı, pirinç ve buna benzer Âdemoğlunun yediği “tahıl, bitki” bu da Yüce Allah’ın, hayvanlara gıda olarak yarattığı tüm bitkileri kapsar “ve ağaçları sarmaş dolaş olmuş” birbiri üzerine sarılmış ve lezzetli bütün meyve türlerinden bulunan “bahçeler çıkaralım diye.” Değeri ölçülemeyen ve sayılamayacak kadar çok olan bu üstün nimetleri ihsan edeni nasıl inkâr edersiniz? O’nun size haber verdiği öldükten sonra dirilişi ve amellerinizin karşılıklarının görülmesini nasıl yalanlarsınız? Yahut nasıl olur da O’nun nimetlerini O’na isyan yolunda kullanırsınız ve bunca nimetlere nankörlük edersiniz?