Kasas Suresi 38. Ayet
Tarihi Vakalar · Mekke · Sure 28 · Ayet 38/88
وَقَالَ فِرْعَوْنُ يَـٰٓأَيُّهَا ٱلْمَلَأُ مَا عَلِمْتُ لَكُم مِّنْ إِلَـٰهٍ غَيْرِى فَأَوْقِدْ لِى يَـٰهَـٰمَـٰنُ عَلَى ٱلطِّينِ فَٱجْعَل لِّى صَرْحًا لَّعَلِّىٓ أَطَّلِعُ إِلَىٰٓ إِلَـٰهِ مُوسَىٰ وَإِنِّى لَأَظُنُّهُۥ مِنَ ٱلْكَـٰذِبِينَ
Ve kale fir'avnu ya eyyuhel meleu ma alimtu lekum min ilahin gayri, fe evkıd li ya hamanu alet tini fec'al li sarhan lealli attaliu ila ilahi musa ve inni le ezunnuhu minel kazibin.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Kasas Suresi 38. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Firavun, "Ey ileri gelenler! Sizin benden başka bir ilahınız olduğunu bilmiyorum. Ey Haman! Benim için bir ateş yakıp tuğla pişir de bana bir kule yap! Belki Musa'nın ilahına çıkar bakarım(!) Şüphesiz ben onun mutlaka yalancılardan olduğunu sanıyorum" dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Fir'avn ise dedi ki: Ey millet, ben sizin için benden başka bir tanrı bilmiyorum, haydi benim için çamura ocağı yak da ya Haman bana bir kule yap belki Musanın tanrısına muttali' olurum, maamafih ben onu her halde yalancılardan sanıyorum
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Firavun ise şöyle dedi: "Ben, sizin için benden başka bir tanrı bilmiyorum. Ey Haman, haydi benim için çamur üzerine bir ocak yak da bana bir kule yap; belki Musa'nın tanrısına çıkarım; ama ben kesinlikle onun yalan söyleyenlerden olduğunu sanıyorum."
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Fir'avn dedi: "Ey ileri gelenler, ben sizin benden başka bir Tanrınız olduğunu bilmiyorum! Ey Haman, haydi benim için çamurun üzerinde ateş yak da bana büyük bir kule yap. Belki ben Musanın Tanrısına tırmanıb çıkarım! Maamafih ben onu mutlakaa yalancılardan sanıyorum ya!"
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Fir'avn dedi ki: "Ey ileri gelenler, ben sizin için benden başka bir tanrı bilmiyorum, ey Haman, haydi benim için çamurun üzerinde ateş yak(arak tuğla imal et de) bana bir kule yap, belki Musa'nın tanrısına çıkarım, çünkü ben onu (Musa'yı) yalancılardan sanıyorum."
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Firavun da dedi ki: "Ey benim danışmanlarım ve devlet adamlarım! Ben sizin benden başka bir ilahınız olduğunu bilmiyorum. Haman! Haydi benim için tuğla ocağını tutuştur, balçığı pişir, fazlaca tuğla imal ettirip benim için öyle yüksek bir kule yap ki, belki de onun vasıtasıyla yükselip Musa'nın (varlığını iddia ettiği) Tanrısını görürüm! Aslında, ben onun yalancının biri olduğu görüşündeyim ya (neyse!)"
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Firavun dedi ki: "Ey önde gelenler, sizin için benden başka ilah olduğunu bilmiyorum. Ey Haman, çamurun üstünde bir ateş yak da, bana yüksekçe bir kule inşa et, belki Musa'nın ilahına çıkarım çünkü gerçekten ben onu yalancılardan (biri) sanıyorum."
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Bunun üzerine Firavun: "Soylular!" dedi, "Ben sizin için benden başka tanrı tanımıyorum! Bunun içindir ki, sen ey Haman, benim için (tuğla) ocağını tutuştur, balçığı pişir ve bana öyle yüksek bir kule yap ki, çıkıp Musa'nın şu tanrısını bir göreyim! Çünkü ben o'nun şu onmaz yalancılardan biri olduğunu sanıyorum!"
