Mülk Suresi 19. Ayet

Hükümranlık · Mekke · Sure 67 · Ayet 19/30

أَوَلَمْ يَرَوْا۟ إِلَى ٱلطَّيْرِ فَوْقَهُمْ صَـٰٓفَّـٰتٍ وَيَقْبِضْنَ ۚ مَا يُمْسِكُهُنَّ إِلَّا ٱلرَّحْمَـٰنُ ۚ إِنَّهُۥ بِكُلِّ شَىْءٍۭ بَصِيرٌ

E ve lem yerev ilet tayri fevkahum saffatin ve yakbıdn, ma yumsikuhunne iller rahman, innehu bi kulli şey'in basir.

Ayet Tilaveti

Ayetin Mealleri 13 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Üstlerinde kanat çırparak uçan kuşlara bakmazlar mı? Onları (havada) ancak Rahman tutuyor. Şüphesiz O, her şeyi hakkıyla görendir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Bakmazlar mı ki üstlerinde uçan kuşlara, kanat süzerlerken ve yumarlarken? Rahmandır ancak onları tutan, şübhesiz ki o her şeyi görür.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bakmazlar mı üstlerinde uçan kuşlara, kanat süzerlerken ve yumarlarken? Rahman'dır ancak onları tutan! Şüphesiz ki, O herşeyi görür.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Onlar, üstlerinde kanadlarını açarak, kapayarak uçan kuşları da görmediler mi? Bunları (cevv-i hevada) — O rahmeti her şey'i kaplayan — (Allah) dan başkası tutmuyor. Şübhesiz ki O, herşey'i hakkıyle görendir.

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Üstlerinde (kanatlarını) açıp yumarak uçan kuşları görmüyorlar mı? Onları (havada) Rahman'dan başkası tutmuyor. Doğrusu O, herşeyi görmektedir.

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

Üstlerinde kuşların saf saf dizilip kanatlarını açıp yumarak dolaşmalarını hiç görmüyorlar mı? Onları havada Rahman'dan başka tutan yoktur. O elbette her şeyi görür.

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Onlar, üstlerinde dizi dizi kanat açıp kapayarak uçan kuşları görmüyorlar mı? Onları Rahman (olan Allah')tan başkası (boşlukta) tutmuyor. Şüphesiz O, her şeyi hakkıyla görendir.

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

Onlar, üstlerinde kanat çırparak uçan kuşlara hiç bakmazlar mı? Onları havada tutan yalnızca Rahman'dır. Gerçek şu ki O, her şeyi gözetiminde bulundurur.

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Onlar üzerlerinde sıra sıra kanat çırpan kuşları görmüyorlar mı? Onları Rahman'dan başkası tutmuyor. Şüphesiz O, her şeyi görendir.

Erhan Aktaş

Kerim Kur'an

Gökyüzünde sıra sıra süzülerek, kanat çırparak uçanları görmüyorlar mı? Onları havada Rahman'dan başkası tutmuyor. Kuşkusuz O, Her Şeyi Gören'dir.

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Sıralanarak üstlerinde kanat çırpan kuşları zaten görmüyorlar mı? Onları, Bağışlayandan başkası tutmuyor. Kuşkusuz, O, her şeyi Görendir.

İbni Kesir

Onlar; üzerlerinde kanat çırpan sıra sıra kuşları görmezler mi? Onları Rahman'dan başkası tutmuyor. Muhakkak ki O; her şeyi görendir.

Gültekin Onan

Onlar, üstlerinde dizi dizi kanat açıp kapayarak uçan kuşları görmüyorlar mı? Onları Rahmandan başkası (boşlukta) tutmuyor. Şüphesiz O, her şeyi hakkıyla görendir.

Ayetin Tefsiri 6 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

O yalanlayanlar, ardı ardına kanatlarını havada açıp kapayarak üzerlerinde uçan kuşları görmüyorlar mı? Allah'tan başkası onları yere konmadan havada tutamaz. Şüphesiz o hususta hiçbir şey O'na gizli kalmaz.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
أَوَلَمْلملم: حرف لنفي المضارع وقلبه إلى الماضي.
يَرَوْارأيألم يروا: العبارة للحث على النظر، والتعجب من شأن من يتحدث عنهم، ويخاطب بالعبارة من رأى ومن سمع، ومن لم ير ولم يسمع.
إِلَىإلىحرف جر يدل على انتهاء الغاية.
ٱلطَّيْرِطيرالطير: اسم جنس لما يطير، واحده طائر.
فَوْقَهُمْفوقفوق: ظرف مكان يفيد الارتفاع والعلو.
صَٰفَّٰتٍصففباسطات أجنحتهن من غير حركة في الطيران.
وَيَقْبِضْنَقبضيقبضن أجنحتهن: يجمعنها ليطرن.
مَامانافية غير عاملة.
يُمْسِكُهُنَّمسكيمنعهن من السقوط.
إِلَّاإلاأداة حصر ويسمى الاستثناء هنا مفرغا.
ٱلرَّحْمَٰنُرحمالذي وسعت رحمته جميع الخلق؛ برهم وفاجرهم مؤمنهم وكافرهم، وهو من أسماء الله الحسنى الخاصة به سبحانه.
إِنَّهُإنّإن: حرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة.
بِكُلِّكللكل: لفظ يدل على الشمول والإستغراق.
شَيْءٍشيأ‌الشيء: لفظ ‌عام يدل على كل موجود؛ لأن كل موجود يسمى شيئاً.
بَصِيرٌبصرصفة لله تعالى، ومعناها: أنه يبصر كل شيء وإن دق وصغر، لا تخفى عليه خافية.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

{صَافَّاتٍ وَيَقْبِضْنَ} مد لازم كلمي مثقل. يليه إدغام بغنة. وقلقلة في

القاف. ويراعى تفخيم الضاد والعضّ عليها لإظهار صفة الاستطالة فيها. وترقيق النون

بعدها {يُمْسِكُهُنَّ} غنة في النون، ومثلها {إِنَّهُ} غنة في النون، وصلة في

الهاء {شَيْءٍ بَصِيرٌ} إقلاب والراء مرققة وقفًا.