Nahl Suresi 102. Ayet
Arı · Mekke · Sure 16 · Ayet 102/128
قُلْ نَزَّلَهُۥ رُوحُ ٱلْقُدُسِ مِن رَّبِّكَ بِٱلْحَقِّ لِيُثَبِّتَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَهُدًى وَبُشْرَىٰ لِلْمُسْلِمِينَ
Kul nezzelehu ruhul kudusi min rabbike bil hakkı li yusebbitellezine amenu ve huden ve buşra lil muslimin.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Nahl Suresi 102. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ey Muhammed! De ki: "Ruhu'l-Kudüs (Cebrail), inananların inançlarını sağlamlaştırmak, müslümanlara doğru yolu göstermek ve onlara bir müjde olmak üzere Kur'an'ı Rabbinden hak olarak indirdi."
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Söyle onlara: onu Rabbından hikmeti hakkile Ruhulkudüs indirdi ki iyman edenleri tesbit etmek ve müslimanlara bir hidayet, bir bişaret olmak için
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Söyle onlara: "Onu Rabbinden hak olarak Rühu'l-Kudüs (Cebrail), iman edenlere sebat vermek ve müslümanlara bir hidayet ve bir müjde olmak için indirdi."
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
De ki: "Onu (Kur'anı) — iman edenlere tam bir sebat vermek, müslümanlara bir hidayet ve bir müjde olmak için — Rabbinden hak olarak Ruuh-ul kuds indirmişdir.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
De ki: "İnananları sağlamlaştırmak ve müslümanlara yol gösterici ve müjde olmak üzere onu, Ruhu'l-Kudüs (Cebrail) Rabbinden gerçek (bilgi) olarak indirdi."
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Söyle onlara: "İman edenlere tam bir sebat vermek ve Allah'a teslimiyet gösterecek Müslümanlara bir hidayet ve müjde olmak üzere Kur'an'ı, Rabbin tarafından gerçek olarak getiren, Ruhu'l-kudüstür.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
De ki: "İman edenleri sağlamlaştırmak, müslümanlara bir müjde ve hidayet olmak üzere, onu (Kur'an'ı) hak olarak Rabbinden Ruhu'l-Kudüs indirmiştir."
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Onun, apaçık bir gerçeklik ve sarsılmayan bir doğruluk keyfiyeti içinde, imana erişenleri(n durumunu) güçlendirmek ve Allah'a yürekten bağlanıp boyun eğenlere bir doğru yol bilgisi, bir müjde olmak üzre Rabbinden safha safha Kutsal İlham yoluyla indirildiğini söyle.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
De ki: "O'nu Ruhul Kudüs (Cebrail), müminlerin imanının pekişmesi, müslümanlara doğru yolu göstermek ve müjde vermek için Rabbinin katından indirmiştir."
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
De ki: "İman Edenlerin; imanlarını pekiştirmek, Müslimlere kılavuz ve müjde olmak üzere, Rabb'inden, Hakk ile o Kudus'un Ruhu[1] çokça[2] indi."
Tefsir / dipnot (2)
Allah'ın Ruhu ile. Ruhu'l Kudus, "Ruh" ve "Kudus" kelimelerinden bir araya gelmiş belirtili isim tamlamasıdır; "Kudusun Ruhu" demektir. Sıfat tamlaması olarak, "Kutsal Ruh" diye anlam verilmesi doğru değildir. Kur'an'da dört yerde geçmektedir. Ruhu'l Kudus" tamlaması, "Allah'ın ruhu, Allah'ın vahyi, Allah'tan gelen bilgi anlamlarına gelmektedir. Ruh Kelimesi; Kur'an'da, Kelime anlamı olan, "can", "vücuda hayat veren cevher" anlamının yanı sıra "insanın ve toplumların hayatını diri, sağlıklı kılan vahiy" anlamında da kullanılmaktadır. Kur'an'da geçen Ruhu'l-Kudus ifadesi "Vahiy, Allah'tan gelen temiz, sağlam bilgiler" demektir." Ruhu'l Kudus ifadesinin geçtiği ayetler: 2: 87, 253; 5:110; 16:102.
"Nezzele" fiili Tef'il babından olup, bazen fiilin kendisi çokluk ve fazlalığı ifade eder.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Onu, inanca çağırılanları güçlendirmesi, teslim olanlara doğru yolu göstermesi ve sevinçli bir haber olması için, Efendinden gerçek olarak, Kutsal Ruh'un indirdiğini söyle.
