Hûd Suresi 56. Ayet

Hud · Mekke · Sure 11 · Ayet 56/123

إِنِّى تَوَكَّلْتُ عَلَى ٱللَّهِ رَبِّى وَرَبِّكُم ۚ مَّا مِن دَآبَّةٍ إِلَّا هُوَ ءَاخِذٌۢ بِنَاصِيَتِهَآ ۚ إِنَّ رَبِّى عَلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسْتَقِيمٍ

İnni tevekkeltu alallahi rabbi ve rabbikum, ma min dabbetin illa huve ahızun bi nasıyetiha, inne rabbi ala sıratın mustekim.

Ayet Tilaveti

Ayetin Mealleri 13 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

"İşte ben, hem benim, hem sizin Rabbiniz olan Allah'a dayandım. Yeryüzünde bulunan hiçbir canlı yoktur ki, Allah, onun perçeminden tutmuş olmasın. Şüphesiz Rabbim dosdoğru bir yol üzerindedir."

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Her halde hem benim rabbım hem sizin rabbınız olan Allaha dayanmışım, hiç yerde bir debelenen yoktur ki nasıyesini o tutmuş olmasın, şüphe yok ki rabbım doğru bir yol üzerindedir

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ben kesinlikle hem benim Rabbim, hem de sizin Rabbiniz olan Allah'a dayanmışım. O'nun perçeminden tutmadığı hiçbir canlı yoktur. Şüphe yok ki, Rabbim doğru bir yol üzerindedir.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

"Şübhesiz ki ben, kendimin de, sizin de Rabbiniz olan Allaha güvenib dayandım. Yürür hiç bir mahluk haaric olmamak üzere (hepsinin) alnından tutan Odur. Benim Rabbim hakıykaten doğru bir yol üzerindedir".

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

"Ben, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a dayandım. Hiçbir canlı yoktur ki O, onun perçeminden tutmuş olmasın (onu dilediği gibi yönetmesin). Gerçekten Rabbim, doğru bir yol üzerindedir (O adildir, yanında kimse zulme uğramaz)."

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

(54-56) "Galiba tanrılarımızdan biri seni pek fena çarpmış!" demekten başka bir şey söyleyemeyiz. Hud dedi ki: "Ben Allah'ı şahit tutuyorum, siz de şahid olun ki: ben sizin Allah'a şerik koştuklarınızdan hiç birini tanımıyorum. Artık hepiniz toplanın, bana istediğiniz tuzağı kurun, hiç göz açtırmayın, hiç süre tanımayın. Ben benim de, sizin de Rabbiniz olan Allah'a dayanıp güvendim. Hiç bir canlı yoktur ki mukadderatı O'nun elinde olmasın. Rabbim elbette tam istikamet üzeredir."

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

"Ben gerçekten, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a tevekkül ettim. O'nun, alnından yakalayıp denetlemediği hiç bir canlı yoktur. Muhakkak benim Rabbim, dosdoğru bir yol üzerinedir (dosdoğru yolda olanı korumaktadır.)"

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

Ama unutmayın ki, ben, benim de sizin de Rabbiniz olan Allah'a güvenip dayanıyorum; çünkü hiçbir canlı yoktur ki ipini O tutuyor olmasın. Rabbimin yolu elbette (yolların) dosdoğru olanıdır!

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Şüphesiz ben, benim de sizin de Rabbiniz olan Allah'a dayandım. Hiç bir canlı yoktur ki O, onun perçeminden tutmuş olmasın. Şüphesiz Rabbimin yolu yolların dosdoğru olanıdır.

Erhan Aktaş tefsirli

Kerim Kur'an

"Ben, benim de Rabb'im sizin de Rabb'iniz olan Allah'a tevekkül[1] ettim. Hiçbir canlı yoktur ki O'nun buyruğunda/kontrolünde olmasın. Kuşkusuz Rabb'im dosdoğru bir yol üzerindedir."

Tefsir / dipnot (1)

Allah'a güvenmek, O'na dayanmak; her türlü çabayı gösterdikten sonra sonucu Allah'a bırakmak.

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

"Aslında, hem benim Efendim hem de sizin Efendiniz olan Allah'a güvendim. O'nun, saçının tutamından tutmadığı hiçbir yaratık yoktur. Kuşkusuz, Efendimin yolu dosdoğru olandır!"

İbni Kesir

Ben, sadece benim de, sizin de Rabbınız olan Allah'a tevekkül ettim. Yürüyen hiç bir canlı yoktur ki; O, alnından tutmasın. Elbette dosdoğru yol üzeredir benim Rabbım.

