Mü'min Suresi 82. Ayet
Bağışlayan · Mekke · Sure 40 · Ayet 82/85
أَفَلَمْ يَسِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَيَنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَـٰقِبَةُ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ ۚ كَانُوٓا۟ أَكْثَرَ مِنْهُمْ وَأَشَدَّ قُوَّةً وَءَاثَارًا فِى ٱلْأَرْضِ فَمَآ أَغْنَىٰ عَنْهُم مَّا كَانُوا۟ يَكْسِبُونَ
E fe lem yesiru fil ardı fe yenzuru keyfe kane akıbetullezine min kablihim, kanu eksere minhum ve eşedde kuvveten ve asaren fil ardı fema agna anhum ma kanu yeksibun.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Mü'min Suresi 82. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden önce gelenlerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bakmadılar mı? Onlar kendilerinden daha çok, daha güçlü ve onların yeryüzündeki eserleri daha üstündü. Fakat kazanmakta oldukları şeyler onlara bir fayda vermemişti.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Daha Yer yüzünde gezip de bir bakmazlar mı? Kendilerinden evvelkilerin akıbeti nasıl olmuş? Onlar kendilerinden hem daha çok hem kuvvetçe ve Arzda asarca daha çetin idiler, öyle iken o kesbettikleri şeyler kendilerini kurtarmadı
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Daha yeryüzünde bir gezip de bakmazlar mı ki, kendilerinden öncekilerin sonu nasıl olmuştur? Onlar kendilerinden hem daha çok hem de kuvvetleri ve yeryüzündeki eserleri noktasından daha üstün idiler. Öyle iken o elde ettikleri şeyler kendilerini kurtaramadı.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Ya onlar yer (yüzün) de gezib dolaşmadılar mı ki kendilerinden evvelkilerin akıbeti nice olmuşdur, baksınlar? Hem onlar bunlardan daha çokdu. Kuvvetçe ve yer (yüzün) deki eserlerce de daha güçlü ve satvetli idi (ler). Fakat kazanır oldukları şeyler kendilerine asla faide vermedi.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ki kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğunu görsünler? Onlar, bunlardan daha çok, daha kuvvetli ve yeryüzündeki eserleri bakımından daha sağlam idiler. Ama kazandıkları, kendilerine hiçbir yarar sağlamadı.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Onlar hiç dünyayı gezip dolaşmadılar mı ki kendilerinden önceki ümmetlerin akıbetlerinin nasıl olduğunu görüp ders alsınlar? Oysa onlar, kendilerinden gerek kuvvet, gerek ülkede bıraktıkları eserler bakımından daha ileri idiler. Ama onların elde ettikleri bu özellikler kendilerine fayda vermedi. Feci akıbetlerini önleyemedi.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Yeryüzünde gezip dolaşmıyorlar mı ki, kendilerinden öncekilerin nasıl bir sona uğradıklarını bir görsünler. Onlar, kendilerinden (sayıca) daha çoktu ve yeryüzünde kuvvet ve eserler bakımından daha üstündüler. Fakat kazandıkları şeyler, (azaba karşı) onlara hiçbir şey sağlayamadı.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Onlar hiç yeryüzünde dolaşıp kendilerinden önce yaşamış olan (hakikat inkarcı)larının sonunun ne olduğuna bakmazlar mı? Onlar kendilerinden daha kalabalık ve daha güçlüydüler ve yeryüzünde daha derin izler bırakmışlardı fakat başarılarının kendilerine hiçbir faydası olmamıştı.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Hiç yeryüzünde gezmiyorlar mı? Kendilerinden öncekilerin akibetinin ne olduğuna baksınlar. Onlar, bunlardan daha çok ve yeryüzünde daha güçlü eserler bırakmışlardı. Ama, kazandıkları onlara hiçbir fayda sağlamadı.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Hem onlar, yeryüzünde gezip dolaşmazlar mı? Baksalar ya! Kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğuna! Onlar, güç ve yeryüzündeki eserleri bakımından daha üstündüler. Öyle olduğu halde sahip oldukları şeyler kendilerine yarar sağlamadı.
