Hac Suresi 17. Ayet

Hac · Medine · Sure 22 · Ayet 17/78

إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَٱلَّذِينَ هَادُوا۟ وَٱلصَّـٰبِـِٔينَ وَٱلنَّصَـٰرَىٰ وَٱلْمَجُوسَ وَٱلَّذِينَ أَشْرَكُوٓا۟ إِنَّ ٱللَّهَ يَفْصِلُ بَيْنَهُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَـٰمَةِ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ شَهِيدٌ

İnnellezine amenu vellezine hadu ves sabiine ven nasara vel mecuse vellezine eşreku innallahe yafsılu beynehum yevmel kıyameh, innallahe ala kulli şey'in şehid.

Ayet Tilaveti
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç

Hac Suresi 17. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.

17. cüz · PDF sayfası 13

Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →

Ayetin Mealleri 16 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Şüphesiz, iman edenler, Yahudiler, Sabiiler, Hıristiyanlar, Mecusiler ve Allah'a ortak koşanlar var ya; Allah, kıyamet günü onların aralarında mutlaka hüküm verecektir. Çünkü Allah, her şeye şahittir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Onlar ki iyman ettiler ve onlar ki Yehudi oldular ve o sabiiler ve o Nesara ve o Mecus ve o şirk edenler her halde Allah her şey'e şahiddir

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İman edenler, yahudi olanlar, sabiiler (yıldıza tapanlar), hıristiyanlar, mecusiler (ateşe tapanlar) ve müşriklere gelince, muhakkak Allah kıyamet günü bunların arasını şüphesiz ayıracaktır; çünkü Allah herşeye şahittir.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

O iman edenler, o Yahudiler, o Sabaiiler, o Nasraaniler, o Mecusiler, o (Allaha) eş koşanlar (yok mu?) Allah kıyamet günü (bütün) bunların aralarını mutlakaa ayıracakdır. Çünkü Allah her şey'i hakkıyle görüb bilendir.

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

İnananlar, yahudiler, sabiiler, hırıstiyanlar, mecusiler ve (Allah'a) ortak koşanlar... Allah, kıyamet günü bunlar arasında hüküm verecek(haklıyı haksızı ortaya çıkaracak)tır. Şüphesiz Allah, her şeye şahidtir!

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

(Kamil ve makbul şekliyle) iman edenler, Yahudiler, Sabiiler, Hıristiyanlar, Mecusiler ve Müşrikler... Allah kıyamet günkü büyük duruşmada onlar arasındaki kesin hükmünü verecektir. Çünkü Allah her şeye hakkıyla şahittir.

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Gerçekten iman edenler, Yahudiler, yıldıza tapanlar (Sabii), Hristiyanlar, ateşe tapanlar (Mecusi) ve şirk koşanlar; şüphesiz Allah, kıyamet günü aralarını ayıracaktır. Doğrusu Allah, her şeyin üzerinde şahid olandır.

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

Gerçek şu ki, (bu ilahi öğretiye) inananlar, Yahudi inancına bağlı olanlar ve Sabiiler, Hristiyanlar ve Mecusiler ve bir de, Allah'tan başka varlıklara tanrısal nitelikler yakıştıranlar arasındaki hükmü Kıyamet Günü Allah verecektir: çünkü Allah her şeye tanıktır.

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Şüphesiz Allah, kıyamet günü iman edenler, Yahudiler, Hıristiyanlar, Mecusiler ve müşrikler arasında hüküm verecektir. Şüphesiz Allah her şeye şahittir.

Erhan Aktaş tefsirli

Kerim Kur'an

Allah; İman Edenler, Yahudiler, Sabiiler,[1] Nesara,[2] Mecusiler ve Müşrik olanların Kıyamet günü aralarını ayıracaktır.[3] Allah, her şeye tanıktır.

Tefsir / dipnot (3)

Sabii konusunda Kur'an bir bilgi vermemektedir. Nuh Nebi ve Zebur ile bağlantıları olan kimseler oldukları söylenmektedir.

Hıristiyanlar.

Herkes hak ettiği karşılığı alacaktır. Haklı, haksız ortaya çıkacaktır.

Ali Rıza Safa tefsirli

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Kuşkusuz, Allah; inanca çağırılanlar, Yahudiler, Sabiiler, Nasraniler, Mecusiler ve ortaklar koşanlar arasında, Yeniden Yaratılış Günü'nde ayrım yapacaktır. Kuşkusuz, Allah, her şeye Tanıktır.[270]

Tefsir / dipnot (1)

Kur'an'da üç ayrı ayette bildirilen Sabiiler ve bir ayette bildirilen Mecusiler hakkında çok sayıda çelişkili söylentiler vardır. "Allah'a inanan, ama kitap ve peygamber tanımayan" veya "Meleklere tapan" veya "Ateşe ve yıldızlara tapan" veya "Din tanımayan" topluluklar oldukları biçiminde çelişkili savlar ortaya atılmıştır. Sabiiler ve Mecusiler, ya Müslümanlığı hiç kabul etmemiş olan ya da kabul ettikten bir süre sonra nankörlük etmiş olan toplumlardır. Bu konuda, önyazıların ikinci bölümünde ayrıntılı bilgi verilmiştir.

İbni Kesir

Muhakkak ki Allah; iman edenler, yahudiler, sabiiler, hıristiyanlar, mecusiler ve puta tapanlar arasında kıyamet günü kesin hükmünü verecektir. Doğrusu Allah; her şeye şahiddir.

