Kehf Suresi 50. Ayet

Mağara · Mekke · Sure 18 · Ayet 50/110

وَإِذْ قُلْنَا لِلْمَلَـٰٓئِكَةِ ٱسْجُدُوا۟ لِـَٔادَمَ فَسَجَدُوٓا۟ إِلَّآ إِبْلِيسَ كَانَ مِنَ ٱلْجِنِّ فَفَسَقَ عَنْ أَمْرِ رَبِّهِۦٓ ۗ أَفَتَتَّخِذُونَهُۥ وَذُرِّيَّتَهُۥٓ أَوْلِيَآءَ مِن دُونِى وَهُمْ لَكُمْ عَدُوٌّۢ ۚ بِئْسَ لِلظَّـٰلِمِينَ بَدَلًا

Ve iz kulna lil melaiketiscudu li ademe fe secedu illa iblis, kane minel cinni fe feseka an emri rabbih, e fe tettehızunehu ve zurriyyetehu evliyae min duni ve hum lekum aduvv, bi'se liz zalimine bedela.

Ayet Tilaveti

Ayetin Mealleri 13 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Hani biz meleklere, "Adem için saygı ile eğilin" demiştik de İblis'ten başka hepsi saygı ile eğilmişlerdi. İblis ise cinlerdendi de Rabbinin emri dışına çıktı. Şimdi siz, beni bırakıp da İblis'i ve neslini, kendinize dostlar mı ediniyorsunuz? Halbuki onlar sizin için birer düşmandırlar. Bu, zalimler için ne kötü bir bedeldir!

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Yine düşün o vakıt ki Melaikeye Adem için secde edin demiştik hemen secde ettiler, ancak İblis, Cinden idi de Rabbının emrinden çıktı, ya şimdi siz beni bırakıp da onu ve zürriyyetini kendinize evliya mı ittihaz ediyorsunuz onlar size öyle düşman iken? zalimler için ne fena bedel

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yine o vakti hatırla ki, meleklere: "Adem için secde edin!" demiştik, hemen secde ettiler, ancak İblis cinlerden idi Rabbinin emri dışına çıktı. Şimdi siz beni bırakıp da onu ve soyunu kendinize dost mu ediniyorsunuz? Onlar size düşman iken! Zalimler için ne kötü bir değişme!

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Hani biz meleklere: "Adem için secde edin" demişdik de İblisden başkası hemen secde etmişlerdi. O ise, cinden olduğu için, Rabbinin emrinden dışarı çıkmışdı. Şimdi siz beni bırakıb da onu ve onun neslini (avenesini), hepsi sizin düşmanınız olduğu halde, dostlar edinir misiniz? Zaalimler için ne kötü trampadır (bu)!

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Meleklere: "Adem'e secde edin!" demiştik; secde ettiler, yalnız İblis etmedi. O cinlerdendi, Rabbinin buyruğu dışına çıktı. Şimdi siz, benden ayrı olarak onu ve onun neslini dostlar mı ediniyorsunuz? Oysa onlar, sizin düşmanınızdır. Zalimler için ne kötü bir değiştirmedir (bu. Dost olan Allah'ı bırakıp düşman olan şeytanı ve zürriyetini dost tutmak)!

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

Hani bir zaman Biz meleklere: "Adem'e secde edin!" deyince, onlar da derhal secdeye kapanmışlardı. Ne var ki İblis eğilmemişti. O cinlerden idi. Rabbinin emrinin dışına çıktı. Ey Adem'in evlatları!Onlar size düşman oldukları halde, siz kalkıp Benden ayrı olarak onu ve onun evlatlarını mı dost ediniyorsunuz?Zalimler için ne fena bir bedel! Ne zararlı bir takas!

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Hani meleklere: "Adem'e secde edin" demiştik; İblis'in dışında (diğerleri) secde etmişlerdi. O cinlerdendi, böylelikle Rabbinin emrinden dışarı çıkmıştı. Bu durumda Beni bırakıp onu ve onun soyunu veliler mi edineceksiniz? Oysa onlar sizin düşmanlarınızdır. (Bu,) Zalimler için ne kadar kötü bir (tercih) değiştirmedir.

