Mülk Suresi 23. Ayet
Hükümranlık · Mekke · Sure 67 · Ayet 23/30
قُلْ هُوَ ٱلَّذِىٓ أَنشَأَكُمْ وَجَعَلَ لَكُمُ ٱلسَّمْعَ وَٱلْأَبْصَـٰرَ وَٱلْأَفْـِٔدَةَ ۖ قَلِيلًا مَّا تَشْكُرُونَ
Kul huvellezi enşeekum ve ceale lekumus sem'a vel ebsare vel ef'ideh, kalilen ma teşkurun.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Mülk Suresi 23. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
De ki: "O, sizi yaratan ve size kulaklar, gözler ve kalpler verendir. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!"
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
De ki, odur ancak sizi inşa eyleyen ve size dinleyecek kulak, görecek gözler, duyacak gönüller veren, fakat sizler pek az şükr ediyorsunuz
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
De ki: "O'dur ancak sizi yaratan, size dinleyecek kulak, görecek gözler, duyacak gönüller veren! Fakat sizler pek az şükrediyorsunuz!"
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
(Habibim) de ki: "O, sizi yaratan, size kulak (lar), gözler gönüller verendir. Siz ne az şükredersiniz".
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
De ki: "Sizi yaratan, size işitme (duyusu), gözler ve gönüller veren O'dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz?
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
De ki: Sizi yaratan ve size kulaklar, gözler ve gönüller veren O'dur. Sizin şükrünüz ne de az!
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
De ki: "Sizi inşa eden (yaratan), size kulak, gözler ve gönüller veren O'dur. Ne az şükrediyorsunuz?"
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
De ki: "O, sizi hayata getiren, size kulaklar, gözler ve kalpler bağışlayandır; (yine de) ne kadar az şükrediyorsunuz!"
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
De ki: -Sizi yaratan, size kulaklar, gözler ve kalpler veren O'dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
De ki: "Sizi biçimlendiren; size işitme, görme ve idrak etme gücü veren O'dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz?
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
De ki: "O, sizi yaratmış; duyma yetisi, gözler ve duygular vermiştir. Ne denli az şükrediyorsunuz?"
İbni Kesir
De ki: Sizi yaratan ve sizler için kulaklar, gözler ve kalbler var eden O'dur. Ne de az şükrediyorsunuz.
Gültekin Onan
De ki: "Sizi inşa eden (yaratan), size kulak, gözler ve yürekler (efideh) veren O'dur. Ne az şükrediyorsunuz?"
Rowad Tercüme Merkezi
Deki: "Sizi yaratan size işitme (için kulaklar), gözler ve kalpler veren odur. Ne kadar az şükredersiniz."
Şaban Piriş
De ki: Sizi yaratan, size kulaklar, gözler ve kalpler veren O’dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz.
Ali Özek ve diğerleri
(Rasûlüm!) de ki: Sizi yaratan, size işitme duyusu, gözler ve kalpler veren O’dur. Ne az şükrediyorsunuz!
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
-Ey Peygamber!- O yalanlayan müşriklere de ki: “Sizleri yaratan, sizlere kendisiyle işittiğiniz duyma yetisini, kendisiyle gördüğünüz görme yetisini ve kendisiyle düşündüğünüz kalpler veren Allah’tır. Sizlere verdiği nimetlere ne kadar da az şükrediyorsunuz!''
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| قُلْ | قول | فعل أمرٍ مِنْ قالَ يقولُ بمعنى تَكَلَّمْ. وأصل القول: معناه النطق بالكلام واللفظ به باللسان | |||
| هُوَ | هو | ضمير للغائب المفرد المذكر. | |||
| ٱلَّذِي | الذي | الذي: اسم موصول للمفرد المذكر، عاقلا كان أو غير عاقل. | |||
| أَنشَأَكُمْ | نشأ | خلقكم. | |||
| وَجَعَلَ | جعل | وصير. | |||
| لَكُمُ | ل | اللام: حرف جر يفيد الإختصاص. | |||
| ٱلسَّمْعَ | سمع | قوة في الأذن تدرك الأصوات ويطلق السمع على الأذن أيضا. | |||
| وَٱلْأَبْصَٰرَ | بصر | الأبصار: جمع بصر وهو حاسة الرؤية. | |||
| وَٱلْأَفْءِدَةَ | فأد | والقلوب. | |||
| قَلِيلًا | قلل | عددا محدودا. والقلة: النقصان. والقلة: نقيض الكثرة، قل الشيء يقل قلة. | |||
| مَّا | ما | مؤكدة وظيفتها التعويض عن فعل محذوف أو تأكيد السياق التي ترد فيه. | |||
| تَشْكُرُونَ | شكر | تشكرون لله: تذكرون نعمته، وتثنون عليه بها. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{الَّذِي أَنْشَأَكُمْ} مد منفصل. يليه إخفاء حقيقي {قَلِيلًا مَا} إدغام
بغنة، {وَجَعَلَ لَكُمُ} تماثل كبير بين اللامين، لا إدغام فيه لحفص، {قَلِيلًا
مَا} إدغام بغنة.