Gültekin Onan

Gerçekten inananlar, Yahudiler, Sabiiler, Hristiyanlar, Mecusiler ve şirk koşanlar; şüphesiz Tanrı, kıyamet günü aralarını ayıracaktır. Doğrusu Tanrı her şeyin üzerinde şahid olandır.

Rowad Tercüme Merkezi

Şüphesiz iman edenler, Yahudiler, Sâbiîler, Hristiyanlar, Mecûsiler ve Allah’a ortak koşanlar var ya; Allah, kıyamet günü onların aralarında mutlaka hüküm verecektir. Çünkü Allah, her şeye şahittir.

Şaban Piriş

Şüphesiz Allah, kıyamet günü iman edenlerin, Yahudiler'in, Hıristiyanlar'ın, Mecusiler ve müşriklerin (hüküm vererek) aralarını ayıracaktır. Şüphesiz Allah her şeye şahittir.

Ali Özek ve diğerleri

Mümin olanlar, yahudi olanlar, sâbiîler, hıristiyanlar, mecûsîler ve müşrik olanlara gelince, muhakkak ki Allah, bunlar arasında kıyamet gününde (ayrı ayrı) hükmünü verir. Çünkü Allah her şeye şahittir (her şeyi hakkıyla bilendir.)

Ayetin Tefsiri 2 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

Bu ümmetten Allah'a iman edenler, Yahudiler, Sâbiiler (bazı peygamberlere tabi olan topluluklar), Hristiyanlar, ateşe ve putlara tapanlar hakkında Yüce Allah kıyamet gününde hükmedecek, Mümin olanlar cennete diğerleri ise cehenneme gireceklerdir. Şüphesiz ki Yüce Allah, kullarının bütün söz ve fiillerine şahittir. Bunlardan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Buna göre onlara karşılıklarını verecektir.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
إِنَّإنّحرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة.
ٱلَّذِينَالذياسم موصول للجمع المذكَّر.
ءَامَنُواأمنصدّقوا وانقادوا لله بالطّاعة وللرّسول بالاتّباع.
وَٱلَّذِينَالذيالذين: اسم موصول لجماعة الذكور.
هَادُواهوددانوا باليهودية.
وَٱلصَّٰبِءِينَصبأالصابئين: جَمْعُ صابِئٍ، وهو الخارج من دِينه إلى دينٍ آخَر، وأصله الخروج، يقال: صبأت النجُومُ إذا خرجت من مطالعها. وهم فِرق كثيرة؛ منها:الصابئة الحُنفاء، وهم الذين بَقُوا على فِطرتهم بتوحيد الله عزَّ وجلَّ، وتحريم الظُّلم والفواحِش، وغير ذلك، من غير تقيُّد بمِلَّة ولا نِحلة، ودون أن يُحدِثوا كُفرًا.
وَٱلنَّصَٰرَىٰنصرالذين يزعمون أنهم يتبعون المسيح، وكتابهم الإنجيل.
وَٱلْمَجُوسَمجسالمجوس: قوم كانوا يعبدون النار والشمس والقمر.
وَٱلَّذِينَالذيالذين: اسم موصول لجماعة الذكور.
أَشْرَكُواشركأشركوا بالله: جعلوا غيره شريكا له في ملكه.
إِنَّإنّحرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة.
ٱللَّهَألهالمألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية. وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى
يَفْصِلُفصليحكم.
بَيْنَهُمْبينبين: ظرف مبهم لا يتبين معناه إلا بإضافته إلى اثنين فأكثر.
يَوْمَيوميوم القيامة: يوم يبعث الناس من قبورهم. وأصل معنى اليوم: الساعة ومطلق الوقت. واليوم: زمن مقداره من طلوع الشمس إلى غروبها، والجمع أيام.
ٱلْقِيَٰمَةِقومالانبعاث من الموت. سميت بذلك: لأن الناس يقومون من قبورهم لله رب العالمين.
إِنَّإنّحرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة.
ٱللَّهَألهالمألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية. وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى
عَلَىٰعلىحرف جر يفيد معنى الاستعلاء
كُلِّكلللفظ يدل على الشمول والإستغراق، وتضاف لفظا أو تقديرا.
شَيْءٍشيأ‌الشيء: لفظ ‌عام يدل على كل موجود؛ لأن كل موجود يسمى شيئاً.
شَهِيدٌشهدعالم مطلع.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

{إِنَّ} فيها غنة {آمَنُوا} مد بدل {وَالصَّابِئِينَ} مد بدل أيضًا

{وَالنَّصَارَى} غنة في النون المشددة {أَشْرَكُوا إِنَّ} مد منفصل، يليه غنة

مشددة في النون {شَيْءٍ شَهِيدٌ} إخفاء حقيقي في التنوين مع الشين.

Benzer Ayetler müteşabihat · 3 ayet

Yûnus Suresi, 65. ayet Onların (inkarcıların) sözleri seni üzmesin. Çünkü bütün güç Allah'ındır. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bile… Neml Suresi, 86. ayet Onlar görmüyorlar mı ki, biz geceyi içinde rahat etsinler diye, gündüzü de (her şeyi) gösterici (aydınlık) ola… Zümer Suresi, 67. ayet Allah'ın kadrini gereği gibi bilemediler. Yeryüzü kıyamet gününde bütünüyle O'nun elindedir. Gökler de O'nun k…