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Firavun da: -Ey ileri gelenler, sizin için benden başka ilah tanımıyorum. Ey Haman! Çamur üzerine benim için bir ateş yak ve bana bir kule yap. Belki Musa'nın ilahına ulaşabilirim. Çünkü ben onun yalancılardan olduğunu sanıyorum, dedi.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
Firavun: "Ey halkımın meleleri![1] Ben, sizin için benden başka ilah bilmiyorum.[2] Ey Haman, benim için çamur üzerine hemen bir ateş yak;[3] bana yüksek bir kule yap. Belki Musa'nın ilahı ile karşılaşırım. Onun yalancılardan olduğunu zannediyorum.[4]" dedi.
Tefsir / dipnot (4)
Halkın ileri gelenleri, imtiyaz sahibi seçkinleri. Din adamları sınıfı.
İfade kelime anlamı ile böyle olmakla birlikte Mısır firavunlarının Ahitet'e iman eden kimseler oldukları dikkate alındığında; buradaki "ilahlık", anlam olarak Firavun'un kendisini Mısır halkının ilahlarının temsilcisi olarak gördüğü anlamına gelmektedir.
Tuğla yap.
Kesinlikle biliyorum. Zan, kelime olarak tahmin, sanı anlamında değil; Cahiliye toplumunda kesinlik ifade eden, tecrübe ve gözlemle elde edilmiş bilgi anlamında kullanılan bir kelimeydi.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Firavun: "Ey ileri gelenler! Sizin için, benden başka tanrı tanımıyorum!" dedi; "Ey Haman! Benim için ocağını yak, balçığı pişir; bana bir kule yap. Belki Musa'nın Tanrısına ulaşırım. Zaten aslında, Onun yalancı olduğundan kuşkum yok!"
İbni Kesir
Firavun da dedi ki: Ey ileri gelenler; sizin, benden başka bir tanrınız olduğunu bilmiyorum. Ey Haman; haydi, benim için çamurun üzerinde ateş yak da, bana büyük bir kule yap. Çıkar da belki Musa'nın tanrısını görürüm. Doğrusu onu yalancılardan sanıyorum.
Gültekin Onan
Firavun dedi ki: "Ey önde gelenler, sizin için benden başka tanrı olduğunu bilmiyorum. Ey Haman, çamurun üstünde bir ateş yak da, bana yüksekçe bir kule inşa et, belki Musa'nın tanrısına çıkarım çünkü gerçekten ben onu yalancılardan (biri) sanıyorum."
Rowad Tercüme Merkezi
Firavun da: "Ey ileri gelenler! Sizin için benden başka ilah tanımıyorum. Ey Hâman! Çamur üzerine benim için bir ateş yak ve bana bir kule yap. Belki Mûsâ’nın ilahına ulaşabilirim. Çünkü ben onun yalancılardan olduğunu sanıyorum." dedi.
Şaban Piriş
Firavun da: Ey ileri gelenler! Sizin için benden başka ilah tanımıyorum. Ey Hâman! Çamur üzerine benim için bir ateş yak ve bana bir kule yap. Belki Musa’nın ilahına ulaşabilirim. Çünkü ben onun yalancılardan olduğunu sanıyorum, dedi.
Ali Özek ve diğerleri
Firavun ise şöyle demişti: "Ey ileri gelenler! Sizin için, benden başka bir ilâh tanımıyorum. Ey Hâman! Çamur üzerine benim için bir ateş yak! Sonra da bana bir kule yap, belki Musa'nın ilâhına ulaşabilirim. Ben onun yalancılardan biri olduğunu zannediyorum".
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Firavun, kavminin ileri gelenlerine hitap ederek şöyle dedi: "Ey soylular topluluğu! Sizin için benden başka bir mabut bilmiyorum. Ey Hamân! Benim için, güçlenip sertleşene kadar çamur üzerinde bir ateş yak ve bununla bana yüksek bir bina inşa et! Böylece Musa’nın mabuduna bakmayı ve binanın üzerinde durmayı umut ediyorum. Çünkü ben, Musa’nın Allah’ın bana ve kavmime gönderdiği bir peygamber olduğuna dair iddiasında bir yalancı olduğunu düşünüyorum.''
