Furkân Suresi 9. Ayet
Ayırıcı · Mekke · Sure 25 · Ayet 9/77
ٱنظُرْ كَيْفَ ضَرَبُوا۟ لَكَ ٱلْأَمْثَـٰلَ فَضَلُّوا۟ فَلَا يَسْتَطِيعُونَ سَبِيلًا
Unzur keyfe darabu lekel emsale fe dallu fe la yestetiune sebila.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Furkân Suresi 9. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Ey Muhammed!) Senin hakkında bak nasıl da temsiller getirdiler de (haktan) saptılar. Artık onlar doğru yolu bulamazlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Bak senin hakkında ne kıyaslar, ne temsiller yaptılar da çıkmaza saptılar, artık hiç bir yol bulamazlar
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bak, senin hakkında ne kıyaslar, ne temsiller yaptılar da çıkmaza saptılar, artık hiçbir yol bulamazlar.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Bak, senin için ne misaller (kıyaslar) getirip sapdılar. Artık onlar (hidayete) hiçbir yol bulamazlar.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Bak, senin için nasıl benzetmeler yaptılar da saptılar. Artık bir daha yolu bulamazlar.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
İşte bak senin hakkında nasıl tutarsız misaller getiriyorlar. Doğrusu onlar saptılar, artık asla yol bulamazlar!.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Bir bak; senin için nasıl örnekler verdiler de böylece saptılar. Artık onlar hiç bir yol bulamazlar.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
(Ey Rasul,) seni benzettikleri şeye bak! Zaten onlar bir kere yoldan çıkmış bulunuyorlar, bir daha da (doğru) yolu bulamayacaklar!
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Bak, sana nasıl örnekler veriyorlar, sapıttılar da yolu bulamıyorlar.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Senin için nasıl örnekler verdiklerine bir bak. Böylece saptılar, artık bir çıkış yolu bulamazlar.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Senin için, nasıl yakıştırmalar yapıyorlar bak? Böylece yoldan çıktılar ve artık bir yol bulamazlar.
İbni Kesir
Bir bak; sana nasıl misaller getirip saptılar. Bir daha yol bulamazlar.
Gültekin Onan
Bir bak; senin için nasıl örnekler verdiler de böylece saptılar. Artık onlar hiç bir yol bulamazlar.
Rowad Tercüme Merkezi
Bir bak, onlar sana nasıl misaller getirip sapıklığa düştüler? Artık onlar hiçbir yol bulamazlar.
Şaban Piriş
Bak, sana nasıl örnekler veriyorlar, sapıttılar da yolu bulamıyorlar.
Ali Özek ve diğerleri
(Rasûlüm!) Senin hakkında bak ne biçim temsiller getirdiler! Artık onlar sapmışlardır ve (hidayete) hiçbir yol da bulamazlar.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Ey Resul! Onların seni asılsız vasıflarla nasıl vasfettiklerine şaşkınlıkla bir bak! Onlar (Senin hakkında); büyücü, deli ve cinli dediler. Bu sebeple haktan saptılar. Onlar, hidayet yoluna tutunmaya ve senin doğruluğunu ve eminliğini karalamaya asla güç yetiremeyeceklerdir.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| ٱنظُرْ | نظر | فكر وتأمل. | |||
| كَيْفَ | كيف | اسم للاستفهام وبيان الحال. | |||
| ضَرَبُوا | ضرب | ضرب الأمثال: إيرادها. | |||
| لَكَ | ل | اللام: حرف جر يفيد معنى التبليغ. | |||
| ٱلْأَمْثَٰلَ | مثل | جمع مثل وهوعبارة تقال لتشبيه حال بنظيرتها أو قصة. | |||
| فَضَلُّوا | ضلل | ضلوا: تاهوا ولم يهتدوا. | |||
| فَلَا | لا | لا: نافية غير عاملة. | |||
| يَسْتَطِيعُونَ | طوع | لا يستطيعون: لا يقدرون. | |||
| سَبِيلًا | سبل | طريقا أو وسيلة. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{انْظُرْ} يُبدأ بهمزة وصل مضمومة لضم ثالث الفعل ضمًا أصليًا، وفي النون
الساكنة مع الظاء إخفاء حقيقي، {يَسْتَطِيعُونَ} ترقق السين والتاء.