Furkân Suresi 6. Ayet
Ayırıcı · Mekke · Sure 25 · Ayet 6/77
قُلْ أَنزَلَهُ ٱلَّذِى يَعْلَمُ ٱلسِّرَّ فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ۚ إِنَّهُۥ كَانَ غَفُورًا رَّحِيمًا
Kul enzelehullezi ya'lemus sırre fis semavati vel ard, innehu kane gafuran rahima.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Furkân Suresi 6. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Ey Muhammed!) De ki: "O kitabı göklerin ve yerin sırrını bilen indirmiştir. Şüphesiz O, bağışlayandır, çok merhamet edendir."
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
De ki: onu, o göklerde ve Yerde sirri bilen indirdi, hakikaten o, rahim bir gafur bulunuyor
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
De ki: "Onu göklerdeki ve yerdeki sırrı bilen indirdi. Gerçekten O, çok bağışlayandır, merhamet edendir."
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
(Onlara) de ki: "Onu göklerde ve yerdeki ğaybı bilen (Allah) indirdi." Şübhesiz ki O, (bilhassa mü'minleri) çok yarlığayıcı, çok esirgeyicidir.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
De ki: "Onu, göklerdeki ve yerdeki gizleri bilen indirdi. O, çok bağışlayan, çok esirgeyendir.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
De ki: "Onu, göklerdeki ve yerdeki bütün sırları bilen Yüce Allah indirdi. O, gerçekten gafurdur, rahimdir." (çok affedicidir, merhamet ve ihsanı boldur).
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
De ki: "Onu, göklerde ve yerde gizli olanı bilen (Allah) indirmiştir. Doğrusu O, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir."
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
De ki: "Göklerin ve yerin bütün sırlarını bilen (Allah) indirdi onu! Doğrusu O, çok acıyıp esirgeyen gerçek bağışlayıcıdır!"
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
De ki: -O'nu göklerdeki ve yerdeki sırları bilen indirmiştir. Çünkü O, bağışlayan ve merhamet edendir.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
De ki: "Onu, göklerin ve yerin sırrını Bilen indirdi. Kuşkusuz O, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir."
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
De ki: "Onu, göklerin ve yeryüzünün gizemlerini Bilen indirmiştir. Kuşkusuz, O, Sınırsız Bağışlayandır; Merhametlidir!"
İbni Kesir
De ki: Onu göklerde ve yerdeki sırrı bilen indirmiştir. Şüphesiz ki O; Gafur ve Rahim olandır.
Gültekin Onan
De ki: "Onu, göklerde ve yerde gizli olanı bilen (Tanrı) indirmiştir. Doğrusu O, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir."
Rowad Tercüme Merkezi
(Rasûlüm!) De ki: 'Onu, göklerde ve yerde gizli olanı bilen (Allah) indirmiştir. Doğrusu O, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.'
Şaban Piriş
De ki: O’nu göklerdeki ve yerdeki gizli olanı bilen indirmiştir. Çünkü O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Ali Özek ve diğerleri
(Rasûlüm!) De ki: Onu göklerde ve yerdeki gizlilikleri bilen Allah indirdi. Şüphesiz O, çok bağışlayıcıdır, engin merhamet sahibidir.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Ey Resul! O yalanlayanlara de ki: "Kur'an'ı, göklerde ve yerdeki her şeyi bilen Yüce Allah indirmiştir. O, sizin iddia ettiğiniz gibi uydurulmuş değildir." Ardından Yüce Allah, onları tövbeye davet ederek şöyle buyurmuştur: "Allah, kullarından tövbe edenleri çokça bağışlayandır, onlara karşı çokça merhametlidir."
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| قُلْ | قول | فعل أمرٍ مِنْ قالَ يقولُ بمعنى تَكَلَّمْ. وأصل القول: معناه النطق بالكلام واللفظ به باللسان | |||
| أَنزَلَهُ | نزل | قام بإنزاله، والإنزال: الجلب من علو عن طريق الوحي. | |||
| ٱلَّذِي | الذي | الذي: اسم موصول للمفرد المذكر، عاقلا كان أو غير عاقل. | |||
| يَعْلَمُ | علم | العلم: من صفات الله الذاتية، فهي لا تنفك عنه جلّ وعلا. وعلمه سبحانه وتعالى محيط بكلّ شيء أزَلاً وأبداً. | |||
| ٱلسِّرَّ | سرر | السر: ما يكتم أو يخفى. | |||
| فِي | في | حرف جر يفيد معنى الظرفية | |||
| ٱلسَّمَٰوَٰتِ | سمو | جمع: السماء، مصدر سما، وهي: ما يقابل الأرض، وعددها سبع، وله أبواب تُفَتَّح. | |||
| وَٱلْأَرْضِ | أرض | الأرض: الكرة التي عليها الحيوان والنبات. وتطلق الكلمة على قسم منها كبير أو صغير. والجمع: أرْضون وأرَضون وأراضٍ. | |||
| إِنَّهُ | إنّ | إن: حرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة. | |||
| كَانَ | كون | فعل ماضٍ ناسخ ناقص | |||
| غَفُورًا | غفر | صفة لله سبحانه، والغفور هو الذي تكثر منه المغفرة. | |||
| رَّحِيمًا | رحم | صفة لله سبحانه، والرحيم: الذي يرحم المؤمنين في الآخرة. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{أَنْزَلَهُ} إخفاء حقيقي في النون مع الزاي {إِنَّهُ} غنة، وصلة هاء الضمير
في حالة الوصل {غَفُورًا رَحِيمًا} إدغام بغير غنة في التنوين مع الراء، ومد عارض
وقفًا.