Hadîd Suresi 19. Ayet

Demir · Medine · Sure 57 · Ayet 19/29

وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ بِٱللَّهِ وَرُسُلِهِۦٓ أُو۟لَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلصِّدِّيقُونَ ۖ وَٱلشُّهَدَآءُ عِندَ رَبِّهِمْ لَهُمْ أَجْرُهُمْ وَنُورُهُمْ ۖ وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَكَذَّبُوا۟ بِـَٔايَـٰتِنَآ أُو۟لَـٰٓئِكَ أَصْحَـٰبُ ٱلْجَحِيمِ

Vellezine amenu billahi ve rusulihi ulaike humus sıddikune veş şuhedau inde rabbihim, lehum ecruhum ve nuruhum, vellezine keferu ve kezzebu bi ayatina ulaike ashabul cahim.

Ayet Tilaveti
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç

Hadîd Suresi 19. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.

27. cüz · PDF sayfası 19

Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →

Ayetin Mealleri 16 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Allah'a ve Peygamberlerine iman edenler var ya, işte onlar sıddiklar (sözü özü doğru kimseler) ve Allah katında şahitlerdir. Onların mükafatları ve nurları vardır. İnkar edip ayetlerimizi yalanlayanlara gelince; işte onlar cehennemliklerdir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Hem Allaha ve Resulüne iyman edenler hep onlar aynı sıddiklar ve şehidlerdir, Rablarının ındinde onlara onların ecirleri ve nurları vardır, ayetlerimizi tekzib edenlere gelince işte onlar hep Eshab-ı Cahim'dir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah'a ve peygamberlerine iman edenler, Rableri yanında tıpkı sıddıklar ve şehitler gibidir. Onlara, onların mükafatları ve nurları vardır. Ayetlerimizi yalan diyenlere gelince, işte onların tümü cehennemin adamlarıdır.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Allaha ve peygamberlerine iman edenler (yok mu?) Onlar sözü özü doğru olanlar, Allah için şahidlik edenlerdir. Onların hem mükafatları, hem nuurları vardır. Küfredenler (e), ayetlerimizi yalan sayanlar (a gelince:) Onlar da cehennemin yaranıdırlar.

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Allah'a ve elçilerine inananlar (yok mu) işte Rableri yanında, sıddikler (çok doğru olanlar) ve şehidler onlardır. Onların mükafatları ve nurları vardır. İnkar edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlar(a gelince), onlar da cehennem halkıdır.

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

Allah'a ve resullerine iman edenler, evet işte onlardır Rabbinin nezdinde sıddikler ve Hakka şahitlik edenler! Kendilerine mükemmel ecirler ve nurlar vardır. Ama kafir olup ayetlerimizi yalan sayanlar. İşte onlar da cehennemliktirler.

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Allah'a ve O'nun Resulü'ne iman edenler; işte onlar Rableri katında sıddiklar ve şehidler (veya şahid)lerdir. Onların ecirleri ve nurları vardır. İnkar edip ayetlerimizi yalanlayanlar ise; işte onlar da cehennem halkıdır.

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

Allah'a ve Elçisi'ne inananlar, işte onlardır hakikate sahip çıkan ve Allah'ın huzurunda (ona) tanıklık edenler. (Böylece) onlar ödüllerini ve nurlarını elde edecekler. Hakikati inkara ve mesajlarımızı yalanlamaya şartlanmış olanlara gelince, onlar yakıcı ateşe mahkum olanlardır!

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Allah'a ve elçisine inananlar, işte onlar sıddikler ve şahitlerdir. Onlar mükafatlarını ve nurlarını elde edeceklerdir. Ayetlerimizi inkar edip yalanlayanlar ise işte onlar cehennem arkadaşlarıdır.

Erhan Aktaş tefsirli

Kerim Kur'an

Allah'a ve Resuller'ine iman edenler; işte onlar Sıddıklardır.[1] Ve Rabb'leri yanında şahitlerdir.[2] Onların ödülleri ve nurları[3] vardır. Küfreden ve ayetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar Cehennem halkıdırlar.

Tefsir / dipnot (3)

Her zaman doğruyu söyleyenler, özü sözü doğru olanlar.

Gerçeğe tanıklık edenler. Yaptıkları her işi, Allah'ın kendilerini gördüğünün bilinciyle yapanlar.

Aydınlık, ışık. Gidecekleri yönü belirleyen aydınlık. Dünyada "iman eden ve salihatı yapanlar" olmaları, bu yaptıkları bir ışık olarak ahirette önlerini aydınlatacaktır.

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Allah'a ve O'nun elçisine inananlar; işte onlar, dosdoğru olanlar ve tanık olanlardır. Onların ödülleri ve aydınlıkları, Efendilerinin katındadır. Nankörlük edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlar; cehennemin yoldaşları, işte onlardır.

İbni Kesir

Allah'a ve peygamberlerine iman edenler; işte onlar, Rabbları katında doğrular ve şahidlerdir. Onların hem mükafatları, hem de nurları vardır. Küfredip de ayetlerimizi yalanlayanlara gelince; onlar da cehennem yaranıdırlar.

Gültekin Onan

Tanrı'ya ve O'nun Resulü'ne inananlar; işte onlar rableri katında sıddıklar ve şehidler (veya şahid)lerdir. Onların ecirleri ve nurları vardır. Küfredip ayetlerimizi yalanlayanlar ise; işte onlar da cehennem halkıdır.