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

Ve (hatırla ki) Biz meleklere "Adem'in önünde yere kapanın!" dediğimiz zaman, İblis dışında, onların hepsi yere kapanmıştı. (İblis) görünmeyen varlıklardan biriydi; ve böylece Rabbinin buyruğu dışına çıktı. Peki, yine de onu ve avanesini kendinize dostlar/sırdaşlar edinecek misiniz, hem de onlar sizin düşmanlarınız olduğu halde? Zalimler adına bu ne kötü bir mübadeledir!

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Hani meleklere: -Adem için secde edin, demiştik de İblis dışında hepsi secde etmişti. O, cinlerden olduğu için Rabbinin emrinden dışarı çıktı. O halde siz, onlar sizin düşmanınız olmasına rağmen, benim dışımda onu ve soyunu kendinize dost mu ediniyorsunuz? Zalimler için ne kötü bir bedel!

Erhan Aktaş tefsirli

Kerim Kur'an

Hani! Biz, meleklere, "Adem'e secde edin.[1]" demiştik. İblis hariç hepsi secde etmişti. O cinlerdendi. Böylece Rabb'inin sözünden dışarı çıktı. Benim yanım sıra, onu ve soyunu evliya mı ediniyorsunuz? Oysa onlar sizin düşmanınızdır. Zalimler için ne kötü bir tercihtir bu!

Tefsir / dipnot (2)

Bkz. 17:61. ayetin dipnotu.

Bkz. 11:113. ayetin dipnotu.

Ali Rıza Safa tefsirli

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Meleklere; "Âdem'e secde edin!" dediğimizde, İblis dışında secde ettiler; cinlerden olduğu için, Efendisinin buyruğunun dışına çıktı. Yine de onu ve onun soyunu, Benim yerime dostlar mı ediniyorsunuz? Üstelik onlar size düşmandır. Haksızlık yapanlar için, ne kötü bir değiştirme.[229]

Tefsir / dipnot (1)

"İblis, cinlerden olduğu için, Allah'a karşı geldi." anlamındaki tümce, kimi Kur'an çevirilerinde, "İblis, Allah'a karşı geldiği için, cinlerden oldu." biçiminde çevrilmiştir.

İbni Kesir

Hani meleklere; Adem'e secde edin, demiştik de İblis'ten başka hepsi secde etmişti. O ise, cinnlerden olduğu için Rabbının emrinden dışarı çıkmıştı. Şimdi siz, beni bırakıp da size düşman olan, onu ve soyunu mu dost ediniyorsunuz? Zalimler için ne kötü bedeldir bu.

Gültekin Onan

Hani meleklere: "Adem'e secde edin" demiştik; İblis'in dışında (diğerleri) secde etmişlerdi. O cinlerdendi, (böylelikle) rabbinin buyruğundan dışarı çıkmıştı (fefeseka). Bu durumda beni bırakıp onu ve onun soyunu veliler mi edineceksiniz? Oysa onlar sizin düşmanlarınızdır. (Bu,) Zalimler için ne kadar kötü bir (tercih) değiştirmedir.

Ayetin Tefsiri 6 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

-Ey Resul!- Meleklere: "Âdem'e secde edin!" dediğimizde, hemen meleklerin hepsi Rablerinin emrine uyarak selamlama secdesi yaptılar. Ancak İblis secde etmedi. O İblis cinlerdendi, meleklerden değildi. Secde etmeye karşı kibirlendi ve Rabbine itaat etme emrinin dışına çıktı. -Ey insanlar!- Şimdi beni bırakıp da onu ve soyunu size düşman olmalarına rağmen dost mu ediniyorsunuz? Düşmanlarınızı kendinize nasıl dost ediniyorsunuz? Allah Teâlâ'nın dostluğu yerine şeytanı kendilerine dost edinen zalimlerin yaptıkları ne kötüdür ve ne çirkin bir iştir?