İbni Kesir
De ki: Onu Ruh-el Kudüs, mü'minlerin imanını pekiştirmek, müslümanlara hidayet ve müjde olmak üzere Rabbın katından hak ile indirmiştir.
Gültekin Onan
De ki: "İnananları sağlamlaştırmak, müslümanlara bir müjde ve hidayet olmak üzere, onu (Kuran'ı) hak olarak rabbinden Ruhu'l-Kudüs indirmiştir."
Rowad Tercüme Merkezi
Ey Muhammed! De ki: ''Rûhu’l-Kudüs (Cebrâîl), iman edenleri sağlamlaştırmak, Müslümanlara doğru yolu göstermek ve onlara bir müjde olmak üzere Kur’an’ı Rabbinden hak olarak indirdi.''
Şaban Piriş
De ki: “O’nu Ruhul Kudüs (Cebrail), iman edenlere sebat vermek, müslümanlara hidayet ve müjde olarak Rabbinin katından indirmiştir.”
Ali Özek ve diğerleri
De ki: Onu, Mukaddes Rûh (Cebrail), iman edenlere sebat vermek, müslümanları doğru yola iletmek ve onlara müjde vermek için, Rabbin katından hak olarak indirdi.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
-Ey Peygamber!- Onlara de ki: “Cebrail -aleyhisselam- bu Kur'an'ı Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'nın katından hiçbir hata, değiştirme ve bozukluk barındırmayan bir hakikatle, Allah’a iman edenleri her yeni bir ayet indiğinde ve bazılarının hükmü kaldırıldığında imanları üzerine kararlı kılması, hakka götüren bir rehber ve elde ettikleri değerli mükâfattan ötürü Müslümanlara bir müjde olması için indirmiştir.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| قُلْ | قول | فعل أمرٍ مِنْ قالَ يقولُ بمعنى تَكَلَّمْ. وأصل القول: معناه النطق بالكلام واللفظ به باللسان | |||
| نَزَّلَهُ | نزل | أنزله، والإنزال: الجلب من علو عن طريق الوحي. | |||
| رُوحُ | روح | روح القدس: جبريل عليه السلام. | |||
| ٱلْقُدُسِ | قدس | القُدُس: الطهر. وروح القُدُس: جبريل عليه السلام. | |||
| مِن | مِن | حرف جر يفيد معنى ابتداء الغاية. | |||
| رَّبِّكَ | ربب | إلهك المعبود. والرب، معناه: الإله المعبود، والخالق، والمالك، والسيد، والمربي، والقائم، والمنعم، والمصلح، والجابر، والمدبر لخلقه كما يشاء على ما تقتضيه حكمته، والجمع: أرباب وربوب. والرب: اسم من أسماء الله تعالى ولا يقال في غيره إلا بالإضافة. | |||
| بِٱلْحَقِّ | حقق | بالعقيدة الثابتة الصحيحة. والحق لغة: نقيض الباطل، ويطلق على: الحظ، والنصيب، والثابت والموجود، والشيء الذي لا ينبغي إنكاره. ومعنى حق الأمر: وجب ووقع بلا شك. وفي الاصطلاح: يطلق على الواجب الثابت الذي يشمل حقوق الله تعالى، وحقوق العباد. | |||
| لِيُثَبِّتَ | ثبت | ليمكن. | |||
| ٱلَّذِينَ | الذي | اسم موصول للجمع المذكَّر. | |||
| ءَامَنُوا | أمن | صدّقوا وانقادوا لله بالطّاعة وللرّسول بالاتّباع. | |||
| وَهُدًى | هدي | وهداية. | |||
| وَبُشْرَىٰ | بشر | بشرى: وعد بثواب الله. | |||
| لِلْمُسْلِمِينَ | سلم | المسلمين: المنقادين لله وشرائعه. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{نَزَّلَهُ} صلة صغرى وصلًا {مِنْ رَبِّكَ} إدغام بغير غنة في النون مع
الراء {بِالْحَقِّ} قلقلة عند الوقف عليها {آمَنُوا} مد بدل {وَهُدًى وَبُشْرَى}
إدغام بغنة في التنوين مع الواو، والراء مفخمة وفي رؤوس الآي مد عارض للسكون
وقفًا.