Hûd Suresi 112. Ayet

Hud · Mekke · Sure 11 · Ayet 112/123

فَٱسْتَقِمْ كَمَآ أُمِرْتَ وَمَن تَابَ مَعَكَ وَلَا تَطْغَوْا۟ ۚ إِنَّهُۥ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ

Festekim kema umirte ve men tabe meake ve la tatgav, innehu bi ma ta'melune basir.

Ayet Tilaveti

Ayetin Mealleri 13 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Öyle ise emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Beraberindeki tövbe edenler de dosdoğru olsunlar. Hak ve adalet ölçülerini aşmayın. Şüphesiz O, yaptıklarınızı hakkıyla görür.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Onun için emr olunduğun gibi doğruluk et: sen ve beraberinde tevbe eden de aşırı gitmeyin, çünkü o her ne yaparsanız basirdir

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onun için emrolunduğun gibi doğruluk et; sen ve beraberinde tevbe edenler de böyle olsun ve aşırı gitmeyin! Çünkü O, bütün yaptıklarınızı görür.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

O halde sen [habibim), maiyyetindeki tevbe edenlerle beraber, emr olunduğun vech ile, dosdoğru hareket et. Aşırı gitmeyin. Çünkü O, ne yaparsanız (hepsini) hakkıyle görücüdür.

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Öyleyse emrolunduğun gibi doğru ol; seninle beraber tevbe edenler de (doğru olsunlar), aşırı gitmeyiniz! Zira O, yaptıklarınızı görmektedir.

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

Öyleyse ey Resulüm, sen beraberinde olup tövbe edenlerle birlikte, sana nasıl emredilmişse öyle dosdoğru hareket et. Aşırı gitmeyin. Çünkü O, yaptığınız her şeyi görmekte olup işlerinizin karşılığını da size verecektir.

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Seninle birlikte tevbe edenlerle birlikte emrolunduğun gibi dosdoğru davran. Ve azıtmayın. Çünkü O, yaptıklarınızı görendir.

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

Öyleyse, artık emredildiğin yönde, yanında yer alanlarla birlikte, doğru yolu tutun ve sizden hiç biriniz gurura kapılıp da çizgiyi aşmasın: çünkü, unutmayın, yaptığınız her şeyi O görüyor.

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Sen, yanındaki yönelmiş insanlarla birlikte emrolunduğun gibi dosdoğru ol! Taşkınlık yapmayın. Kuşkusuz O, yaptıklarınızı görür.

Erhan Aktaş tefsirli

Kerim Kur'an

Sen ve tevbe edip seninle birlikte olanlar, emrolunduğunuz gibi dosdoğru olun. Aşırı gitmeyin.[1] O, yaptığınız her şeyi görmektedir.

Tefsir / dipnot (1)

Doğruluktan ayrılmayın.

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Artık, sana buyruk verildiği biçimde dosdoğru ol; seninle birlikte pişmanlık gösterenler de öyle. Aşırı gitmeyin; kuşkusuz, O, yaptıklarınızı Görendir.

İbni Kesir

Öyleyse sen, emrolunduğun gibi dosdoğru hareket et. Beraberindeki tevbe edenler de. Aşırı gitmeyin. Çünkü O, yaptıklarınızı görür.

Gültekin Onan

Seninle birlikte tevbe edenlerle birlikte buyrulduğun gibi dosdoğru davran. Ve azıtmayın. Çünkü O, yaptıklarınızı görendir.

Ayetin Tefsiri 6 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

-Ey Peygamber!- O halde Allah'ın sana emrettiği gibi dosdoğru yol üzerinde olmaya devam et! O'nun emirlerini yerine getir ve yasakladıklarından uzak dur! Müminlerden seninle beraber tövbe edenler de dosdoğru olsunlar. Ve sakın günah işleyerek haddi aşmayın! Şüphesiz O, yaptıklarınızı hakkıyla görendir. Yaptıklarınızdan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Buna göre size karşılığını verecektir.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
فَٱسْتَقِمْقومفاسلك المسلك القويم.
كَمَامامثلما.
أُمِرْتَأمركلفت.
وَمَنمَنمن: اسم موصول بمعنى "الذي" يختص بذوات من يعقل.
تَابَتوبرجع عن المعاصي.
مَعَكَمعمع: ظرف مجازي يحتمل معان كثيرة كالعلم والإحاطة والتأييد والقدرة والنصر.
وَلَالالا: حرف نهي.
تَطْغَوْاطغولا تطغوا: لا تتجبروا.
إِنَّهُإنّإن: حرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة.
بِمَاماما: يحتمل أن تكون موصولة أو موصوفة أو مصدرية.
تَعْمَلُونَعملالعمل: بالتحريك مصدر عمل جمع أعمال، ‌كل ‌فعل ‌كان ‌بقصد وفكر سواء كان من أفعال القلوب كالنية أم من أفعال الجوارح كالصلاة. والعمل أيضا: هو ما يحتاج إلى بذل الجهد لتحقيق الغاية.
بَصِيرٌبصرصفة لله تعالى، ومعناها: أنه يبصر كل شيء وإن دق وصغر، لا تخفى عليه خافية.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

{كَمَا أُمِرْتَ} مد منفصل {وَمَن تَابَ} إخفاء حقيقي، وطاء {وَلَا

تَطْغَوْا} مقلقلة، ويراعى ترقيق التاء وتفخيم الطاء، وفى {إِنَّهُ} غنة، وصلة

صغرى، وراء {بَصِيرٌ} مرققة وقفًا مفخمة وصلًا.