Furkân Suresi 45. Ayet

Ayırıcı · Mekke · Sure 25 · Ayet 45/77

أَلَمْ تَرَ إِلَىٰ رَبِّكَ كَيْفَ مَدَّ ٱلظِّلَّ وَلَوْ شَآءَ لَجَعَلَهُۥ سَاكِنًا ثُمَّ جَعَلْنَا ٱلشَّمْسَ عَلَيْهِ دَلِيلًا

E lem tere ila rabbike keyfe meddez zıll, ve lev şae le cealehu sakina, summe cealneş şemse aleyhi delila.

Ayet Tilaveti
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç

Furkân Suresi 45. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.

19. cüz · PDF sayfası 3

Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →

Ayetin Mealleri 16 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Rabbinin gölgeyi nasıl uzattığını görmez misin? İsteseydi onu sabit kılardı. Sonra biz güneşi gölgeye delil kıldık.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Bakmaz mısın rabbına? Gölgeyi nasıl uzatmakta? Dilese idi elbet onu sakin de kılardı, sonra nasıl Güneşi, ona delil kılmışız?

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Rabbinin gölgeyi nasıl uzatmakta olduğunu görmedin mi? Dileseydi elbette onu hareketsiz de kılardı. Sonra Biz güneşi ona nasıl delil kılmışız?

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Rabbin (in sun'un) a bir bakmadın mı? Gölgeyi nasıl uzat (ıb yay) mışdır O? Eğer dileseydi onu elbet sakin de kılardı. Sonra biz güneşi ona bir delil yapmışızdır.

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Rabbini görmedin mi gölgeyi nasıl uzattı? Dileseydi, onu durgun yapardı. Sonra nasıl güneşi ona delil kıldık (gölgenin görünmesini, ışığa bağlı kıldık)?

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

(45-46) Bakmaz mısın Rabbin gölgeyi nasıl uzatıyor? Dileseydi onu hareketsiz kılardı. Sonra nasıl Güneş'i ona delil kılıyoruz? Sonra da nasıl tutup onu azar azar Kendimize doğru dilediğimiz yere alıyoruz.

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Rabbini görmedin mi, gölgeyi nasıl uzatıvermiştir? Eğer dilemiş olsaydı onu durgun kılardı. Sonra biz güneşi ona bir delil kılmışızdır.

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

Görmez misin (ey insanoğlu), Rabbin gölgeyi (akşama doğru) nasıl uzatıyor; eğer dileseydi, hiç şüphesiz onu olduğu gibi bırakırdı; fakat sonra gölgeye güneşi yol gösterici kılmışızdır;

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Rabbinin gölgeyi nasıl uzattığını görmüyor musun? İsteseydi onu durdururdu. Güneşi ona kılavuz yaptık.

Erhan Aktaş tefsirli

Kerim Kur'an

Rabb'inin gölgeyi nasıl uzattığını görmez misin? Dileseydi onu sabit kılardı. Sonra da Güneş'i ona[1] yol gösterici yaptık.

Tefsir / dipnot (1)

Gölgeye.

Ali Rıza Safa tefsirli

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Efendinin, gölgeyi nasıl uzattığını görmüyor musun? Oysa dileseydi, kesinlikle onu durağan yapardı. Sonra, güneşi, ona yol gösteren yaptık.[292]

Tefsir / dipnot (1)

Üç boyutlu görüntü, gölge sayesinde sağlanır. Gölge, günün her zamanında aynı boyutlarda değildir. Güneşin devinimlerine bağlı olarak boyu değişen gölge, Kur'an ayetlerinde çok söz edilen bir olgudur.

İbni Kesir

Görmedin mi; Rabbın, gölgeyi nasıl uzatmıştır. İsteseydi onu durdururdu. Sonra Biz, güneşi ona delil kıldık.

Gültekin Onan

Rabbini görmedin mi, gölgeyi nasıl uzatıvermiştir? Eğer dilemiş olsaydı onu durgun kılardı. Sonra biz güneşi ona bir delil kılmışızdır.

Rowad Tercüme Merkezi

Rabbinin gölgeyi nasıl uzattığına görmez misin? Dileseydi onu hareketsiz kılardı, sonra Güneşi ona delil kıldık.

Şaban Piriş

Rabbinin gölgeyi nasıl uzattığını görmüyor musun? Dileseydi onu sakin/sabit kılardı. Sonra biz güneşi ona delil kıldık.

Ali Özek ve diğerleri

Rabbinin gölgeyi nasıl uzattığını görmedin mi? Eğer dileseydi, onu elbet hareketsiz kılardı. Sonra biz güneşi, ona delil kıldık.

Ayetin Tefsiri 2 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

-Ey Resul!- Yeryüzünde gölgeyi yayıp, uzattığı vakit Yüce Allah'ın yarattıklarının izlerini görmez misin? Eğer dileseydi, onu hareketsiz olarak sabit kılardı. Sonra biz uzayıp kısalmasıyla Güneş'i ona delil kıldık.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
أَلَمْلملم: حرف لنفي المضارع وقلبه إلى الماضي.
تَرَرأيألم تر: عبارة للحث على النظر والتعجب والاعتبار والتأمل في شأن من يتحدث عنهم ، ويخاطب بالعبارة من رأى ومن سمع ، ومن لم ير ولم يسمع.
إِلَىٰإلىحرف جر يدل على انتهاء الغاية.
رَبِّكَرببإلهك المعبود. والرب، معناه: ‌الإله ‌المعبود، والخالق، والمالك، والسيد، والمربي، والقائم، والمنعم، والمصلح، والجابر، والمدبر لخلقه كما يشاء على ما تقتضيه حكمته، والجمع: أرباب وربوب. والرب: ‌اسم من أسماء الله تعالى ولا يقال في غيره إلا بالإضافة.
كَيْفَكيفاسم للاستفهام وبيان الحال.
مَدَّمددبسط.
ٱلظِّلَّظللما ووري فيه ضوء الشمس.
وَلَوْلولو: أداة شرط للزمن الماضي وهي امتناعية.
شَاءَشيأالمشيئة: صفة ثابتة لله على ما يليق به.
لَجَعَلَهُجعللصيره.
سَاكِنًاسكنقارا ثابتا.
ثُمَّثمحرف عطف يفيد معنى التراخي بين المعطوفين.
جَعَلْنَاجعلصيرنا.
ٱلشَّمْسَشمسالكوكب المشتعل الذي يمد الأرض بالضوء والحرارة.
عَلَيْهِعلىعلى: حرف جر يفيد معنى الإستعلاء المجازي.
دَلِيلًادللعلامة، وجعلنا الشمس عليه دليلا: جعلنا الشمس دليلا وعلامة على وجود الظل، فلولا الشمس لم يعرف الظل.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

{شَاءَ} مد متصل {لَجَعَلَهُ} صلة قصيرة في حالة الوصل {سَاكِنًا ثُمَّ}

إخفاء حقيقي في التنوين مع الثاء وغنة في الميم المشددة.