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| وَقَالَ | قول | وتكلم. | |||
| فِرْعَوْنُ | فرعون | لقب ملوك مصر في التاريخ القديم، والمراد فرعون موسى عليه السلام، وهو الذي غرق في اليم. | |||
| يَٰأَيُّهَا | — | يا: للنداء، أيها: وصلة لنداء ما فيه"أل"من الذكور مع التنبيه. | |||
| ٱلْمَلَأُ | ملأ | أشراف القوم ووجوههم. | |||
| مَا | ما | نافية غير عاملة. | |||
| عَلِمْتُ | علم | عرفت وأدركت. | |||
| لَكُم | ل | اللام: حرف جر يفيد الإختصاص. | |||
| مِّنْ | مِن | من التوكيدية: حرف جر يفيد التوكيد وهي زائدة نحويا. | |||
| إِلَٰهٍ | أله | الإله، معناه: المألوه، أي: المعبود؛ سواء بحق أو بغير حق. وكل من عبد شيئا فقد اتخذه إلها. والجمع: آلهة. والله عز وجل وحده هو الإله الحق. والإله: من أسماء الله سبحانه. | |||
| غَيْرِي | غير | غير: وردت أحيانا بمعنى"إلا"وأحيانا بمعنى"دون"وأحيانا صفة. | |||
| فَأَوْقِدْ | وقد | فأشعل. | |||
| لِي | ل | اللام: حرف جر يفيد الإختصاص. | |||
| يَٰهَٰمَٰنُ | — | يا: للنداء، وهامان: كان وزيرا لفرعون موسى، وكبير كهنته. | |||
| عَلَى | على | حرف جر يفيد معنى الاستعلاء | |||
| ٱلطِّينِ | طين | الطين: التراب المختلط بالماء. | |||
| فَٱجْعَل | جعل | فصير. | |||
| لِّي | ل | اللام: حرف جر يفيد الإختصاص. | |||
| صَرْحًا | صرح | الصرح: القصر العالي. | |||
| لَّعَلِّي | لعل | لعل: حرف نصب يحتمل معاني التعليل أو التوقع أو الترجي غالبا. | |||
| أَطَّلِعُ | طلع | أطلع إلى إله موسى: أنظر إليه لأعرفه. | |||
| إِلَىٰ | إلى | حرف جر يدل على انتهاء الغاية. | |||
| إِلَٰهِ | أله | الإله، معناه: المألوه، أي: المعبود؛ سواء بحق أو بغير حق. وكل من عبد شيئا فقد اتخذه إلها. والجمع: آلهة. والله عز وجل وحده هو الإله الحق. والإله: من أسماء الله سبحانه. | |||
| مُوسَىٰ | موسى | موسى: هو نبي الله موسى بن عمران، كليم الله، أرسله الله إلى فرعون وقومه ليخرجهم من الظلمات إلى النور. | |||
| وَإِنِّي | إنّ | إن: حرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة. | |||
| لَأَظُنُّهُ | ظنن | لأعتقد أنه. | |||
| مِنَ | مِن | حرف جر يفيد تبيين الجنس أو تبيين ما أبهم قبل "من" أو في سياقها. | |||
| ٱلْكَٰذِبِينَ | كذب | المتصفين بالكذب، والكذب: الإخبار بخلاف الواقع أو الاعتقاد. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{يَاأَيُّهَا} مد منفصل {لَكُمْ مِنْ} إدغام تماثل صغير بين الميمين. ودال
{فَأَوْقِدْ لِي} مقلقلة {فَاجْعَلْ لِي} إدغام لام الفعل في اللام بعدها للتماثل
بينهما {صَرْحًا لَعَلِّي} إدغام بغير غنة في التنوين مع اللام {لَعَلِّي
أَطَّلِعُ} مد منفصل. كذا {إِلَى إِلَهِ} وفي {وَإِنِّي} غنة في النون المشددة،
ومد طبيعي {لَأَظُنُّهُ} في الهاء صلة قصيرة، وفي الكلمة غنة في النون المشددة.