Mürselât Suresi 34. Ayet
Gönderilenler · Mekke · Sure 77 · Ayet 34/50
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ
Veylun yevmeizin lil mukezzibin.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O gün vay yalanlayanların haline!
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Vay haline o gün yalan diyenlerin
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
O gün yalan diyenlerin vay haline!
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Yalan sayanların vay o gün haaline!
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Yalanlayanların vay haline o gün!
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Hakkı yalan sayanların o gün vay hallerine!
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
O gün, yalanlayanların vay haline.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
O Gün vay haline hakikati yalanlayanların,
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Vay haline o gün, yalanlayanların!
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
O Gün, yalanlayanların vay haline!
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Yalanlayanların; o gün, vay başlarına gelene!
İbni Kesir
Vay haline o gün, yalanlayanların.
Gültekin Onan
O gün, yalanlayanların vay haline.
Ayetin Tefsiri 6 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
O gün helak, azap ve hüsran Allah’ın azabını yalanlayanların üzerine olsun!
İbn Kesir tefsirinin ayet başına kısa Türkçe özeti — tam metin için Arapça sekmesine bakın
Vay haline o gün, yalanlayanların.
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
29- Haydi gidip yalanlamakta olduğunuz (o azaba) girin! 30- Gidip üç kola ayrılmış bir gölgeye girin. 31- O, ne gölgelendirir ne de alevlere karşı fayda sağlar. 32- O, her biri saray kadar büyük kıvılcımlar atar. 33- Ki (her bir kıvılcım) kara-kızıl develeri andırır. 34- O gün yalanlayanların vay haline!
29. Yalancı günahkârlar için hazırlanıp onlara:“vay hallerine!” dedirten hususlardan birisi de Kıyamet gününde onlara söylenecek olan şu sözlerdir: “Haydi gidip yalanlamakta olduğunuz (o azaba) girin!” Daha sonra bu, şu buyruklarla açıklanmaktadır: 30-31. “Gidip üç kola ayrılmış bir gölgeye girin.” Yani ortasından üç kol, ateşten üç parça beliren, gidip gelen ve onunla bir arada bulunan cehennem ateşinin gölgesine gidin. Ancak “o, ne gölgelendirir.” Onda ne rahat, ne de huzur vardır. “ne de alevlere karşı” orada kalana bir “fayda sağlar.” Aksine alevler, sağından solundan, dört bir yanından onu çepeçevre kuşatır. Nitekim Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır:“Onların üstlerinde de ateşten tabakalar vardır altlarında da.”(ez-Zümer, 39/16); “Onlara cehennemden bir döşek vardır. Üstlerinde de (ateşten) örtüler. İşte Biz zalimleri böyle cezalandırırız.”(el-Araf, 7/41) 32-33. Daha sonra Yüce Allah, cehennemdeki kıvılcımların büyüklüğüne, korkunç manzaralarına ve kötü görünüşlerine delil teşkil edecek şu ifadeleri zikretmektedir: "O, her biri saray kadar büyük kıvılcımlar atar ki (her bir kıvılcım) kara-kızıl develeri andırır.” Kara-kızıl develer, sarıya çalan siyah renkli develerdir. Bu da cehennem ateşinin alevinin, kor ateşinin ve kıvılcımlarının karanlık ve siyah renkli olduğuna, görünüşünün dehşet verici ve oldukça da sıcak olduğuna delildir. Yüce Allah’tan ateşten kurtarıp esenliğe kavuşturmasını, oraya yakınlaştırıcı amellerden de uzak tutmasını dileriz. “O gün yalanlayanların vay haline!”
Tafsir Center for Quranic Studies verisi (CC BY 4.0) — Arapça özgün metin
Tafsir Center for Quranic Studies verisi (CC BY 4.0) — Arapça özgün metin
Tafsir Center for Quranic Studies verisi (CC BY 4.0) — Arapça özgün metin
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
، {كَأَنَّهُ} غنة في النون. وصلة قصيرة في الهاء. والوقف على {جِمَالَتٌ}
بالتاء كالرسم.