Furkân Suresi 61. Ayet

Ayırıcı · Mekke · Sure 25 · Ayet 61/77

تَبَارَكَ ٱلَّذِى جَعَلَ فِى ٱلسَّمَآءِ بُرُوجًا وَجَعَلَ فِيهَا سِرَٰجًا وَقَمَرًا مُّنِيرًا

Tebarekellezi ceale fis semai burucen ve ceale fiha siracen ve kameren munira.

Ayet Tilaveti
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç

Furkân Suresi 61. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.

19. cüz · PDF sayfası 4

Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →

Ayetin Mealleri 16 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Göğe burçlar yerleştiren, orada bir ışık kaynağı (güneş) ve aydınlatıcı bir ay yaratanın şanı çok yücedir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

ne yücedir o ki Semada burclar yapmış, hem içlerinde bir kandil, bir de nurlu bir ay asmış

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ne kutlu, ne yücedir, O ki gökte burçlar yaptı, içlerinde bir kandil, bir de nurlu bir ay astı!

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Gökde burçlar yaratan, onların içinde bir çerağ ve nurlu bir ay barındıran (Allah) ın şanı ne yücedir!

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Yücedir O ki, gökte burçlar yaptı ve orada bir kandil ve aydınlatıcı bir ay var etti.

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

Gökte burçlar yaratan, onların içinde bir kandil (güneş) ve nurlu bir ay yerleştiren Allah, yüceler yücesidir, hayır ve ihsanı sınırsızdır.

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Gökte burçlar kılan, onların içinde bir aydınlık ve nurlu bir ay vareden (Allah) ne yücedir.

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

Göğe büyük takım yıldızları serpiştiren, ve yine oraya (parlak) bir ışık kaynağı ve ay (gibi) bir aydınlatıcı yerleştiren (Allah) ne yüce, ne cömerttir.

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Gökte burçlar yaratan, aralarında bir lamba ve aydınlatıcı Ay'ı yaratan ne kadar yücedir.

Erhan Aktaş tefsirli

Kerim Kur'an

Gökte burçlar yapan ve orada bir çerağ[1] ve aydınlatan Ay'ı yapan ne mübarektir.[2]

Tefsir / dipnot (2)

Işık saçan, ışık kaynağı, Güneş.

Kutlu, yüce. Cömert, nimeti bereketli kılan, çoğaltan, bol bol nimet veren.

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Ne yücedir ki, gökte yıldız kümeleri oluşturmuş; orada bir ışık kaynağı ve aydınlatıcı bir ay yapmıştır.

İbni Kesir

Gökte burçlar var eden, orada bir çerağ ve aydınlatan ayı var eden ne yücedir.

Gültekin Onan

Gökte burçlar kılan, onların içinde bir aydınlık ve nurlu bir ay vareden (Tanrı) ne yücedir.

Rowad Tercüme Merkezi

Gökte yıldızlar/gezegenler yaratan ve orada bir kandil (Güneş) ve aydınlatıcı bir Ay var eden (Allah) çok yücedir.

Şaban Piriş

Gökte yıldızlar/gezegenler yaratan ve orada bir kandil (güneş) ve aydınlatıcı bir ay var eden (Allah) ne yücedir.

Ali Özek ve diğerleri

Oysa gökte burçlar yaratan ve orada aydınlatıcı olarak güneşi ve ayı var eden Allah ne yücedir.

Ayetin Tefsiri 2 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

Gökyüzünde hareket eden gezegenleri ve yıldızları yaratan, ışıkları yayan, Güneş'i ve Güneş'in ışıklarını yansıtıp yeri aydınlatan bir Ay var eden Allah çok yücedir.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
تَبَارَكَبركتبارك الله: تقدس وتنزه.
ٱلَّذِيالذيالذي: ‌اسم ‌موصول ‌للمفرد المذكر، عاقلا كان أو غير عاقل.
جَعَلَجعلصير.
فِيفيحرف جر يفيد معنى الظرفية
ٱلسَّمَاءِسموالسماء، مصدر سما، وهي: ‌ما ‌يقابل ‌الأرض، وعددها سبع، وله أبواب تُفَتَّح.
بُرُوجًابرجمنازل للشمس والقمر والنجوم.
وَجَعَلَجعلوصير.
فِيهَافيفي: حرف جر يفيد معنى الظرفية الحقيقية المكانية.
سِرَٰجًاسرجالسراج: المصباح الزاهر، ويعبر به عن الشمس، وعن كل ما هو مضيء.
وَقَمَرًاقمرالقمر: ‌كوكب منير يدور حول الأرض وينيرها ليلا، ينتقل في منازله الثمانية والعشرين منزلة بدقة فائقة، وحساب دقيق؛ ليعرف بذلك سكان الأرض عدد السنين والحساب؛ إذ لولاه لما عرف يوم ولا أسبوع ولا شهر ولا سنة ولا قرن.
مُّنِيرًانورباعثا للنور.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

{السَّمَاءِ} مد متصل {بُرُوجًا وَجَعَلَ} إدغام بغنة في التنوين مع الواو.

ومثلها {سِرَاجًا وَقَمَرًا مُنِيرًا} في التنوين مع الواو ومع الميم.