Furkân Suresi 21. Ayet
Ayırıcı · Mekke · Sure 25 · Ayet 21/77
۞ وَقَالَ ٱلَّذِينَ لَا يَرْجُونَ لِقَآءَنَا لَوْلَآ أُنزِلَ عَلَيْنَا ٱلْمَلَـٰٓئِكَةُ أَوْ نَرَىٰ رَبَّنَا ۗ لَقَدِ ٱسْتَكْبَرُوا۟ فِىٓ أَنفُسِهِمْ وَعَتَوْ عُتُوًّا كَبِيرًا
Ve kalellezine la yercune likaena lev la unzile aleynel melaiketu ev nera rabbena, lekad istekberu fi enfusihim ve atev utuvven kebira.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Furkân Suresi 21. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bize kavuşacaklarını ummayanlar, "Bize melekler indirilseydi, yahut Rabbimizi görseydik ya!" dediler. Andolsun, onlar kendi benliklerinde büyüklük tasladılar ve büyük bir taşkınlık gösterdiler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Bununla beraber likamızı ümid etmiyenler dediler ki: "o melaike bizim üzerimize indirilse ya, yahud rabbımızı görsek a" celalime kasem ederim ki doğrusu nefislerinde kendilerini büyüksündüler, büyük azgınlık ettiler
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bununla beraber karşımıza çıkacaklarını ümit etmeyenler: "O melekler üzerimize indirilse yahut Rabbimizi görsek ya." dediler. Andolsun ki, onlar kendilerini büyük gördüler, büyük azgınlık ettiler.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Bize kavuşmayı ümid etmeyenler dedi (ler) ki: "Bizim üzerimize melekler indirmeli değil miydi, yahud Rabbimizi görmeli (değil mi) ydik"? Andolsun ki onlar nefislerinden kibir (ve azamet) saklamışlar, büyük bir azgınlıkla haddi aşmışlar (küstahlığa kalkışmışlar) dır.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Bizimle karşılaşmayı ummayanlar: "Bize melekler indirilmeliydi, yahut Rabbimizi görmeliydik değil mi?" dedi(ler). Andolsun ki onlar kendi içlerinde büyüklük tasladılar ve büyük bir azgınlıkla haddi aştılar.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Ahirette huzurumuza gelip Bizimle karşılaşacaklarını düşünmeyenler: "Bize elçi olarak melekler gönderilmeli yahut Rabbimizi görmeli değil miydik?" dediler. Gerçekten onlar kendilerini büyük görüp azgınlıkta haddi iyice aştılar.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Bize kavuşmayı ummayanlar, dediler ki: "Bize meleklerin indirilmesi ya da Rabbimizi görmemiz gerekmez miydi?" Andolsun, onlar kendi nefislerinde büyüklüğe kapıldılar ve büyük bir azgınlıkla baş kaldırdılar.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Fakat Bizim huzurumuza çıkarılacaklarını hiç beklemeyen kimseler: "Bize niçin melekler gönderilmedi?", yahut "Neden Rabbimizi görmüyoruz?" diye sorup duruyorlar. Gerçek şu ki, onlar büyük bir küstahlıkla (Allah'ın mesajına karşı böylece) burunlarını dikerek kendilerini onulmaz bir büyüklük duygusuna kaptırmış bulunuyorlar!
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Bizimle karşılaşmayı beklemeyenler: -Bize meleklerin indirilmesi veya Rabbimizi görmemiz gerekmez miydi? dediler. Kendi kendilerine büyüklenmişler ve büyük bir azgınlıkla haddi aşmışlardı.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Bizimle karşılaşacaklarına ihtimal vermeyenler: "Bize meleklerin indirilmesi veya Rabb'imizi görmemiz gerekmez miydi?" dediler. Ant olsun ki onlar kendi kendilerine büyüklendiler ve büyük bir taşkınlıkla hadlerini aştılar.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Bize kavuşacaklarını düşünmeyenler, şöyle dediler: "Bize melekler indirilseydi veya Efendimizi görseydik olmaz mıydı?" Gerçek şu ki, kendi benliklerinde büyüklüğe kapıldılar ve azgınlıkta çok ileri gittiler.
İbni Kesir
Bize kavuşmayı ummayanlar: Bize melekler indirilmeli değil miydi veya Rabbımızı görmeli değil miydik? derler. Andolsun ki; kendi kendilerine büyüklenmişler ve büyük bir azgınlıkla haddi aşmışlardır.
Gültekin Onan
Bize kavuşmayı ummayanlar, dediler ki: "Bize meleklerin indirilmesi ya da rabbimizi görmemiz gerekmez miydi?" Andolsun, onlar kendi nefslerinde büyüklüğe kapıldılar ve büyük bir azgınlıkla baş kaldırdılar.
