Hac Suresi 44. Ayet
Hac · Medine · Sure 22 · Ayet 44/78
وَأَصْحَـٰبُ مَدْيَنَ ۖ وَكُذِّبَ مُوسَىٰ فَأَمْلَيْتُ لِلْكَـٰفِرِينَ ثُمَّ أَخَذْتُهُمْ ۖ فَكَيْفَ كَانَ نَكِيرِ
Ve ashabu medyen, ve kuzzibe musa fe emleytu lil kafirine summe ehaztuhum, fe keyfe kane nekir.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Hac Suresi 44. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(43-44) İbrahim'in kavmi ile Lut'un kavmi ve Medyen halkı da (yalanlamışlardı). Musa da yalanlandı ve nihayet o inkarcılara mühlet verdim, sonra da onları yakalayıverdim. Beni inkar etmek nasılmış, (gördüler).
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Eshab-i Medyen de. Musa da tekzib olundu, ben de o kafirlere bir mühlet verdim, sonra da kendilerini tuttum alıverdim, nasıl oldu o vakıt benim inkarım?
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Medyen halkı da. Musa da yalanlandı. Ben de o kafirlere bir süre verdim, sonradan kendilerini tuttum alıverdim. O vakit cezalandırışım nasıl oldu (bir görseydin).
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
(42-43-44) Eğer (kafirler) seni tekzib ediyorlarsa onlardan evvel Nuuh kavmi, Aad, Semuud (kavmleri), İbrahim kavmi, Lut kavmi ve Medyen Yaranı da (peygamberlerini) tekzib etmişlerdir. Muusa dahi tekzib edilmiştir. Nihayet ben o kafirlere (ukuubet hususunda) bir mühlet verdim de sonra onları yakaladım. (Bak) benim inkarım (inkılabım) nasıl imiş!
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Medyen halkı da (yalanlamıştı); Musa da yalanlanmıştı. Ben de kafirlere bir süre vermiş, sonra onları yakalamıştım. (Bak), benim (onları) inkarım (görülmemiş biçimde cezalandırmam) nasıl oldu!
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
(42-44) Eğer onlar seni yalancı sayıyorlarsa sen bil ki onlardan önce Nuh, Ad ve Semud halkı da, İbrahim'in halkı da, Lut'un halkı da, Medyen ahalisi de resulleri yalanlamışlardı. Musa da yalancı sayılmıştı. Ben de şöyle yaptım: Her seferinde inkarcılara mühlet verdim. Sonra da tuttuğum gibi işlerini bitirdim. Onların inkarına mukabil nasıl olurmuş Benim inkarım, cümle alem görüp bildi!
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Medyen halkı da (peygamberlerini yalanlamıştı). Musa da yalanlanmıştı. Böylelikle Ben, o inkar edenlere bir süre tanıdım, sonra onları yakalayıverdim. Nasılmış benim (her şeyi alt üst edip kökten değiştiren) inkılabım (veya inkarım).
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Medyen halkının (yaptığı gibi); ayrıca, Musa da (Firavun ve yandaşlarınca) yalanlanmıştı. (Her seferinde) hakkı inkar edenlere belirli bir süre için fırsat verdim, ama günü gelince onları kıskıvrak yakaladım ki böylece, Benim onları hiçe saymam nasıl olurmuş, görsünler!
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Medyen halkı da. Musa da yalanlanmıştı. Kafirlere süre tanıdım; sonra da onları yakaladım. Beni inkar nasılmış?
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
Ve Medyen sahipleri de. Musa da yalanlandı. Fakat Kafirlere süre tanıdım. Sonra da onları yakaladım. Benim inkarım[1] nasılmış gördüler.
Tefsir / dipnot (1)
Onları inkar etmem, yok saymam.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Medyen yoldaşları da öyle. Musa da yalanlanmıştı. Bunun üzerine, nankörlük edenlere süre verdim. Sonra, onları yakaladım. Bana nankörlük etmenin sonu nasıl oldu?
İbni Kesir
Medyen halkı da. Musa da yalanlanmıştır. Ama Ben; kafirlere mühlet verdim, sonra da onları yakaladım. Benim inkarım nasılmış?
Gültekin Onan
Medyen halkı da (peygamberlerini yalanlamıştı). Musa da yalanlanmıştı. Böylelikle ben, o kafirlere bir süre tanıdım sonra onları yakalayıverdim. Nasılmış benim inkarım?
Rowad Tercüme Merkezi
Medyen halkı da (Şuayb'ı yalanladı). Mûsâ da yalanlandı. Kâfirlere mühlet verdim, sonra da onları yakaladım. Benim cezalandırmam nasılmış?
Şaban Piriş
Medyen halkı da (Şuayb'ı yalanladı). Musa da yalanlanmıştı. Kâfirlere süre/mühlet verdim; sonra da onları yakaladım. Nasılmış benim (helak ederek) inkârım?
Ali Özek ve diğerleri
ve Medyen halkı da (peygamberlerini) yalanladılar. Musa da yalanlanmıştı. İşte ben o kâfirlere süre tanıdım, sonra onları yakaladım. Nasıl oldu benim onları reddim (cezalandırmam)!
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Ve Medyen halkı da Şuayb'ı yalanladı. Firavun ve kavmi de Musa -aleyhisselam-'ı yalanladı. Azgınlıklarında devam etmeleri için bu peygamberlerin kavimlerinden cezayı erteledim. Sonra onları azap ile yakalayıverdim. Düşün bakalım; benim onları cezalandırmam nasılmış. Onları küfürlerinden dolayı helak ettim.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| وَأَصْحَٰبُ | صحب | أصحاب مدين: قوم كانوا يسكنون قرية مدين على البحر الأحمر في الشمال الغربي من الجزيرة العربية. | |||
| مَدْيَنَ | مدن | قرية على البحر الأحمر بين المدينة والشام. | |||
| وَكُذِّبَ | كذب | كذب: نسب إليه الكذب، أو لم يؤمنوا به. | |||
| مُوسَىٰ | موسى | موسى: هو نبي الله موسى بن عمران، كليم الله، أرسله الله إلى فرعون وقومه ليخرجهم من الظلمات إلى النور. | |||
| فَأَمْلَيْتُ | ملي | فأمهلت ولم أعجل العقوبة. | |||
| لِلْكَٰفِرِينَ | كفر | الكافرين: الجاحدين الذين لا يؤمنون بالله. | |||
| ثُمَّ | ثم | حرف عطف يفيد معنى التراخي بين المعطوفين. | |||
| أَخَذْتُهُمْ | أخذ | أهلكتهم. | |||
| فَكَيْفَ | كيف | كيف: اسم للاستفهام وبيان الحال وهنا جاءت للدلالة على شدة العذاب. | |||
| كَانَ | كون | فعل ماضٍ ناسخ ناقص | |||
| نَكِيرِ | نكر | أصلها نكيري أي عذابي. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
الدال من {مَدْيَنَ} مقلقلة {ثُمَّ} غنة في الميم المشددة {أَخَذْتُهُمْ}
يراعى إظهار الذال من التاء وعدم إدغامهما {نَكِيرِ} الراء مرققة وصلًا لأنها
مكسورة ووقفًا لأنها ساكنة بعد ياء مدية.