Ali Rıza Safa tefsirli
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Yeryüzünde dolaşıp da öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakmıyorlar mı? Onlar, güç yönünden daha üstündüler. Üstelik yeryüzünde daha üstün eserler bırakmışlardı. Fakat kazandıkları şeyler onlara yarar sağlamadı.[407]
Tefsir / dipnot (1)
İşte, bir bilgi ayeti: Yeryüzü tarihinin her döneminde, siyasal, ekonomi ve savaş gücü yönlerinden çok güçlü olan sayısız devlet kurulmuştur. Bunların arasında, Romalılar gibi bin beş yüz yıl varlığını sürdürebilmiş olanlar da vardır. Çevrecilik, mühendislik, üretim ve finans konularında çok gelişmiş olan bu uygarlıklar, günümüzün yapımbilimiyle bile üretilmesi olanaksız eserler bırakmışlardır. Büyük güçlerine karşın yok olmaktan kurtulamayan eski uygarlıkların çok az bir bölümü bilinmektedir. M.Ö. 10000-0 yılları arasında varlığını sürdürmüş olan kimi büyük uygarlıklar, Frig, Urartu, Sümer, Hitit, Likya, Akad, Mısır, Asur, Pers, Babil, Maya ve Roma uygarlıklarıdır. Yalnızca Anadolu'da bile yüzlerce antik kent vardır. Bunların arasında, Efes
İbni Kesir
Yeryüzünde gezip dolaşmazlar mı ki; kendilerinden öncekilerin akıbetlerinin nasıl olduğunu görsünler. Hem onlar; kendilerinden daha çok, daha kuvvetli ve yeryüzünde daha sağlam eser bırakan kimselerdi. Ama kazandıkları onlara bir fayda sağlamamıştı.
Gültekin Onan
Yeryüzünde gezip dolaşmıyorlar mı ki, kendilerinden öncekilerin nasıl bir sona uğradıklarını bir görsünler. Onlar, kendilerinden (sayıca) daha çoktu ve yeryüzünde kuvvet ve eserler bakımından daha üstündüler. Fakat kazandıkları şeyler, (azaba karşı) onlara hiçbir şey sağlayamadı.
Rowad Tercüme Merkezi
Kendilerinden öncekilerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bakmaları için yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı? Onlar bunlardan daha çok, kuvvetçe de, yerlerinde eserleri itibari ile de daha güçlü ve daha çetin idiler ama kazanageldikleri şeyler onlara fayda vermedi.
Şaban Piriş
Hiç yeryüzünde gezmiyorlar mı? Kendilerinden öncekilerin akibetinin ne olduğuna baksınlar. Nitekim onlar, bunlardan kuvvet ve yeryüzündeki eserleri yönünden daha üstündüler. Ama Allah, onları günahları sebebiyle yakalamıştı da onları Allah’tan koruyacak birisi yoktu.
Ali Özek ve diğerleri
Onlar yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ki, kendilerinden öncekilerin sonu nasıl olmuştur, görsünler! Öncekiler bunlardan daha çoktu, kuvvetçe ve yeryüzündeki eserleri bakımından da daha sağlam idiler. Fakat kazandıkları şeyler onlara asla fayda vermemiştir.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Bu yalanlayanlar yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ki, kendilerinden önce gelip yalanlayan kavimlerin akıbetleri nasıl oldu düşünüp taşınsınlar. O geçmiş ümmetler onlardan servet olarak daha varlıklı, daha güçlü ve yeryüzünde bıraktıkları eserleri daha sağlamdı. Fakat elde ettikleri kuvvetleri Yüce Allah'ın helak eden azabı geldiğinde onlara bir fayda sağlamadı.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| أَفَلَمْ | لم | لم: حرف لنفي المضارع وقلبه إلى الماضي. | |||
