Hûd Suresi 85. Ayet

Hud · Mekke · Sure 11 · Ayet 85/123

وَيَـٰقَوْمِ أَوْفُوا۟ ٱلْمِكْيَالَ وَٱلْمِيزَانَ بِٱلْقِسْطِ ۖ وَلَا تَبْخَسُوا۟ ٱلنَّاسَ أَشْيَآءَهُمْ وَلَا تَعْثَوْا۟ فِى ٱلْأَرْضِ مُفْسِدِينَ

Ve ya kavmi evful mikyale vel mizane bil kıstı ve la tebhasun nase eşyaehum ve la ta'sev fil ardı mufsidin.

Ayet Tilaveti

Ayetin Mealleri 13 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

"Ey kavmim! Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. İnsanların eşyalarını (mallarını ve haklarını) eksiltmeyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın."

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Ey kavmim kileyi, teraziyi dengi dengine tam tutun ve nasın eşyasına densizlik etmeyin ve Yer yüzünde müfsidlik ederek fenalık yapmayın

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey kavmim, ölçeği ve teraziyi tam dengi dengine tutun. İnsanların eşyasına densizlik etmeyin ve yeryüzünde bozgunculuk ederek fenalık yapmayın!

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

"Ey kavmim ölçekde ve tartıda adaleti yerine getirin. Nasin eşyasını (mallarını, hakkını) eksiltmeyin. Yer yüzünde fesadcılar olarak fenalık yapmayın".

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

"Ey kavmim, ölçüyü ve tartıyı tam dengeli yapın, insanların eşyasını eksik vermeyin ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak kötülük etmeyin!"

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

Ey halkım! Ölçü ve tartıyı dengi dengine tam tutun, halkın hakkını yemeyin ve ülkede müfsitlik ederek fenalık yapmayın!

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

"Ey kavmim, ölçüyü ve tartıyı -adaleti gözeterek- tam tutun ve insanların eşyasını değerden düşürüp eksiltmeyin ve yeryüzünde bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın."

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

Bunun içindir ki, ey kavmim, ölçüyle tartıyla yaptığınız alışverişte dürüst ve duyarlı olun; insanları kendi hakları olan şeylerden yoksun bırakmayın; ve kötülüğü yayarak yeryüzünde karışıklık çıkarmayın.

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

-Ey Halkım, ölçü ve tartıyı hakkıyla yapın. Kimsenin malını eksik vermeyin. Yeryüzünde fesatçı olup karışıklık çıkarmayın.

Erhan Aktaş

Kerim Kur'an

"Ey kavmim! Ölçüyü ve tartıyı hakkaniyetle yapın. Kimsenin malını eksik vermeyin. Bozguncular olarak yeryüzünde fesat çıkarmayın."

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

"Ey toplumum! Ölçüyü ve tartıyı adaletle yapın. İnsanların eşyasının değerini düşürmeyin. Ve yeryüzünde karışıklık çıkarmayın!"

İbni Kesir

Ey kavmim; ölçüyü ve tartıyı yerine getirin. İnsanlara eşyalarını eksik vermeyin, yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.

Gültekin Onan

"Ey kavmim, ölçüyü ve tartıyı -adaleti gözeterek- tam tutun ve insanların eşyasını değerden düşürüp eksiltmeyin ve yeryüzünde bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın."

Ayetin Tefsiri 6 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

Ey kavmim! Bir başkası için ölçtüğünüz yahut tarttığınız zaman adaletle yapın. İnsanların haklarını cimrilik ederek, hile yaparak ve aldatarak eksiltmeyin. Öldürme ve diğer günahlar ile yeryüzünde bozgunculuk çıkarmayın.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
وَيَٰقَوْمِيا: للنداء. ‌والقوم: ‌الجماعة ‌من ‌الرجال ‌دون النساء، وربما دخلت النساء فيه بحكم التبع. والقوم: اسم جمع لا واحد له من لفظه.
أَوْفُواوفيأوفوا المكيال: أدوه وافيا كاملا.
ٱلْمِكْيَالَكيلما يكال به، أو الكيل.
وَٱلْمِيزَانَوزنالميزان: آلة الوزن، أو الوزن نفسه.
بِٱلْقِسْطِقسطبالعدل.
وَلَالالا: حرف نهي.
تَبْخَسُوابخسلا تبخسوا: لا تنقصوا.
ٱلنَّاسَنوسالناس: اسم للجمع من بني آدم، لا واحد له من لفظه. وقد يطلق ويراد به طائفة مخصوصة دون غيرهم.
أَشْيَاءَهُمْشيأالأشياء: جمع شيء، والشيء: هو ما يصح أن يعلم ويخبر عنه حسيا كان أو معنويا.
وَلَالالا: حرف نهي.
تَعْثَوْاعثيلا تعثوا مفسدين: لا تنشروا الإفساد.
فِيفيحرف جر يفيد معنى الظرفية
ٱلْأَرْضِأرضالكرة الأرضية التي يعيش عليها الإنسان، وتطلق الكلمة على جزء منها كبير أو صغير، جمع:أرْضون وأرَضون وأراضٍ
مُفْسِدِينَفسدالإفساد: نقيض الإصلاح. والمفسد: نقيض المصلح. و‌أصل ‌الإفساد: جعل منفعة الشيء مضرة؛ كإفساد الطعام ونحو بما يلقى فيه.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

في طاء {بِالْقِسْطِ} قلقلة وقفًا، وقلقلة في باء {تَبْخَسُوا} والسين مرققة،

وفي نون {النَّاسَ} غنة، وفي {أَشْيَاءَهُمْ} مد متصل.

Benzer Ayetler müteşabihat · 1 ayet

A'râf Suresi, 84. ayet Onların üstüne bir azap yağmuru yağdırdık." Bak, suçluların akıbeti nasıl oldu.…