Rowad Tercüme Merkezi

Allah’a ve rasullerine iman edenler işte onlar Rablerinin nezdinde sıddikler/dosdoğru olanlar ve şehitlerdir. Onlara ecirleri ve nurları verilecektir. Kâfir olup, ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar cehennemlik olanlardır.

Şaban Piriş

Allah’a ve elçisine iman edenler, işte onlar sıddiklerdir ve şahitlerdir. Onların mükâfatları ve nurları vardır. Kâfirler ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince; işte onlar cehennemliklerdir.

Ali Özek ve diğerleri

Allah'a ve peygamberlerine iman edenler, (evet) işte onlar, Rableri yanında sözü özü doğru olanlar ve şehitlik mertebesine erenlerdir. Onların mükâfatları ve nûrları vardır. İnkâr edip de âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, onlar da cehennemin adamlarıdır.

Ayetin Tefsiri 2 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

Allah'a iman eden ve aralarında hiçbir ayrım yapmadan resullerine iman edenler var ya, işte onlar sıddıklar (sözü, özü doğru kimseler) ve Rableri katında şehitlerdir. Onlar için hazırlanmış çok değerli mükâfat vardır. Kıyamet günü nurlarını önlerinde ve sağlarında koşarken görürsün. Yüce Allah'ı ve resullerini küfredenler, resulümüze indirdiğimiz ayetlerimizi yalanlayanlara gelince; işte onlar cehennem ehlidir. Kıyamet günü oraya girecek, orada ebedî kalacak ve oradan hiçbir şekilde çıkamayacaklardır.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
وَٱلَّذِينَالذيالذين: اسم موصول لجماعة الذكور.
ءَامَنُواأمنصدّقوا وانقادوا لله بالطّاعة وللرّسول بالاتّباع.
بِٱللَّهِألهالمألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية. وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى
وَرُسُلِهِرسلالرسل: جمع رسول، والرسول من الناس: إنسان أوحي إليه بشرع ‌وأمر ‌بتبليغه، فإن لم يؤمر فنبي فقط. والرسول من الملائكة: هو من يبلغ الرسالة الإلهية عن الله.
أُولَٰئِكَأولاءاسم يشار به للجماعة بعده كاف الخطاب للمفرد المذكر.
هُمُهمضمير الغائبين.
ٱلصِّدِّيقُونَصدقالذين كمل تصديقهم بما جاءت به الرسل، اعتقادا وقولا وعملا.
وَٱلشُّهَدَاءُشهدالشهداء: من قتلوا في سبيل الله.
عِندَعندظرف مكان، ولا تقع إلا مضافة.
رَبِّهِمْرببالرب، معناه: ‌الإله ‌المعبود، والخالق، والمالك، والسيد، والمربي، والقائم، والمنعم، والمصلح، والجابر، والمدبر لخلقه كما يشاء على ما تقتضيه حكمته، والجمع: أرباب وربوب. والرب: ‌اسم من أسماء الله تعالى ولا يقال في غيره إلا بالإضافة.
لَهُمْلاللام: حرف جر يفيد الإختصاص.
أَجْرُهُمْأجرجزاءهم للعمل وعوضهم عنه.
وَنُورُهُمْنوروإشراق هدايتهم.
وَٱلَّذِينَالذيالذين: اسم موصول لجماعة الذكور.
كَفَرُواكفرجحدوا ولم يؤمنوا. وأصل ‌الكفر: التغطية والجحد؛ لأن الكافر جاحد نعم ربه عليه وساتر لها بكفره.
وَكَذَّبُواكذبكذبوا بآياتنا: أنكروها.
بِءَايَٰتِنَاأييبمعجزاتنا ودلائلنا وعبرنا وعلاماتنا.
أُولَٰئِكَأولاءاسم يشار به للجماعة بعده كاف الخطاب للمفرد المذكر.
أَصْحَٰبُصحبأصحاب الجحيم: أهلها.
ٱلْجَحِيمِجحممن أسماء جهنم.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

{آمَنُوا} مد بدل {وَرُسُلِهِ} صلة قصيرة {أُولَئِكَ} مد متصل

{وَالشُّهَدَاءُ} مد متصل أيضًا {عِندَ} إخفاء حقيقي {بِآيَاتِنَا} مد بدل. ومد

طبيعي {أُولَئِكَ} مد متصل، وحاء {أَصْحَابُ}: مرفقة.

Benzer Ayetler müteşabihat · 5 ayet

En'âm Suresi, 31. ayet Allah'ın huzuruna çıkmayı yalanlayanlar gerçekten ziyana uğramıştır. Nihayet onlara ansızın o saat (kıyamet) g… Ankebût Suresi, 63. ayet Andolsun, eğer onlara, "Gökten yağmuru kim indirip de onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltti?" diye soracak… Zümer Suresi, 20. ayet Fakat Rabbine karşı gelmekten sakınanlar için (cennette) üst üste yapılmış ve altlarından ırmaklar akan köşkle… Muhammed Suresi, 35. ayet Sakın za'f göstermeyin. Üstün olduğunuz halde barışa çağırmayın. Allah sizinle beraberdir. Sizin amellerinizi … En'âm Suresi, 69. ayet Allah'a karşı gelmekten sakınanlara, onların hesabından bir şey (sorumluluk) yoktur. Fakat üzerlerine düşen bi…