| يَسِيرُوا | سير | أفلم يسيروا: أولم يتنقلوا في البلاد للعبرة والإتعاظ. | |||
| فِي | في | حرف جر يفيد معنى الظرفية | |||
| ٱلْأَرْضِ | أرض | الكرة الأرضية التي يعيش عليها الإنسان، وتطلق الكلمة على جزء منها كبير أو صغير، جمع:أرْضون وأرَضون وأراضٍ | |||
| فَيَنظُرُوا | نظر | فيفكروا ويتأملوا. | |||
| كَيْفَ | كيف | اسم للاستفهام وبيان الحال. | |||
| كَانَ | كون | فعل ماضٍ ناسخ ناقص | |||
| عَٰقِبَةُ | عقب | العاقبة: الخاتمة والمصير الأخير. | |||
| ٱلَّذِينَ | الذي | اسم موصول للجمع المذكَّر. | |||
| مِن | مِن | حرف جر يفيد تبيين الجنس أو تبيين ما أبهم قبل "من" أو في سياقها. | |||
| قَبْلِهِمْ | قبل | قبل: ظرف للزمان، ويضاف لفظا أو تقديرا، وهو نقيض بعد. | |||
| كَانُوا | كون | كان: تأتي غالبا ناقصة للدلالة على الماضي؛ ولها ثلاث حالات: الأولى أن تكون من الأفعال التي ترفع الاسم وتنصب الخبر وتسمى حينئذ ناقصة. الثانية: أن تكتفي بالاسم وتسمى حينئذ تامة وتكون بمعنى "ثبت" أو بمعنى "وقع". الثالثة: أن تكون زائدة للتوكيد في وسط الكلام وآخره، ولا تزاد في أوله؛ فلا تعمل ولا تدل على حدث ولا زمان. ومن معانيها أنها تأتي بمعنى: صار. وبمعنى: الاستقبال. وبمعنى: الحال. وبمعنى: اتصال الزمان من غير انقطاع مثل {وكان الله غفورا رحيما} لم يزل على ذلك. | |||
| أَكْثَرَ | كثر | أزيد. | |||
| مِنْهُمْ | مِن | من: حرف جر يستخدم للمقارنة التفضيلية بين شيئين. | |||
| وَأَشَدَّ | شدد | وأعظم. | |||
| قُوَّةً | قوو | قدرة مادية أو معنوية. | |||
| وَءَاثَارًا | أثر | وإعمارا وبناء. | |||
| فِي | في | حرف جر يفيد معنى الظرفية | |||
| ٱلْأَرْضِ | أرض | الكرة الأرضية التي يعيش عليها الإنسان، وتطلق الكلمة على جزء منها كبير أو صغير، جمع:أرْضون وأرَضون وأراضٍ | |||
| فَمَا | ما | ما: يحتمل أن تكون نافية أو استفهامية. | |||
| أَغْنَىٰ | غني | ما أغنى عنهم: ما كفاهم وما نفعهم. | |||
| عَنْهُم | عن | عن: حرف جر يفيد معنى المجاوزة المجازية. | |||
| مَّا | ما | يحتمل أن تكون موصولة أو موصوفة أو مصدرية. | |||
| كَانُوا | كون | كان: تأتي غالبا ناقصة للدلالة على الماضي؛ ولها ثلاث حالات: الأولى أن تكون من الأفعال التي ترفع الاسم وتنصب الخبر وتسمى حينئذ ناقصة. الثانية: أن تكتفي بالاسم وتسمى حينئذ تامة وتكون بمعنى "ثبت" أو بمعنى "وقع". الثالثة: أن تكون زائدة للتوكيد في وسط الكلام وآخره، ولا تزاد في أوله؛ فلا تعمل ولا تدل على حدث ولا زمان. ومن معانيها أنها تأتي بمعنى: صار. وبمعنى: الاستقبال. وبمعنى: الحال. وبمعنى: اتصال الزمان من غير انقطاع مثل {وكان الله غفورا رحيما} لم يزل على ذلك. | |||
| يَكْسِبُونَ | كسب | يفعلون ويتحملون. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{فَيَنْظُرُوا} إخفاء حقيقي في النون مع الظاء. ومثله {مِنْ قَبْلِهِمْ} مع
قلقلة الباء {قُوَّةً وَآثَارًا فِي الْأَرْضِ} إدغام بغنة في التنوين مع الواو.
يليه مد بدل. ثم إخفاء حقيقي في التنوين مع الفاء {فَمَا أَغْنَى} مد منفصل
{عَنْهُمْ مَا كَانُوا} إدغام تماثل صغير بين الميمين.