Fetih Suresi 3. Ayet
Fethetmek · Medine · Sure 48 · Ayet 3/29
وَيَنصُرَكَ ٱللَّهُ نَصْرًا عَزِيزًا
Ve yansurekallahu nasran aziza.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(2-3) Ta ki Allah, senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlasın, sana olan nimetini tamamlasın, seni doğru yola iletsin ve Allah sana, şanlı bir zaferle yardım etsin.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Ve nazirsiz bir muzaffariyyet ile seni Allah mansur ve muazzez kılacak
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ve Allah, eşsiz bir şanlı zafer ile sana yardım etsin.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Ve Allahın sana çok şerefli bir muzafferiyyetle yardım etmesi için (dir).
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Ve Allah sana şanlı bir zafer versin.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Ve sana şanlı bir zafer vermesi içindir.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Ve Allah, sana 'üstün ve onurlu' bir zaferle yardım etsin.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
ve Allah sana güçlü yardım elini uzatacaktır.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Ve Allah sana karşı konulmaz bir zaferle yardım etsin...
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Ve Allah, sana çok üstün bir zaferle yardım etsin diye.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Ve Allah, üstün bir utkuyla sana yardım etsin diye.
İbni Kesir
Ve Allah; sana çok şerefli bir muzafferiyetle yardım etsin.
Gültekin Onan
Ve Tanrı, sana 'üstün ve onurlu' bir zaferle yardım etsin.
Ayetin Tefsiri 3 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Ve Allah, düşmanlarına karşı büyük bir zaferle sana yardım eder. Hiç kimse o yardımı senden uzaklaştıramaz.
Klasik rivayet tefsirinin Türkçe çevirisi
Ve Allah; sana çok şerefli bir muzafferiyetle yardım etsin.
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
1- Şüphesiz Biz sana apaçık bir fetih/zafer ihsan ettik. 2- Böylece Allah senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlasın, üzerindeki nimetini tamamlasın, seni dosdoğru bir yola iletsin; 3- Ve Allah, seni şerefli ve üstün bir zafere ulaştırsın.
(Medine’de inmiştir. 29 âyettir)
Rahmân ve Rahîm Allah’ın adı ile.
1. Burada sözü geçen fetih/zafer, Hudeybiye Sulhüdür. Siret kitaplarında uzunca anlatıldığı üzere Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, umre yapmak üzere Mekke’ye geldiğinde müşriklerin onu umreden alıkoymuştur.[21] Sonunda Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, onlarla on yıllığına “biribirleri ile savaşmamak ve gelecek yıl umre yapmak üzere, ayrıca isteyenlerin Kureyşliler tarafında isteyenlerin de Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem tarafında bu antlaşmaya katılabileceği” esasları üzerinde onlarla sulh yaptı. Bunun büyük bir fetih/zafer oluş sebebine gelince bu dönemde insanlar birbirlerine güvenince Allah’ın dinine davet alanı genişledi. Her mü’min nerede olursa olsun, buna imkân buldu. Ayrıca İslâm’ın hakikatini bilmek isteyenler de bunu öğrenme fırsatı buldular. Bu süre zarfında insanlar Allah’ın dinine kitleler halinde girdiler. Bundan dolayı Yüce Allah, buna “fetih/zafer” adını vermiş ve bunun “apaçık bir fetih” vasfına sahip olduğunu dile getirmiştir. Çünkü müşriklerin ülkelerini fethetmekten kasıt, Allah’ın dinini güçlendirmek ve müslümanların zafer kazanmalarını sağlamaktır. İşte böyle bir fetih, bu sulh ile gerçekleşmiş oldu.
2. Yüce Allah, bu fethin birtakım sonuçlarını da dile getirmiş ve şöyle buyurmuştur:“Böylece Allah senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlasın.” Bu -Allah en iyi bilir ama- böyle bir fetih sebebi ile husule gelen pek çok itaatler ve dine pek çok girişlerin olması, ayrıca Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in, ancak peygamberlerin “ulu’l-azm” olanlarından birisinin katlanabileceği şartları kabul etmesi dolayısı iledir. Yüce Allah’ın Rasûlünün geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlamış olması, peygamber efendimizin şanının yüceliğini ve değerini ortaya koyan en büyük hususlardandır. “Üzerindeki nimetini” dinini, güçlü ve aziz, seni de düşmanlarına karşı muzaffer kılmak ve dininin hakim olduğu alanı genişletmek sureti ile “tamamlasın, seni” kendisi vasıtası ile ebedi mutluluğa ve sonsuz kurtuluşa nail olacağın “dosdoğru yola iletsin;”
3. “Ve Allah, seni şerefli ve üstün” İslâm’ın sarsılmasına imkân vermeyecek şekilde güçlü bir “zafere ulaştırsın.” Bu sayede tam bir zafer sağlanır, kâfirlerin kökü kazınır, hepsi zelil olurlar, gerilerler. Diğer taraftan müslümanlar çoğalır, sayıları da malları da artar. Daha sonra Yüce Allah, bu fethin mü’minler üzerindeki etkilerini de söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır: