Fussilet Suresi 39. Ayet
Ayrıntılı · Mekke · Sure 41 · Ayet 39/54
وَمِنْ ءَايَـٰتِهِۦٓ أَنَّكَ تَرَى ٱلْأَرْضَ خَـٰشِعَةً فَإِذَآ أَنزَلْنَا عَلَيْهَا ٱلْمَآءَ ٱهْتَزَّتْ وَرَبَتْ ۚ إِنَّ ٱلَّذِىٓ أَحْيَاهَا لَمُحْىِ ٱلْمَوْتَىٰٓ ۚ إِنَّهُۥ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ
Ve min ayatihi enneke terel arda haşiaten fe iza enzelna aleyhel maehtezzet ve rebet, innellezi ahyaha le muhyil mevta, innehu ala kulli şey'in kadir.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Fussilet Suresi 39. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah'ın varlığının delillerinden biri de şudur: Sen yeryüzünü boynu bükük (kupkuru) görürsün. Onun üzerine yağmuru indirdiğimiz zaman kıpırdar kabarır. Şüphesiz ki, onu dirilten, elbette ölüleri de diriltir. Şüphesiz O, her şeye gücü hakkıyla yetendir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Ve onun ayetlerindendir ki sen Arzı görürsün boynu bükük huşu' halinde, derken üzerine suyu indiriverdikmi ihtizaz eder ve kabarır, şübhe yok ki ona o hayatı veren elbette ölüleri dirilticidir, hakikat o her şey'e kadirdir
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Senin yeryüzünü (kuraklıktan) boynu bükük huşu halinde görmen de O'nun ayetlerindendir; Biz ona suyu indiriverdiğimizde hareketlenir ve kabarır. Şüphe yok ki, ona o hayatı veren elbette ölüleri dirilticidir. Doğrusu O, herşeye gücü yetendir.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Senin hakıykaten boynunu bükmüş gördüğün arz da Onun ayetlerindendir. Fakat biz üzerine suyu indirdiğimiz vakit o, harekete gelir, kabarır. Ona muhakkak can veren (Allah) elbet ölüleri de dirilticidir. Çünkü O, her şey'e hakkıyle kaadirdir.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
O'nun ayetlerinden biri de (şudur): Sen, toprağı, boynu bükük görürsün. Onun üzerine suyu döktüğümüz zaman titreşir ve kabarır. Onu dirilten, elbette ölüleri de diriltir. O, her şeye kadirdir.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
O'nun kudretinin ve hikmetinin delillerinden biri de şudur ki: Sen yeri boynu bükük, kupkuru görürsün. Fakat Biz üzerine su indirince yer harekete geçip kabarır. İşte bu yere kim hayat veriyorsa ölüleri de O diriltecektir. Çünkü O her şeye kadirdir.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
O'nun ayetlerinden biri de, senin gerçekten yeryüzünü huşu içinde (solmuş, boynu bükülmüş ve kupkuru) görmendir. Ama Biz onun üzerine suyu indirdiğimiz zaman, deprenir ve kabarır. Şüphesiz onu dirilten, ölüleri de elbette dirilticidir. Çünkü O, her şeye güç yetirendir.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
O'nun işaretlerinden biri de şudur: Sen toprağı çorak görürsün ama üzerine yağmur yağdırdığımızda hemen harekete geçer ve (hayata) uyanıverir! Ona hayat veren, şüphesiz, ölü (kalbe de) hayat verir, çünkü O, her şeye kadirdir.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Onun ayetlerinden biri de şudur: -Yeryüzünü kupkuru görürsün, üzerine su indirdiğimiz zaman, harekete geçer ve kabarır. Toprağa böyle hayat veren, ölüleri de diriltecektir. O'nun her şeye gücü yeter.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
Kupkuru olarak gördüğün yeryüzünün, sonradan üzerine su indirdiğimiz zaman harekete geçmesi ve nemalanıp kabarması da O'nun ayetlerindendir.[1] Ona hayat veren, elbette ki ölüleri de diriltir. O, Her Şeye Gücü Yeten'dir.
Tefsir / dipnot (1)
Kanıt, gösterge, işaret.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Aslında, toprağı kurumuş görmen de O'nun kanıtlarındandır. Üzerine su indirdiğimizde titreşir ve kabarır. Kuşkusuz, ona yaşam veren, ölülere de Yaşam Verendir. Kuşkusuz, O, her şeye Gücü Yetendir.
İbni Kesir
O'nun ayetlerinden biri de, kupkuru gördüğün yeryüzünün Biz ona su indirdiğimiz zaman harekete geçip kabarmasıdır. Ona can veren Allah, elbette ölüleri de diriltir. Muhakkak ki O; her şeye kadirdir.
