Hûd Suresi 53. Ayet

Hud · Mekke · Sure 11 · Ayet 53/123

قَالُوا۟ يَـٰهُودُ مَا جِئْتَنَا بِبَيِّنَةٍ وَمَا نَحْنُ بِتَارِكِىٓ ءَالِهَتِنَا عَن قَوْلِكَ وَمَا نَحْنُ لَكَ بِمُؤْمِنِينَ

Kalu ya hudu ma ci'tena bibeyyinetin ve ma nahnu bi tariki alihetina an kavlike ve ma nahnu leke bi muminin.

Ayet Tilaveti
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç

Hûd Suresi 53. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.

12. cüz · PDF sayfası 6

Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →

Ayetin Mealleri 16 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Dediler ki: "Ey Hud! Sen bize açık bir mucize getirmedin. Biz de senin sözünle ilahlarımızı bırakacak değiliz. Biz sana iman edecek de değiliz."

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Ey Hud, dediler: sen bize bir beyyine getirmedin, biz ise senin sözünle ilahlarımızı terk etmeyiz ve biz sana inanmayız

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Dediler ki: "Ey Hud, sen bize mucize getirmedin, biz ise senin sözünle ilahlarımızı terketmeyiz ve biz sana inanmayız!"

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Dediler ki: "Ey Hud, sen bize açık bir mu'cize getirmedin. Biz de senin sözünle Tanrılarımızı bırakıcı değiliz. Sana inanıcılar da değiliz".

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Dediler ki: "Ey Hud, bize bir mu'cize getirmedin. Biz senin sözünle tanrılarımızı terk edecek değiliz ve biz sana inanacak değiliz!"

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

"Ey Hud! dediler, sen bize açık bir belge, bir mucize getirmedin. Biz de senin sözüne bakarak tanrılarımızı bırakacak değiliz. Sana asla inanacak da değiliz."

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

"Ey Hud" dediler. "Sen bize apaçık bir belge (mucize) ile gelmiş değilsin ve biz de senin sözünle ilahlarımızı terketmeyiz. Sana iman edecek de değiliz."

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

(Soydaşları:) "Ey Hud!" dediler, "Bize (peygamber olduğunu kanıtlayan) açık bir delil, bir belge getirmedin; bu yüzden, senin bir tek sözünle tanrılarımızı bir kenara atıp sana inanacak değiliz.

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

-Ey Hud, sen bize apaçık bir belge getirmedin, biz de senin sözünle ilahlarımızı bırakacak ve sana inanacak değiliz, dediler.

Erhan Aktaş

Kerim Kur'an

Dediler ki: "Ey Hud! Bize kanıt içeren bir bilgi getirmedin; biz, senin sözünle ilahlarımızı terk edecek değiliz. Ve biz sana inanacak da değiliz."

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

"Ey Hud!" dediler; "Bize açık bir kanıt getirmedin. Üstelik senin sözünle tanrılarımızı bırakmayız. Zaten sana inanacak değiliz!"

İbni Kesir

Dediler ki: Ey Hud; sen bize apaçık bir burhanla gelmedin, senin sözünden dolayı ilahlarımızı terkedemeyiz ve sana inanmayız.

Gültekin Onan

"Ey Hud" dediler. "Sen bize apaçık bir belge (mucize) ile gelmiş değilsin ve biz de senin sözünle tanrılarımızı terketmeyiz. Sana inançlı olacak da değiliz."

Rowad Tercüme Merkezi

"Ey Hûd! Sen bize apaçık bir delil getirmedin, biz de senin sözünle ilahlarımızı bırakacak ve sana iman edecek değiliz." dediler.

Şaban Piriş

"Ey Hûd! Sen bize apaçık bir delil getirmedin, biz de senin sözünle ilahlarımızı bırakacak ve sana iman edecek değiliz" dediler.

Ali Özek ve diğerleri

Dediler ki: «Ey Hûd! Sen bize açık bir mucize getirmedin, biz de senin sözünle ilahlarımızı bırakacak değiliz ve biz sana iman edecek de değiliz.»

Ayetin Tefsiri 2 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

Kavmi şöyle dedi: Ey Hûd! Bizi sana iman edenlerden kılacak açık deliller ile gelmedin. Senin delilden yoksun sözlerin sebebi ile ilahlarımıza ibadet etmeyi terk edecek değiliz. Ve senin peygamber olduğunu iddia etmene de inanacak değiliz.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
قَالُواقولتكلموا. والقول: معناه الكلام. وقد يرد القول أعم من ذلك.
يَٰهُودُ—هود: نبي من أنبياء الله عز وجل، ‏أرسله الله إلى قوم عاد الذين كانوا بالأحقاف.
مَامانافية غير عاملة.
جِئْتَنَاجيأأتيتنا.
بِبَيِّنَةٍبينالبينة: الحجة الواضحة.
وَمَاماما: نافية تعمل عمل "ليس".
نَحْنُنحنضمير المتكلمين مثنى وجمعا، ذكورا وإناثا.
بِتَارِكِيتركتاركي آلهتنا: منصرفين عنها.
ءَالِهَتِنَاألهالآلهة: جمع إله والإله، معناه: المألوه، أي: المعبود؛ سواء بحق أو بغير حق. وكل من عبد شيئا فقد اتخذه إلها. والجمع: آلهة. والله عز وجل وحده هو الإله الحق. والإله: ‌من ‌أسماء ‌الله سبحانه.
عَنعنحرف جر يفيد التعليل بمعنى "بسبب".
قَوْلِكَقولكلامك.
وَمَاماما: نافية تعمل عمل "ليس".
نَحْنُنحنضمير المتكلمين مثنى وجمعا، ذكورا وإناثا.
لَكَلاللام: حرف جر بمعنى "الباء".
بِمُؤْمِنِينَأمنبمصدقين ومذعنين.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

{بَيِّنَةِ وَمَا} إدغام بغنة في التنوين مع الواو {بِتَارِكِي آلِهَتِنَا}

مد منفصل، يليه مد بدل {عَنْ قَوْلِكَ} إخفاء حقيقي في النون مع القاف.