Kasas Suresi 10. Ayet
Tarihi Vakalar · Mekke · Sure 28 · Ayet 10/88
وَأَصْبَحَ فُؤَادُ أُمِّ مُوسَىٰ فَـٰرِغًا ۖ إِن كَادَتْ لَتُبْدِى بِهِۦ لَوْلَآ أَن رَّبَطْنَا عَلَىٰ قَلْبِهَا لِتَكُونَ مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ
Ve asbaha fuadu ummi musa fariga, in kadet le tubdi bihi lev la en rabatna ala kalbiha li tekune minel mu'minin.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Kasas Suresi 10. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Musa'nın anasının kalbi bomboş kaldı. Eğer biz (çocuğu ile ilgili sözümüze) inancını koruması için kalbine güç vermeseydik, neredeyse bunu açıklayacaktı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Musanın anasının gönlü ise bomboş sabahı etti, az daha onu açıverecekti: kalbine rabıta vermese idik eğer iymanlılardan olsun diye
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Musa'nın annesinin yüreği ise bomboş sabah etti. Şayet inananlardan olması için kalbine kuvvet vermeseydik, az daha onu açığa vuracaktı.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Musanın anası — yüreği (evladından başka bir şeyden) bomboş olarak — sabahladı. Eğer (Allahın vadine) inananlardan olması için kalbine (sabr-ü sükun ile) rabıta vermeseydik az daha onu mutlak açığa vuracakdı.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Musa'nın annesinin gönlü bomboş sabahladı (meraktan çıldıracak oldu). Eğer biz, (va'dimize) inananlardan olması için onun kalbini iyice pekiştirmemiş olsaydık, neredeyse işi açığa vuracaktı.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Musa'nın annesi, çocuğunun Firavun'un eline geçtiğini öğrenince aklı başından gitti, onun dışındaki her şeyi unuttu. Eğer, Biz vadimize inananlardan olması için kalbine sabır kuvveti vermeseydik, neredeyse işi açığa vuracak, gidip çocuğa sahip çıkacaktı.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Musa'nın annesi ise, yüreği boşluk içinde sabahladı. Eğer mü'minlerden olması için kalbi üzerinde (sabrı ve dayanıklılığı) pekiştirmemiş olsaydık, neredeyse onu(n durumunu) açığa vuracaktı.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Bu arada, Musa'nın annesi yüreği acıyla dolup taşarak sabahı etti; öyle ki, eğer (sözümüze olan) inancını sonuna kadar canlı tutması için yüreğini iyice güçlendirmemiş olsaydık o'nun kim olduğunu az kalsın açığa vuracaktı.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Musa'nın annesi kalbi bomboş olarak sabah etti. Müminlerden olması için kalbini pekiştirmemiş olsaydık neredeyse işi açığa vuracaktı.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Musa'nın annesi gönlü boş olarak sabahladı. Eğer Biz sözümüze güvenenlerden olması için gönlünü pekiştirmeseydik az kalsın durumu açığa vuracaktı.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Musa'nın annesi, yüreği acıyla dolup taşarak sabahladı. İnancını koruması için yüreğini güçlendirmeseydik, neredeyse açığa vuracaktı.
İbni Kesir
Musa'nın annesi, yüreği bomboş sabah etti. Şayet inananlardan olması için kalbini pekiştirmemiş olsaydık; neredeyse onu açığa vuracaktı.
Gültekin Onan
Musa'nın annesi ise, yüreği (fuadü) boşluk içinde sabahladı. Eğer inançlılardan olması için kalbi üzerinde (sabrı ve dayanıklılığı) pekiştirmemiş olsaydık, neredeyse onu(n durumunu) açığa vuracaktı.
Rowad Tercüme Merkezi
Mûsâ’nın annesi kalbi bomboş olarak sabah etti. Eğer biz, (vaadimize) iman edenlerden olması için onun kalbini pekiştirmemiş olsaydık, neredeyse işi açığa vuracaktı.