Gültekin Onan

"Ben gerçekten, benim de rabbim, sizin de rabbiniz olan Tanrı'ya tevekkül ettim. O'nun, alnından yakalayıp denetlemediği hiç bir canlı yoktur. Muhakkak benim rabbim, dosdoğru bir yol üzerinedir (dosdoğru yolda olanı korumaktadır.)"

Ayetin Tefsiri 6 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

Muhakkak ki ben, sadece Allah'a tevekkül ettim ve işimde sadece O'na dayandım. O, benim de Rabbim sizin de Rabbinizdir. Yeryüzü üzerinde hareket eden herhangi bir canlı olmasın ki o, Allah'a boyun eğmemiş olsun ve Allah'ın hükmünün ve mülkünün altında olmasın. O, ona dilediği gibi yol verir. Muhakkak ki benim Rabbim hak ve adalet üzerinedir. O, sizin benim üzerime güç sahibi olmanıza izin vermeyecektir. Çünkü ben hak üzereyim sizler ise batıl üzerinesiniz.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
إِنِّيإنّإن: حرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة.
تَوَكَّلْتُوكلاعتمدت وفوضت أمري.
عَلَىعلىحرف جر ورد لتأكيد الإضافة والتفويض.
ٱللَّهِألهالمألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية. وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى
رَبِّيرببإلهي المعبود. والرب، معناه: ‌الإله ‌المعبود، والخالق، والمالك، والسيد، والمربي، والقائم، والمنعم، والمصلح، والجابر، والمدبر لخلقه كما يشاء على ما تقتضيه حكمته، والجمع: أرباب وربوب. والرب: ‌اسم من أسماء الله تعالى ولا يقال في غيره إلا بالإضافة.
وَرَبِّكُمرببوإلهكم المعبود. والرب، معناه: ‌الإله ‌المعبود، والخالق، والمالك، والسيد، والمربي، والقائم، والمنعم، والمصلح، والجابر، والمدبر لخلقه كما يشاء على ما تقتضيه حكمته، والجمع: أرباب وربوب. والرب: ‌اسم من أسماء الله تعالى ولا يقال في غيره إلا بالإضافة.
مَّامانافية غير عاملة.
مِنمِنمن التوكيدية: حرف جر يفيد التوكيد وهي زائدة نحويا.
دَابَّةٍدببالدابة: اسم لكل حيوان وإنسان ذكرا وأنثى وغلب على غير العاقل، من دب يدب: مشى على هيئته.
إِلَّاإلاأداة حصر ويسمى الاستثناء هنا مفرغا.
هُوَهوضمير للغائب المفرد المذكر.
ءَاخِذٌأخذممسك.
بِنَاصِيَتِهَانصوالناصية: مقدم الرأس.
إِنَّإنّحرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة.
رَبِّيرببإلهي المعبود. والرب، معناه: ‌الإله ‌المعبود، والخالق، والمالك، والسيد، والمربي، والقائم، والمنعم، والمصلح، والجابر، والمدبر لخلقه كما يشاء على ما تقتضيه حكمته، والجمع: أرباب وربوب. والرب: ‌اسم من أسماء الله تعالى ولا يقال في غيره إلا بالإضافة.
عَلَىٰعلىحرف جر يفيد معنى الاستعلاء
صِرَٰطٍصرطإن ربي على صراط مستقيم: عدل في قضائه وشرعه وأمره، يجازي المحسن بإحسانه والمسيء بإساءته.
مُّسْتَقِيمٍقوممستو لا عوج فيه.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

{إنِّي} غنة، ومد طبيعي {وَرَبِّكُمْ مَا} بين الميمين إدغام تماثل صغير

{مِنْ دَابَّةٍ} إخفاء حقيقي في الدال بعد النون الساكنة. و {دَآبَّةٍ} مد لازم

كلمي مثقل {آخِذٌ بِنَاصِيَتِهَا إِنَّ} مد بدل، يليه إقلاب، ثم مد منفصل بعده غنة

النون {صِرَاطٍ مُّسْتَقِيمٍ} إدغام بغنة

Benzer Ayetler müteşabihat · 1 ayet

Tevbe Suresi, 38. ayet Ey iman edenler! Ne oldunuz ki, size "Allah yolunda sefere çıkın" denilince, yere çakılıp kaldınız. Yoksa ahir…