İnfitâr Suresi 18. Ayet
Yarılma · Mekke · Sure 82 · Ayet 18/19
ثُمَّ مَآ أَدْرَىٰكَ مَا يَوْمُ ٱلدِّينِ
Summe ma edrake ma yevmud din.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Evet, hesap ve ceza gününün ne olduğunu sen ne bileceksin?
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Evet bildin mi nedir din günü?
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Evet, sen bildin mi nedir din günü?
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
O din günü nedir? Tekrar (bunu) sana hangi şey öğretdi?
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Ve yine ceza gününün ne olduğunu sen nereden bileceksin?
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Evet, bir daha söylüyorum: Din gününün ne olduğunu sen bilir misin?
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Ve yine din gününü sana bildiren şey nedir?
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Ve bir kez daha: Hesap Günü nedir bilir misin?
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Yine, Din gününün ne olduğunu Sana bildiren nedir?
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Evet, Din Günü'nün ne olduğunu sen nereden bileceksin?
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Evet! Yargı Günü'nü, sana bildiren nedir?
İbni Kesir
Yine sen nereden bileceksin, din gününün ne olduğunu?
Gültekin Onan
Ve yine din gününü sana bildiren şey nedir?
Ayetin Tefsiri 3 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Yine, din/hesap gününün ne olduğunu sana ne öğretti?
Klasik rivayet tefsirinin Türkçe çevirisi
Yine sen nereden bileceksin, din gününün ne olduğunu?
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
13- İyi ve itaatkar müminler, hiç şüphesiz nimetler içindedirler. 14- Kötü ve günahkarlar ise hiç şüphesiz cehennemdedirler. 15- Onlar, hesap günü oraya gireceklerdir. 16- Ve bir daha oradan ayrılmayacaklardır. 17- Hesap gününün ne olduğunu sen nereden bilebilirsin ki? 18- Evet; hesap gününün ne olduğunu sen nereden bilebilirsin ki? 19- O gün kimse kimseye en ufak bir fayda sağlama imkanına sahip değildir. O gün emir/hüküm yalnız Allah’ındır.
13. Burada “İyi ve itaatkar müminler”(ٱلۡأَبۡرَارَ )”dan kasıt, Allah’ın haklarını da kullarının haklarını da yerine getiren, kalbî amellerinde ve azalarının yaptıkları amellerde iyilikten ayrılmayanlardır. Bunların mükâfatı da hem dünya yurdunda, hem berzah/kabir aleminde, hem de ebedilik yurdunda kalbî, ruhî ve bedenî nimetlere nail olmaktır. 14. Allah’ın haklarını ve kullarının haklarını gereği gibi yerine getirmeyerek bu konuda kusurlu davranan “kötü ve günahkarlar”a gelince bunların kalpleri de kötüdür, amelleri de kötüdür ve bunlar “hiç şüphesiz cehennemdedirler.” Gerek dünya yurdunda, gerek berzah aleminde, gerekse de ebedilik yurdunda can yakıcı bir azap görürler. 15. “Onlar, hesap günü oraya gireceklerdir.” Yani amellerin karşılığının verileceği o günde, en çetin azaba uğratılmak üzere orayı boylayacaklardır. 16. “Ve bir daha oradan ayrılmayacaklardır.” Aksine sürekli orada kalacaklar, oradan başka bir yere çıkıp gidemeyeceklerdir. 17-18. “Hesap gününün ne olduğunu sen nereden bilebilirsin ki? Evet; hesap gününün ne olduğunu sen nereden bilebilirsin ki?” Bu ifadeler ile zihinleri alak bullak eden o pek çetin günün dehşeti ifade edilmektedir. 19. “O gün kimse kimseye en ufak bir fayda sağlama imkanına sahip değildir.” İsterse bu kişi, onun yakın bir akrabası, candan bir sevdiği olsun. Çünkü herkes, kendi nefsi ile uğraşacaktır. Kendi nefsinin kurtuluşundan başka bir şey düşünmeyecektir. "O gün emir/hüküm yalnız Allah’ındır.” Kulları arasında O hüküm verecektir. Mazlumun zalimdeki hakkını alıp sahibine verecektir. Doğrusunu en iyi bilen Allah’tır. İnfitâr Sûresinin tefsiri burada sona ermektedir.
***