Gültekin Onan
O'nun ayetlerinden biri de senin gerçekten yeryüzünü huşu içinde [solmuş, boynu bükülmüş ve kupkuru] görmendir. Ama biz onun üzerine suyu indirdiğimiz zaman deprenir ve kabarır. Şüphesiz onu dirilten, ölüleri de elbette dirilticidir. Çünkü O, her şeye güç yetirendir.
Rowad Tercüme Merkezi
Onun ayetlerinden biri de yeri kupkuru görmendir. Biz üzerine suyu indirdiğimizde sarsılır ve kabarır. Onu dirilten şüphesiz ki ölüleri de dirilticidir. Çünkü O, her şeye kadirdir.
Şaban Piriş
Onun ayetlerinden biri de şudur: Yeryüzünü kupkuru görürsün, üzerine su indirdiğimiz zaman, harekete geçer ve kabarır. Toprağa böyle hayat veren, ölüleri de diriltecektir. O’nun her şeye gücü yeter.
Ali Özek ve diğerleri
Senin yeryüzünü kupkuru görmen de Allah’ın âyetlerindendir. Biz onun üzerine suyu indirdiğimiz zaman, harekete geçip kabarır. Ona can veren, elbette ölüleri de diriltir. O, her şeye kadirdir.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
O'nun birliğine ve azametine, yeniden diriltmesine delalet eden ayetlerinden bir tanesi de senin yeryüzünü çorak, ekin bitmez görmendir. Yeryüzüne yağmur suyunu indirdiğimizde içindeki gizlenmiş tohumlar gelişerek harekete geçer ve yükselir. Bu ölü toprağa ekinler ile hayat veren, hesap ve karşılıklarını vermek için ölüleri yeniden dirilterek hayat verendir. Şüphesiz ki O, her şeye kadirdir. Kupkuru toprağa hayat vermekten ve ölülere hayat verip, onları kabirlerinden çıkarıp diriltmekten O'nu aciz bırakamaz.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| وَمِنْ | مِن | من: حرف جر للدلالة على أخذ شيء من شيء بمعنى "بعض". | |||
| ءَايَٰتِهِ | أيي | معجزاته ودلائله وعبره وعلاماته. | |||
| أَنَّكَ | أنّ | أن: حرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة. | |||
| تَرَى | رأي | تبصر وتشاهد. | |||
| ٱلْأَرْضَ | أرض | الكرة الأرضية التي يعيش عليها الحيوان والنبات. وتطلق الكلمة على قسم منها كبير أو صغير | |||
| خَٰشِعَةً | خشع | أرض خاشعة: ساكنة لا نبات فيها ولا حياة. | |||
| فَإِذَا | إذا | إذا: ظرف يدل في أكثر الحالات على الزمن المستقبل. | |||
| أَنزَلْنَا | نزل | الإنزال: الجلب من علو. | |||
| عَلَيْهَا | على | على: حرف جر يفيد معنى الإستعلاء الحقيقي. | |||
| ٱلْمَاءَ | موه | ماء المطر العذب السائغ. | |||
| ٱهْتَزَّتْ | هزز | تحركت بالنبات تتفتح عنه. | |||
| وَرَبَتْ | ربو | وزادت ونمت. | |||
| إِنَّ | إنّ | حرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة. | |||
| ٱلَّذِي | الذي | الذي: اسم موصول للمفرد المذكر، عاقلا كان أو غير عاقل. | |||
| أَحْيَاهَا | حيي | أحيا الزرع والأشجار التي عليها. | |||
| لَمُحْيِ | حيي | محيي الموتى: واهبهم الحياة. | |||
| ٱلْمَوْتَىٰ | موت | الموتى: فاقدو الحياة ، وهم الذين فصلت أرواحهم عن أجسادهم. | |||
| إِنَّهُ | إنّ | إن: حرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة. | |||
| عَلَىٰ | على | حرف جر يفيد معنى الاستعلاء | |||
| كُلِّ | كلل | لفظ يدل على الشمول والإستغراق، وتضاف لفظا أو تقديرا. | |||
| شَيْءٍ | شيأ | الشيء: لفظ عام يدل على كل موجود؛ لأن كل موجود يسمى شيئاً. | |||
| قَدِيرٌ | قدر | صفة لله سبحانه، والقدير: هو الذي لا يعتريه عجز ولا فتور وهو القادر على كل شيء لا يعجزه شيء. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{آيَاتِهِ أَنَّكَ} مد بدل. يليه صلة طويلة بياء مدية، ثم غنة في
النون {خَاشِعَةً فَإِذَا أَنْزَلْنَا} إخفاء حقيقي. يليه مد منفصل، ثم إخفاء
حقيقي في النون والزاي {الْمَاءَ} مد متصل. وفي تاء {وَرَبَتْ} همس {إِنَّ} حرف
غنة {الَّذِي أَحْيَاهَا} مد منفصل {الْمَوْتَى إِنَّهُ} مد منفصل. وغنة في النون،
وصلة بالواو في الهاء وصلًا {شَيْءٍ قَدِيرٌ} إخفاء حقيقي.