Lokmân Suresi 16. Ayet

Lokman · Mekke · Sure 31 · Ayet 16/34

يَـٰبُنَىَّ إِنَّهَآ إِن تَكُ مِثْقَالَ حَبَّةٍ مِّنْ خَرْدَلٍ فَتَكُن فِى صَخْرَةٍ أَوْ فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ أَوْ فِى ٱلْأَرْضِ يَأْتِ بِهَا ٱللَّهُ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ لَطِيفٌ خَبِيرٌ

Ya buneyye inneha in teku miskale habbetin min hardalin fe tekun fi sahretin ev fis semavati ev fil ardı ye'ti bihallah, innellahe latifun habir.

Ayet Tilaveti
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç

Lokmân Suresi 16. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.

21. cüz · PDF sayfası 11

Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →

Ayetin Mealleri 16 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

(Lokman, öğütlerine şöyle devam etti:) "Yavrum! Şüphesiz yapılan iş bir hardal tanesi ağırlığında olsa ve bir kayanın içinde, yahut göklerde ya da yerin içinde bile olsa, Allah onu çıkarır getirir. Çünkü Allah, en gizli şeyleri bilendir, (her şeyden) hakkıyla haberdar olandır."

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Yavrum! haberin olsun ki yaptığın bir hardal danesi tartısı olsa da bir kaya içinde veya Göklerde veya Yerin dibinde gizlense Allah onu getirir mizanına kor, çünkü Allah latiftir, habirdir

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yavrum, haberin olsun ki, yaptığın bir hardal tanesi tartısı olsa da bir kaya içinde veya göklerde yahut yerin dibinde gizlense Allah onu getirir, mizanına koyar. Çünkü Allah en ince şeyleri bilen, herşeyden haberi olandır.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

"Oğulcağızım, hakıykat (yapdığın iyilik veya kötülük) bir hardal tanesi kadar olsa dahi, bir kaya içinde, ya göklerde, yahud yerin içinde (gizlenmiş) olsa bile Allah onu getirir, (meydana çıkarır ve hesabını görür). Çünkü Allah latıyfdir, hakkıyle haberdardır".

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

(Lokman öğütlerine devam ederek dedi ki): "Yavrum, (yaptığın iyilik veya kötülük), hardal danesi ağırlığınca bir şey de olsa, bir kayanın içinde, göklerde veya yerde bulunsa Allah mutlaka onu getirir. Çünkü Allah latiftir (O'nun bilgisi her gizli ve ince şeye ulaşır. O, her şeyi) haber alır."

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

"Evladım, yapılan iş; bir hardal tanesi kadar küçük olsa, bir kayanın içinde saklı da olsa, yahut göklerin veya yerin herhangi bir noktasında bile bulunsa, mutlaka Allah onu meydana çıkarır. Allah öyle latif, öyle habirdir (ilmi gizliliklere pek kolay bir tarzda nüfuz eder).

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

"Ey oğlum, (yaptığın iş) gerçekten bir hardal tanesi ağırlığında olsa da, (bu,) ister bir kaya parçasından ya da göklerde veya yer(in derinliklerinde) de bulunsa bile, Allah onu getirir (açığa çıkarır). Şüphesiz Allah, latif olandır, (her şeyden) haberdardır."

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

(Lokman,) "Ey yavrucuğum!" (diye devam etti) "Ortada yalnızca hardal tanesi kadar bir şey de olsa, (yaptıklarınız) bir kayanın içinde (saklı) da bulunsa, yahut gökler(in tepesin)de ve yer(in derinliklerin)de de olsa Allah onu aydınlığa çıkarır: çünkü Allah, kuşkusuz, akıl sır ermez bir (hikmet Sahibi)dir ve her şeyden haberdardır.

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

(Lokman:) -Yavrucuğum, bir hardal tanesi ağırlığınca bir şey yapsan, büyük bir kayanın içinde veya göklerde veya yerin dibinde bile olsa, Allah onu ortaya çıkarır. Allah'ın lütfu boldur, herşeyden haberdardır.

Erhan Aktaş

Kerim Kur'an

"Ey oğulcuğum! Yaptıkların bir hardal tanesi kadar olup da bir kayanın içinde veya gökyüzünde veya yer altında bile olsa, Allah onu meydana çıkarır. Kuşkusuz Allah, Bütün Ayrıntıları Bilen'dir, Her Şeyden Haberdar'dır."

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

"Ey oğul! Kuşkusuz, bir hardal çekirdeği ağırlığında da olsa, bir kayanın içinde veya göklerde veya yeryüzünde de olsa, Allah, onu getirir. Kuşkusuz, Allah, En İnce Ayrıntılarla Gerçekleştirendir; Haberlidir!"

İbni Kesir

Oğulcuğum; işlediğin şey bir hardal tanesi kadar da olsa, bir kayanın içinde veya göklerde, yahut yerin derinliklerinde de bulunsa, Allah onu getirir. Muhakkak ki Allah; Latif'tir, Habir'dir.

Gültekin Onan

"Ey oğlum, (yaptığın iş) gerçekten bir hardal tanesi ağırlığında olsa da, (bu,) ister bir kaya parçasından ya da göklerde veya yer(in derinliklerinde) de bulunsa bile, Tanrı onu getirir (açığa çıkarır). Şüphesiz Tanrı, latif olandır, (her şeyden) haberdardır."

Rowad Tercüme Merkezi

(Lokman, öğütlerine şöyle devam etti:) “Yavrum! Şüphesiz yapılan iş, bir hardal tanesi ağırlığında olsa ve bir kayanın içinde yahut göklerde ya da yerin içinde bile olsa, Allah onu çıkarır getirir. Şüphesiz Allah Latîf'tir/en gizli şeyleri bilendir, (her şeyden) hakkıyla haberdar olandır.”

