Furkân Suresi 73. Ayet

Ayırıcı · Mekke · Sure 25 · Ayet 73/77

وَٱلَّذِينَ إِذَا ذُكِّرُوا۟ بِـَٔايَـٰتِ رَبِّهِمْ لَمْ يَخِرُّوا۟ عَلَيْهَا صُمًّا وَعُمْيَانًا

Vellezine iza zukkiru bi ayati rabbihim lem yahırru aleyha summen ve umyanen.

Ayet Tilaveti
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç

Furkân Suresi 73. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.

19. cüz · PDF sayfası 5

Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →

Ayetin Mealleri 16 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Onlar, kendilerine Rabblerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, onlara kör ve sağır kesilmezler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Ve onlar ki rablarının ayetleriyle va'z-u nasıhat edildikleri zaman üstüne kör, sağır yıkılıp yatmazlar

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve onlar ki Rablerinin ayetleri hatırlatılınca, kör ve sağır üstüne yıkılıp yatmazlar.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Onlar ki kendilerine Rabbinin ayetleri okunduğu (yahud onlara va'z ve nasıyhat edildiği) zaman bunlara karşı (münafıklar gibi) kör ve sağır (yıkılıb) düşmezler.

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Ve kendilerine Rablerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman onlara karşı sağır ve kör davranmazlar.

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

Kendilerine Rab'lerinin ayetleri hatırlatıldığında, onlara karşı sağırlar ve körler gibi davranmazlar.

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Onlar, kendilerine Rablerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, onun üstünde sağır ve körler olarak kapanıp kalmayanlardır.

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

Ve onlar ki, kendilerine Rablerinin mesajları hatırlatıldığı zaman, körler(in) ve sağırlar(ın yaptığı) (gibi) (düşünüp anlamadan) onların üzerine üşüşmezler.

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Rab'lerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, onlara karşı kör ve sağır davranmazlar.

Erhan Aktaş

Kerim Kur'an

Onlara, Rabblerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, onlara karşı kör ve sağırmış gibi görmezden gelmezler.

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Ve Efendilerinin ayetleri onlara hatırlatıldığında, kör ve sağır kesilmezler.

İbni Kesir

Onlar ki; kendilerine Rabblarının ayetleri hatırlatıldığı vakit, onlara karşı kör ve sağır davranmazlar.

Gültekin Onan

Onlar, kendilerine rablerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, onun üstünde sağır ve körler olarak kapanıp kalmayanlardır.

Rowad Tercüme Merkezi

Onlar ki, Rablerinin âyetleriyle kendilerine öğüt verildiği zaman buna karşı sağır ve kör kimseler olarak yüzleri üzere yıkılıp yatmazlar.

Şaban Piriş

Rablerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, onlara karşı kör ve sağır davranmazlar.

Ali Özek ve diğerleri

Kendilerine Rablerinin âyetleri hatırlatıldığında ise, onlara karşı sağır ve kör davranmazlar,

Ayetin Tefsiri 2 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

Kendilerine Yüce Allah'ın duyulan ve görünen ayetleri hatırlatıldığı zaman, duyulan ayetlere karşı kulakları sağır ve görünenlere karşı da gözleri kör olarak davranmazlar.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
وَٱلَّذِينَالذيالذين: اسم موصول لجماعة الذكور.
إِذَاإذاظرف يدل في أكثر الحالات على الزمن المستقبل.
ذُكِّرُواذكراستحثوا على التذكر والتدبر والاتعاظ.
بِءَايَٰتِأييالآية من كتاب الله، هي: ‌طائفةٌ ‌من ‌القرآن يتصل بعضها ببعض إلى انقطاعها، طويلةً كانت أو قصيرة.
رَبِّهِمْرببالرب، معناه: ‌الإله ‌المعبود، والخالق، والمالك، والسيد، والمربي، والقائم، والمنعم، والمصلح، والجابر، والمدبر لخلقه كما يشاء على ما تقتضيه حكمته، والجمع: أرباب وربوب. والرب: ‌اسم من أسماء الله تعالى ولا يقال في غيره إلا بالإضافة.
لَمْلمحرف لنفي المضارع وقلبه إلى الماضي.
يَخِرُّواخررلم يخروا عليها صما: لم ينكبوا عليها غير متدبرين.
عَلَيْهَاعلىعلى: حرف جر يفيد معنى الإستعلاء المجازي.
صُمًّاصممالصم: ذوو الصمم، والمراد: الذين لا يصغون للحق.
وَعُمْيَانًاعميعميانا: جمع أعمى، والمراد: فاقدي بصيرة.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

{ذُكِّرُوا} الراء مفخمة لأنها مضمومة {بِآيَاتِ} مد بدل. وفي {صُمًّا

وَعُمْيَانًا} إدغام بغنة في التنوين مع الواو والميم المشددة فيها غنة.