Furkân Suresi 50. Ayet

Ayırıcı · Mekke · Sure 25 · Ayet 50/77

وَلَقَدْ صَرَّفْنَـٰهُ بَيْنَهُمْ لِيَذَّكَّرُوا۟ فَأَبَىٰٓ أَكْثَرُ ٱلنَّاسِ إِلَّا كُفُورًا

Ve lekad sarrafnahu beynehum li yezzekkeru fe eba ekserun nasi illa kufura.

Ayet Tilaveti
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç

Furkân Suresi 50. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.

19. cüz · PDF sayfası 3

Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →

Ayetin Mealleri 16 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Andolsun, biz bunu insanlar arasında, düşünüp ibret alsınlar diye tekrar tekrar açıkladık. Fakat insanların çoğu nankörlükte direttiler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Celalım hakkı için onu aranızda evirip çevirmekteyiz düşünsünler ıbret alsınlar diye yine de nasın ekserisi dayatmakta nankörlükten başkasına yanaşmamakta

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Andolsun ki onu aralarında, düşünsünler ve ibret alsınlar diye evirip çevirmekteyiz. Yine de insanların çoğu dayatmakta ve nankörlükten başkasına yanaşmamaktadır.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Andolsun bunu, (insanların) ibret almaları için, aralarında çeşid çeşid suretlerde anlatmışızdır (yahud bu suyu evirib çevirmişizdir). Fakat insanların çoğu, ille nankörlük olmak üzere, dayardılar (inadlarından dönmediler).

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Andolsun biz, bu sözü onların aralarında çevirip çevirip anlattık ki öğüt alsınlar. Ama insanların çoğu, nankörlükte direnmektedir.

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

Bu gerçeği, insanların iyice düşünmeleri için Biz, farklı üsluplarla anlatsak da onların çoğu nankörlükten başka bir şey yapmıyorlar.

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Andolsun bunu, onların arasında öğüt alıp düşünsünler diye çeşitli biçimlerde açıkladık. Ama insanların çoğu nankörlük edip ayak direttiler.

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

Gerçek şu ki, Biz bütün bunları insanların gözü önüne hep seregelmişizdir ki, belki ders alıp akıllarında tutarlar; ama insanların çoğu, nankörlükte direnmektedir.

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Düşünsünler, öğüt alsınlar diye, onu aralarında evirip çevirdik. Yine de insanların çoğu nankörlükten vazgeçmez.

Erhan Aktaş

Kerim Kur'an

Ant olsun ki Biz, öğüt almaları için onu, onların aralarında paylaştırdık. Ancak insanların çoğu nankörlük etmekte direttiler.

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Üstelik gerçek şu ki, öğüt alıp düşünmeleri için, değişik biçimlerde Onu açıkladık. Yine de insanların çoğunluğu, yalnızca nankörlük etmekte direniyorlar.

İbni Kesir

Andolsun ki; düşünüp ibret alsınlar diye onu aralarında evirip çevirmekteyiz. Buna rağmen insanların çoğu nankörlükte direnmişlerdir.

Gültekin Onan

Andolsun bunu, onların arasında öğüt alıp düşünsünler diye çeşitli biçimlerde açıkladık. Ama insanların çoğu küfredip ayak direttiler.

Rowad Tercüme Merkezi

Andolsun, biz bunu insanlar arasında, düşünüp ibret alsınlar diye tekrar tekrar açıkladık. Fakat insanların çoğu nankörlükte direttiler.

Şaban Piriş

Düşünsünler, öğüt alsınlar diye, onu aralarında evirip çevirdik. Yine de insanların çoğu nankörlükten vazgeçmez.

Ali Özek ve diğerleri

Sonra da ibret almaları için bu suyu aralarında, muhtelif vakitlere göre değiştirmişizdir. Buna rağmen insanların çoğu yine de (falan yıldızla yağmurlandırıldık diyerek) nankörlük (etmek) ten vazgeçmemiştir.

Ayetin Tefsiri 2 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

Biz Kur'an'da delilleri ve kesin kanıtları ibret almaları için çeşitli şekillerde açıkladık. Buna rağmen insanların çoğu hakkı inkâr etmekten ve ona nankörlük etmekten vazgeçmezler.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
وَلَقَدْقدلقد: اللام جواب القسم، قد: أداة تفيد التحقيق.
صَرَّفْنَٰهُصرفصرفناه ـ صرف الله المطر: أنزله في أنحاء مختلفة.
بَيْنَهُمْبينبين: ظرف مبهم لا يتبين معناه إلا بإضافته إلى اثنين فأكثر.
لِيَذَّكَّرُواذكريذكروا: أصلها يتذكروا أي يتعظوأ ويتدبروا.
فَأَبَىٰأبيفامتنع كراهية وعدم رضى.
أَكْثَرُكثرأكثر الناس: معظمهم.
ٱلنَّاسِنوساسم للجمع من بني آدم، لا واحد له من لفظه، مشتقُّ من نَاسَ يَنُوسُ إذا تحرَّك واضطرب
إِلَّاإلاأداة حصر ويسمى الاستثناء هنا مفرغا.
كُفُورًاكفرجحودا وإنكارا.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

{وَلَقَدْ} قلقلة {فَأَبَى أَكْثَرُ} مد منفصل {النَّاسِ} غنة النون المدغمة

في اللام الشمسية.