Şaban Piriş

Ey oğlum! (Yaptığın amel) Bir hardal tanesi ağırlığında olsa (ve bu) ister bir kayanın içinde ya da göklerde veya yerin içinde bulunsa, Allah onu yine de getirir. Allah Latif'tir, herşeyden haberdardır.

Ali Özek ve diğerleri

(Lokman, öğütlerine devamla şöyle demişti:) Yavrucuğum! Yaptığın iş (iyilik veya kötülük), bir hardal tanesi ağırlığında bile olsa ve bu, bir kayanın içinde veya göklerde yahut yerin derinliklerinde bulunsa, yine de Allah onu (senin karşına) getirir. Doğrusu Allah, en ince işleri görüp bilmektedir ve her şeyden haberdardır.

Ayetin Tefsiri 2 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

Ey Oğlum! İyilik ya da kötülük, hardal tanesi kadar küçük dahi olsa ve bu ister hiçbir kimsenin görmediği bir kayanın içinde ya da gökyüzünün herhangi bir yerinde veyahut da yeryüzünde olsa; Yüce Allah bunu kıyamet günü getirecektir. Bunun karşılığını kuluna verecektir. Şüphesiz Allah Latîf'tir, ince ayrıntılar bile O'na gizli kalmaz. Eşyanın hakikatinden ve yerinden hakkıyla haberdardır.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
يَٰبُنَيَّ—يا ولدي.
إِنَّهَاإنّإن: حرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة.
إِنإنحرف شرط جازم.
تَكُكونكان: تأتي غالبا ناقصة للدلالة على الماضي؛ ولها ثلاث حالات: الأولى أن تكون من الأفعال التي ترفع الاسم وتنصب الخبر وتسمى حينئذ ناقصة. الثانية: أن تكتفي بالاسم وتسمى حينئذ تامة وتكون بمعنى "ثبت" أو بمعنى "وقع". الثالثة: أن تكون زائدة للتوكيد في وسط الكلام وآخره، ولا تزاد في أوله؛ فلا تعمل ولا تدل على حدث ولا زمان. ومن معانيها أنها تأتي بمعنى: صار. وبمعنى: الاستقبال. وبمعنى: الحال. وبمعنى: اتصال الزمان من غير انقطاع مثل {وكان الله غفورا رحيما} لم يزل على ذلك.
مِثْقَالَثقلمثقال حبة: زنتها.
حَبَّةٍحببالحب: اسم جنس للحنطة وغيرها مما يكون في السنبل.
مِّنْمِنحرف جر يفيد تبيين الجنس أو تبيين ما أبهم قبل "من" أو في سياقها.
خَرْدَلٍخردلالخردل: نبات له حب صغير جدا. وإتيان الله بحبة منه: كناية عن كمال إحاطة علم الله بدقائق الأشياء.
فَتَكُنكونكان: تأتي غالبا ناقصة للدلالة على الماضي؛ ولها ثلاث حالات: الأولى أن تكون من الأفعال التي ترفع الاسم وتنصب الخبر وتسمى حينئذ ناقصة. الثانية: أن تكتفي بالاسم وتسمى حينئذ تامة وتكون بمعنى "ثبت" أو بمعنى "وقع". الثالثة: أن تكون زائدة للتوكيد في وسط الكلام وآخره، ولا تزاد في أوله؛ فلا تعمل ولا تدل على حدث ولا زمان. ومن معانيها أنها تأتي بمعنى: صار. وبمعنى: الاستقبال. وبمعنى: الحال. وبمعنى: اتصال الزمان من غير انقطاع مثل {وكان الله غفورا رحيما} لم يزل على ذلك.
فِيفيحرف جر يفيد معنى الظرفية
صَخْرَةٍصخرصخرة: واحدة الصخر والصخر: الحجارة العظيمة الصلبة.
أَوْأوحرف عطف يفيد التفصيل.
فِيفيحرف جر يفيد معنى الظرفية
ٱلسَّمَٰوَٰتِسمو‌جمع: السماء، مصدر سما، وهي: ‌ما ‌يقابل ‌الأرض، وعددها سبع، وله أبواب تُفَتَّح.
أَوْأوحرف عطف يفيد التفصيل.
فِيفيحرف جر يفيد معنى الظرفية
ٱلْأَرْضِأرضالكرة الأرضية التي يعيش عليها الإنسان، وتطلق الكلمة على جزء منها كبير أو صغير، جمع:أرْضون وأرَضون وأراضٍ
يَأْتِأتييجئ.
بِهَابالباء: حرف جر يفيد معنى الإلصاق.
ٱللَّهُألهالمألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً، وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى لم يسمَّ به غيره
إِنَّإنّحرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة.
ٱللَّهَألهالمألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية. وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى
لَطِيفٌلطفصفة لله سبحانه، واللطيف: هو المحسن الى عباده في خفاء وستر من حيث لا يحتسبون.
خَبِيرٌخبرصفة لله سبحانه، والخبير: هو المطلع على حقيقة الأشياء فلا تخفى على الله خافية وهو عالم بالكليات والجزئيات ومن أنكر ذلك كفر.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

{إِنَّهَا} غنة في النون المشددة {إِنْ تَكُ} إخفاء حقيقي في النون مع التاء

{حَبَّةٍ مِنْ} إدغام بغنة في التنوين مع الميم {خَرْدَلٍ فَتَكُنْ فِي} إخفاء

حقيقي في الفاء مرتين {إِنَّ} حرف غنة مشدد.