Rowad Tercüme Merkezi
Bizimle karşılaşmayı ummayanlar; "Bize ya melekler indirilmeliydi ya da Rabbimizi görmeliydik." dediler. Şüphesiz onlar, kendi nefislerinde büyüklüğe kapıldılar ve büyük bir taşkınlık gösterdiler.
Şaban Piriş
Bizimle karşılaşmayı ummayanlar: Bize ya melekler indirilmeliydi ya da Rabbimizi görmeliydik, dediler. Şüphesiz onlar kendi nefislerinde büyüklüğe kapıldılar ve büyük bir taşkınlık gösterdiler.
Ali Özek ve diğerleri
Bizimle karşılaşmayı (bir gün huzurumuza geleceklerini) ummayanlar: «Bize ya melekler indirilmeliydi ya da Rabbimizi görmeliydik» dediler. Andolsun ki onlar kendileri hakkında kibire kapılmışlar ve azgınlıkla pek ileri gitmişlerdir.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Bizimle karşılaşmayı ümit etmeyen ve azabımızdan korkmayan kâfirler: "Allah melekler indirerek ya da Rabbimizi aşikâr olarak görerek bizlere Muhammed'in doğruluğu hakkındaki haberini verseydi. Kesinlikle kibir bunların nefislerinde o kadar büyüdü ki, onların iman etmelerini engelleyecek dereceye vardı. Bu söyledikleriyle küfürde ve azgınlıkta haddi aştılar."
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| وَقَالَ | قول | وتكلم. | |||
| ٱلَّذِينَ | الذي | اسم موصول للجمع المذكَّر. | |||
| لَا | لا | نافية غير عاملة. | |||
| يَرْجُونَ | رجو | لا يرجون لقاءنا: لا يخافون مثولهم لدينا للحساب، ولا يرجون الثواب، ولا يؤمنون بيوم البعث والنشور. | |||
| لِقَاءَنَا | لقي | مثولهم لدينا. | |||
| لَوْلَا | لولا | حرف يتضمن معنى الشرط، يدل على العرض أو التحضيض. | |||
| أُنزِلَ | نزل | تم إنزاله، والإنزال: الجلب من علو. | |||
| عَلَيْنَا | على | على: حرف جر بمعنى "إلى". | |||
| ٱلْمَلَٰئِكَةُ | ألك | الملائكة: خلق عظيم من خلق الله، خلقوا من نور، يتشكلون فيما يشاءون من الصور، لا يعصون الله ما أمرهم ويفعلون ما يؤمرون. | |||
| أَوْ | أو | حرف عطف يفيد التفصيل. | |||
| نَرَىٰ | رأي | نبصر. | |||
| رَبَّنَا | ربب | إلهنا المعبود. والرب، معناه: الإله المعبود، والخالق، والمالك، والسيد، والمربي، والقائم، والمنعم، والمصلح، والجابر، والمدبر لخلقه كما يشاء على ما تقتضيه حكمته، والجمع: أرباب وربوب. والرب: اسم من أسماء الله تعالى ولا يقال في غيره إلا بالإضافة. | |||
| لَقَدِ | قد | لقد: اللام جواب القسم، قد: أداة تفيد التحقيق. | |||
| ٱسْتَكْبَرُوا | كبر | تكبروا وتعاظموا وتعالوا. | |||
| فِي | في | حرف جر يفيد معنى الظرفية | |||
| أَنفُسِهِمْ | نفس | ذواتهم. والنفس: الذات، ونفس كل شيء ذاته. والنفس: الروح والجسد معا. | |||
| وَعَتَوْ | عتو | وأعرضوا وتجبروا. | |||
| عُتُوًّا | عتو | إعراضا وتجبرا. | |||
| كَبِيرًا | كبر | الكبير: تستعمل في وصف كثرة الكمية المتصلة للأعيان، وقد استعيرت للمعاني أحيانا. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{لِقَاءَنَا} مد متصل {لَوْلَا أُنْزِلَ} مد منفصل {الْمَلَائِكَةُ}
مد متصل {لَقَدِ اسْتَكْبَرُوا} كسرت الدال تخلُّصا من الساكن بعدها {فِي
أَنْفُسِهِمْ} مد منفصل. يليه إخفاء حقيقي في النون الساكنة مع الفاء،
{أَنْفُسِهِمْ وَعَتَوْا} إظهار شفوي {عُتُوًّا كَبِيرًا} في التنوين مع الكاف
إخفاء حقيقي.