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
وَإِذْإذإذ: ظرف يدل في أكثر الحالات على الزمن الماضي.
قُلْنَاقولألهمنا.
لِلْمَلَٰئِكَةِألكالملائكة: خلق عظيم من خلق الله، خلقوا من نور، يتشكلون فيما يشاءون من الصور، لا يعصون الله ما أمرهم ويفعلون ما يؤمرون.
ٱسْجُدُواسجدضعوا جباهكم على الأرض.
لِءَادَمَأدمآدم: ‏أبو البشر، خلقه الله بيده، وأسجد له الملائكة، وعلمه الأسماء كلها، وهو أول الأنبياء.‏.
فَسَجَدُواسجدسجدوا: وضعوا جباههم على الأرض.
إِلَّاإلاحرف استثناء، والاستثناء هنا منقطع.
إِبْلِيسَبلسالشيطان أبو الجن. وإبليس""‌إفعيل"، ‌من ‌الإبلاس، وهو الإياس من الخير، والندم والحزن.
كَانَكونفعل ماضٍ ناسخ ناقص
مِنَمِنحرف جر يفيد تبيين الجنس أو تبيين ما أبهم قبل "من" أو في سياقها.
ٱلْجِنِّجننعالم مستتر لا يرى.
فَفَسَقَفسقفسق عن أمر ربه: عصاه وخرج عن طاعته.
عَنْعنحرف جر يفيد معنى المجاوزة المجازية.
أَمْرِأمرفسق عن أمر ربه: عصاه وخرج عن طاعته.
رَبِّهِرببإلهه المعبود. والرب، معناه: ‌الإله ‌المعبود، والخالق، والمالك، والسيد، والمربي، والقائم، والمنعم، والمصلح، والجابر، والمدبر لخلقه كما يشاء على ما تقتضيه حكمته، والجمع: أرباب وربوب. والرب: ‌اسم من أسماء الله تعالى ولا يقال في غيره إلا بالإضافة.
أَفَتَتَّخِذُونَهُأخذأفتجعلونه.
وَذُرِّيَّتَهُذررالذرية: نسل الإنسان من الذكور والإناث.
أَوْلِيَاءَوليالأولياء: جمع ولي، والولي: الذي يكون إلى جانبك في مجلسك والمراد الأقرب والأولى في مناصرتك والدفاع عنك أو المتولي لأمرك والقيم عليه الذي ينبغي أن يجلب لك المنفعة ويصرف عنك السوء.
مِنمِنمن: حرف جر يفيد اختيار أو أخذ شيء بدل شيء آخر.
دُونِيدونمن دوني: متجاوزينني.
وَهُمْهمهم: ضمير الغائبين.
لَكُمْلاللام: حرف جر يفيد الإختصاص.
عَدُوٌّعدوالعدو: هو الباغض الكاره. ‌وأصل ‌العداوة: ‌البغض والبعد وإنكار الحب. ‌وسمي ‌العدو عدواً: لما يخاف من ضرره.
بِئْسَبئسكلمة ذم، ويقابلها: نعم.
لِلظَّٰلِمِينَظلمالظالمين: الجائرين المتجاوزين للحد بالكفر أو الفسق أو نحوهما.
بَدَلًابدلبديلا وعوضا.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

{لِلْمَلَائِكَةِ} مد متصل، ويبدأ بهمزة الوصل مضمومة في {اسْجُدُوا} لضم

ثالث الفعل {لِآدَمَ} مد بدل {فَسَجَدُوا إِلَّا إِبْلِيسَ} مد منفصل مرتين

{الْجِنِّ} غنة في النون، وفي {رَبِّهِ أَفَتَتَّخِذُونَهُ وَذُرِّيَّتَهُ} ثلاثة

مدود، صلة، الثانية صلة صغرى والأولى والثالثة صلة كبرى {أَوْلِيَاءَ} مد متصل

{مِنْ دُونِي} إخفاء حقيقي في النون مع الدال.