Mü'minûn Suresi 13. Ayet
İnananlar · Mekke · Sure 23 · Ayet 13/118
ثُمَّ جَعَلْنَـٰهُ نُطْفَةً فِى قَرَارٍ مَّكِينٍ
Summe cealnahu nutfeten fi kararin mekin.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sonra onu az bir su (meni) halinde sağlam bir karargaha (ana rahmine) yerleştirdik.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Sonra onu oturaklı bir karargahta bir nufte yaptık
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Sonra onu, oturaklı bir karargahta bir nutfe (tohum) yaptık.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Sonra onu sarp ve metin bir karargahda bir nutfe yapdık.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Sonra onu bir nutfe (sperm) olarak sağlam bir karar yerine koyduk.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Sonra onu nutfe (sperm) halinde sağlam bir yere yerleştiririz.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Sonra onu bir su damlası olarak, savunması sağlam bir karar yerine yerleştirdik.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
ve sonra onu döl suyu damlası halinde (rahimde) özel bir koruma altında tutuyoruz;
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Sonra onu sağlam bir kalış yerinde, bir sperm yaptık.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
Sonra onu güvenli ve sağlam bir mekanda[1] bir nutfe[2] kıldık.
Tefsir / dipnot (2)
Rahimde.
Sperm/Hayat kaynağı.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Sonra, bir damlacık olarak, dayanıklı bir yerleşim yerine onu yerleştirdik.
İbni Kesir
Sonra da onu nutfe halinde sağlam bir yere yerleştirdik.
Gültekin Onan
Sonra onu bir su damlası olarak, savunması sağlam bir karar yerine yerleştirdik.
Ayetin Tefsiri 3 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Sonra onun neslini, doğacağı güne kadar rahime yerleşmiş olan bir nutfeden (su damlasından) yarattık.
Klasik rivayet tefsirinin Türkçe çevirisi
Sonra da onu nutfe halinde sağlam bir yere yerleştirdik.
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
12- Andolsun ki biz insanı, süzülmüş bir çamurdan yarattık. 13- Sonra onu, sağlam bir yere (rahme) yerleşmiş bir nutfe yaptık. 14- Sonra o nutfeyi alaka yaptık. Sonra o alakayı bir çiğnem et ve o bir çiğnem eti de kemik yaptık. Derken o kemiğe et giydirdik. Sonra onu bambaşka bir varlığa dönüştürdük. En güzel yaratıcı olan Allah’ın şanı ne yücedir! 15- Sonra bunun ardından siz, şüphesiz öleceksiniz. 16- Sonra da kıyamet günü elbette diriltileceksiniz.
12. Önce insan türünün ilk atası Âdem aleyhisselam’ın yaratılışının başlangıcını şöylece dile getirmektedir:“Süzülmüş bir çamurdan yarattık.” Bu çamur, bütün yeryüzünden alınıp süzülmüş bir çamurdur. Bu yüzden onun evlatları da yeryüzü toprağındaki nitelikleri taşımaktadır. Kimisi iyi, kimisi kötü, kimisi de bu ikisi arasındadır. Kimisi yumuşak, kimisi sert ve kaba tabiatlıdır. Kimisi de bu ikisi arasında bir huya sahiptir.
13. “Sonra onu” tür olarak Âdemoğullarını bozulmaya, rüzgara vb. dış etkenlere karşı korunmuş “sağlam bir yere” yani rahme “yerleşmiş” bel ile göğüs kemiği arasından çıkan sudan oluşmuş bir “nutfe yaptık.”
14. “Sonra” daha önce rahimde yerleşmiş bulunan “o nutfeyi” üzerinden kırk gün geçtikten sonra “alaka” kırmızı bir kan “yaptık. Sonra” yani bir kırk gün daha geçtikten sonra “o alakayı bir çiğnem et” yani küçüklüğü dolayısı ile ancak ağızda çiğnenecek kadar olan bir et parçası “ve o” yumuşak olan “bir çiğnem eti” sert ve sağlam “kemik yaptık.” Bu kemikler de bedenin bunlara ihtiyacına göre etin arasında yer alır. “Kemiğe de et giydirdik.” Yani kemikleri eti tutan direk durumunda kıldığımız gibi, eti de kemiklere giydirilen bir elbise gibi yaptık. Bu da üçüncü kırk günlük süre içerisinde olur. “Sonra onu bambaşka bir varlığa dönüştürdük.” Ona ruh üflendikten sonra artık cansız bir varlık olmaktan çıkıp canlı bir varlığa dönüşür. “En güzel yaratıcı olan Allah’ın!” Ki O, “yarattığı her bir şeyi güzel yapmıştır. İnsanı da yaratmaya bir çamurdan başladı. Sonra O, onun soyunu hakir bir sudan (meniden) meydana gelen bir süzme (nutfe)den var etti. Sonra O, ona şekil verip tamamlamış ve ruhundan üfürmüştür. Sizin için kulaklar, gözler ve kalpler yaratmıştır. Ne kadar az şükrediyorsunuz!”(es-Secde, 32/7-9)“şanı ne yücedir!” Ne kadar şanlı, ne büyüktür, O’nun hayırları, bereketleri ne kadar da çoktur! Allah’ın bütün yarattıkları güzeldir. İnsan ise O’nun yarattıklarının en güzelidir. Hatta kayıtsız ve şartsız olarak bütün yaratıkların en güzeli odur. Nitekim Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır:“Andolsun ki biz insanı gerçekten en güzel suret ve biçimde yarattık.”(et-Tin, 95/4) İşte bundan dolayı onun özellikleri de bütün mahlukatın en üstün ve en mükemmel özellikleridir.
15. “Sonra bunun” yani bu yaratılıştan ve ruhun üfürülmesinden “ardından siz şüphesiz” geçeceğiniz aşamalardan ve intikal edeceğiniz devrelerden birisi olan ölümü tadıp “öleceksiniz.”
16. “Sonra da kıyamet günü elbette diriltileceksiniz.” İyisi ile kötüsü ile amellerinizin karşılığını göreceksiniz. Yüce Allah, başka bir yerde şöyle buyurmaktadır:“Yoksa insan başıboş bırakılacağını mı sanır? O, (rahme) dökülen meniden bir damla değil miydi? Sonra bir yapışkan bir kan pıhtısı (alaka) olmuş, sonra (Allah onu) yaratmış ve şekil verip düzenlemiştir. Ondan erkek ve dişi iki eş yaratmıştır. Bunları yaratanın ölüleri diriltmeye gücü yetmez mi?”(el-Kıyame, 75/36-40)