Meryem Suresi 89. Ayet
Meryem · Mekke · Sure 19 · Ayet 89/98
لَّقَدْ جِئْتُمْ شَيْـًٔا إِدًّا
Lekad ci'tum şey'en idda.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun, siz çok çirkin bir şey ortaya attınız.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Kasem olsun pek ağır pek şeni' bir cür'ette bulundunuz
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Andolsun ki, pek ağır, pek çirkin bir iddiaya cüret ettiniz.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Andolsun ki siz pek çirkin bir şey söylediniz.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Andolsun ki, "Siz pek kötü bir cür'ette bulundunuz!"
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Böyle diyen sizler, pek çirkin bir şey ortaya attınız!
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Andolsun, siz oldukça çirkin bir cesarette bulunup geldiniz.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
(Bunu söylemekle) siz gerçekten çok çirkin bir iddia ortaya atmış oldunuz.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Andolsun ki çok kötü bir şey ortaya attınız.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Ant olsun ki, siz çok kötü bir iddiada bulundunuz.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Gerçek şu ki, çok çirkin bir şey söylediniz.
İbni Kesir
Andolsun ki; ortaya çok kötü bir şey attınız.
Gültekin Onan
Andolsun, siz oldukça çirkin bir cesarette bulunup geldiniz.
Ayetin Tefsiri 3 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
- Ey bu sözü söyleyenler!- Çok büyük bir şey ile geldiniz.
Klasik rivayet tefsirinin Türkçe çevirisi
Andolsun ki; ortaya çok kötü bir şey attınız.
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
88- “Rahmân, çocuk edindi” dediler. 89- Andolsun ki siz, çok çirkin bir iddia ortaya attınız. 90- Öyle ki ondan dolayı neredeyse gökler çatlayacak, yer yarılacak ve dağlar parçalanıp yıkılacak. 91- (Evet,) Rahmân’a çocuk isnat etmeleri yüzünden… 92- Halbuki çocuk edinmek Rahmân’a yaraşmaz. 93- Göklerde ve yerde olanların hepsi, mutlaka Rahmân’ın huzuruna kul olarak gelecektir. 94- Andolsun ki O, hepsini kuşatmış ve onları tek tek saymıştır. 95- Hepsi de kıyamet gününde O’nun huzuruna yalnız başına gelecektir.
88. Bu buyruklarla Rahmân olan Allah’ın evlât edindiğini iddia eden o inatçı ve hakkı bile bile inkâr eden kimselerin söyledikleri sözlerin ne kadar çirkin olduğu belirtilmektedir. Hristiyanların: Mesih Allah’ın oğludur, yahudilerin: Üzeyir Allah’ın oğludur, müşriklerin: Melekler Allah’ın kızlarıdır, şeklindeki sözleri bu kabildendir. Yüce Allah, onların bu iddialarından alabildiğine yücedir, münezzehtir.
89-90. “Andolsun ki siz çok çirkin” son derece büyük ve vahim “bir iddia ortaya attınız” ve bu sözün, bu iddianın büyüklüğü dolayısıyla “neredeyse gökler” bu sözden dolayı büyüklüklerine ve sağlamlıklarına rağmen “çatlayacak” yer de bu iddiadan dolayı “yarılacak” parça parça olacak “ve dağlar parçalanıp yıkılacak.” Yani ufalanıp yok olacak. 91. “(Evet,) Rahmân’a çocuk isnat etmeleri yüzünden…” Bütün bunlar, bu çirkin iddialarından ötürü olacak. Evet, bütün bu yaratılmışlar neredeyse bu hallere düşeceklerdir.
92. “Halbuki çocuk edinmek, Rahmân’a yaraşmaz.” Öyle bir şey olmaz da yakışmaz da. Çünkü çocuk edinmek O’nun eksikliğine ve muhtaçlığına delildir. O ise hiçbir şeye muhtaç olmayan Ğanidir, her türlü övgüye layık olan Hamîd’dir. Diğer taraftan çocuk da babasının cinsinden olur. Yüce Allah’ın ise ne eşi, ne benzeri, ne de dengi olamaz.
93. “Göklerde ve yerde olanların hepsi, mutlaka Rahmân’ın huzuruna kul olarak gelecektir.” Karşı gelmek, baş kaldırmak söz konusu olmaksızın emrine itaat ederek ve zilletle boyun eğerek gelecektir. Melekler, insanlar, cinler ve diğerleri... Hepsi Allah’ın hükümranlığı altındadırlar. Onlar üzerinde O, tasarruf sahibidir. Yönetim namına onların bir şeye sahip olmaları yahut herhangi bir şeyin idaresini gerçekleştirmeleri mümkün değildir. Şanı ve hükümranlığının azameti bu olduğuna göre O’nun nasıl çocuğu olabilir?
94. “Andolsun ki O, hepsini kuşatmış ve onları tek tek saymıştır.” Yani Yüce Allah’ın ilmi, göklerde olsunlar, yerde olsunlar bütün yaratılmışları kuşatmıştır. Onları da amellerini de tek tek bilir ve hepsini tespit etmiştir. O, unutmaz ve şaşırmaz. Hiçbir şey de O’na gizli kalmaz.
95. “Hepsi de kıyamet gününde O’nun huzuruna” evlâtları, malları ve yardımcıları olmaksızın “yalnız başına gelecektir.” Kimse ile birlikte amelinden başka bir şey bulunmayacaktır. Allah ona amelinin karşılığını verecek, hesabını eksiksiz görecektir: hayırsa hayır, şerse şer. Nitekim Yüce Allah bir başka yerde şöyle buyurmaktadır:“Andolsun sizi ilk defa yarattığımız gibi, yapayalnız, teker teker huzurumuza geldiniz.”(el-En’âm, 6/94)