Şaban Piriş
Musa’nın annesi kalbi bomboş olarak sabah etti. Eğer biz, (vadimize) inananlardan olması için onun kalbini pekiştirmemiş olsaydık, neredeyse işi açığa vuracaktı.
Ali Özek ve diğerleri
Musa'nın anasının yüreğinde yalnızca çocuğunun tasası kaldı. Eğer biz, (vâdimize) inananlardan olması için onun kalbini pekiştirmemiş olsaydık, neredeyse işi meydana çıkaracaktı.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Musa -aleyhisselam-'ın annesinin yüreği, Musa’nın durumu dışında bütün dünya işlerinden boşalmış olarak sabahladı. Eğer biz, Rablerine tevekkül eden ve takdir ettiğine sabreden Müminlerden olması için onun kalbini sükûnet ve sabır vermek suretiyle sabit kılarak bağlamasaydık, neredeyse sabredemeyerek, az daha ona olan aşırı bağlılığı sebebiyle bu çocuğun kendisine ait olduğunu ortaya çıkaracaktı.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| وَأَصْبَحَ | صبح | وصار. | |||
| فُؤَادُ | فأد | قلب. | |||
| أُمِّ | أمم | أم موسى: والدته. | |||
| مُوسَىٰ | موسى | موسى: هو نبي الله موسى بن عمران، كليم الله، أرسله الله إلى فرعون وقومه ليخرجهم من الظلمات إلى النور. | |||
| فَٰرِغًا | فرغ | خاليا إلا من موسى. | |||
| إِن | إن | حرف مخفف من إن يفيد التوكيد والتحقيق. | |||
| كَادَتْ | كود | أوشكت. | |||
| لَتُبْدِي | بدو | لتبدي به: لتصرح بأنه ابنها لشدة وجدها. | |||
| بِهِ | ب | الباء: حرف جر يفيد معنى الإلصاق. | |||
| لَوْلَا | لولا | حرف يتضمن معنى الشرط، يدل على امتناع شيء لوجود غيره. | |||
| أَن | أن | حرف مصدري يفيد الإستقبال. | |||
| رَّبَطْنَا | ربط | ربطنا على القلب: قويناه بالصبر والشجاعة ليطمئن ويسكن. | |||
| عَلَىٰ | على | حرف جر يفيد معنى الاستعلاء | |||
| قَلْبِهَا | قلب | القلوب: جمع قلب، وهو الفؤاد، سمّي قلبا؛ لتصرّفه في الأعضاء، ولكثرة تقلبه بالخواطر والمعاني ومن رأي لآخر ومن اعتقاد لآخر. | |||
| لِتَكُونَ | كون | كان: تأتي غالبا ناقصة للدلالة على الماضي؛ ولها ثلاث حالات: الأولى أن تكون من الأفعال التي ترفع الاسم وتنصب الخبر وتسمى حينئذ ناقصة. الثانية: أن تكتفي بالاسم وتسمى حينئذ تامة وتكون بمعنى "ثبت" أو بمعنى "وقع". الثالثة: أن تكون زائدة للتوكيد في وسط الكلام وآخره، ولا تزاد في أوله؛ فلا تعمل ولا تدل على حدث ولا زمان. ومن معانيها أنها تأتي بمعنى: صار. وبمعنى: الاستقبال. وبمعنى: الحال. وبمعنى: اتصال الزمان من غير انقطاع مثل {وكان الله غفورا رحيما} لم يزل على ذلك. | |||
| مِنَ | مِن | حرف جر يفيد تبيين الجنس أو تبيين ما أبهم قبل "من" أو في سياقها. | |||
| ٱلْمُؤْمِنِينَ | أمن | الذين يقرون بوحدانية الله وبصدق رسله وينقادون لله بالطاعة وللرسول بالاتباع. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{أُمِّ} غنة في الميم المشددة {إِنْ كَادَتْ} إخفاء حقيقي في النون مع الكاف
{لَوْلَا أَنْ رَبَطْنَا} مد، منفصل، يليه إدغام بغير غنة في النون مع الراء. وفي
الطاء قلقلة