Enbiyâ Suresi 30. Ayet
Nebiler · Mekke · Sure 21 · Ayet 30/112
أَوَلَمْ يَرَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ أَنَّ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ كَانَتَا رَتْقًا فَفَتَقْنَـٰهُمَا ۖ وَجَعَلْنَا مِنَ ٱلْمَآءِ كُلَّ شَىْءٍ حَىٍّ ۖ أَفَلَا يُؤْمِنُونَ
E ve lem yerellezine keferu ennes semavati vel arda kaneta retkan fe fetaknahuma, ve cealna minel mai kulle şey'in hayy, e fe la yu'minun.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Enbiyâ Suresi 30. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İnkar edenler, göklerle yer bitişikken, bizim onları ayırdığımızı ve diri olan her şeyi sudan meydana getirdiğimizi görmediler mi? Hala inanmayacaklar mı?
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Ya o küfredenler görmedilerde mi ki Semavat-ü Arz bitişik idiler de biz onları ayırdık, hayatı olan her şey'i sudan yaptık, hala inanmıyorlar mı?
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
O küfredenler görmediler mi ki, gökler ve yer bitişik idiler de Biz onları ayırdık; canlı olan her şeyi sudan yaptık. Hala inanmıyorlar mı?
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Göklerle yer bitişik bir halde iken biz onları birbirinden yarıb ayırdığımızı, her diri şey'i de sudan yaratdığımızı o küfr (ve inkar) edenler görmedi (ler) mi? Haala inanmayacaklar mı onlar?
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
O nankörler görmediler mi ki göklerle yer bitişik idi, biz onları ayırdık ve her canlı şeyi sudan yarattık? Hala inanmıyorlar mı?
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Hakkı, inkar edenler görüp bilmediler mi ki göklerle yer bitişik (bir bütün) idi, onları Biz ayırdık, hayatı olan her şeyi sudan yaptık. Hala inanmayacaklar mı?
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
O inkar edenler görmüyorlar mı ki, (başlangıçta) göklerle yer, birbiriyle bitişik iken, biz onları ayırdık ve her canlı şeyi sudan yarattık. Yine de onlar inanmayacaklar mı?
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Peki, hakkı inkara şartlanmış olan bu insanlar, göklerin ve yerin (başlangıçta) bir tek bütün olduğunu ve Bizim sonradan onu ikiye ayırdığımızı ve yaşayan her şeyi sudan yarattığımızı görmüyorlar mı? Hala inanmayacaklar mı?
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
İnkar edenler, görmez mi ki gökler ve yer birleşik iken onları (biz) ayırdık ve her şeye sudan hayat sağladık. Hala inanmayacaklar mı?
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
Kafirler;[1] görmüyorlar mı[2] gökler ve yer bitişikti? Biz onları ayırdık. Suyu hayat kaynağı kıldık. Buna rağmen hala inanmıyorlar mı?
Tefsir / dipnot (2)
İnançsız, iman etmeyen. Gerçeğin üzerini örten, gerçeği kabul etmeyen, gerçeğe karşı nankörlük eden. Allah'ı ve vahyi reddeden. Fıtri yeteneğini köreltip örten. Küfr, İman'ın emin olmanın, güvenmenin, onaylamanın karşıtıdır. Kur'an, ektiği tohumun üzerini toprakla örttüğü için çiftçiye de kafir demektedir (57:20).
Görmek ile kast edilen şey: Anlamak, idrak etmek, bilmek, gerçeği kavramak, ayırdına varmak ve dikkate almaktır.
Ali Rıza Safa tefsirli
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Nankörlük edenler, gökler ve yeryüzü bitişik durumdayken onları ayırdığımızı ve canlı olan her şeyi sudan yarattığımızı zaten görmüyorlar mı? Yine de inanmayacaklar mı?[262]
Tefsir / dipnot (1)
İşte, bir bilgi ayeti: Friedmann ve Lemaitre'nin ünlü Big Bang Kuramı'na göre, evrenler, başlangıçta yoğunluğu ve sıcaklığı çok yüksek olan bir tek nokta biçimindeydi. Büyük bir patlamayla bugünkü durumuna geldi. İlk kez yirminci yüzyılın başlarında ortaya atılan bu kuram, sonraki süreçte bilim insanları tarafından geliştirildi ve Büyük Patlama nesnel bir gerçeklik olarak onaylandı. Bu konudaki bilimsel araştırmalara ilişkin bilgileri, 41:11 ve 56:75 ayetlerinin dipnotlarında okuyabilirsiniz.
İbni Kesir
O küfredenler görmezler mi ki; gökler ve yer bitişikken Biz ayırdık onları. Ve her şeyi sudan canlı kıldık. Hala inanmıyorlar mı?
Gültekin Onan
O küfredenler görmüyorlar mı ki, (başlangıçta) göklerle yer, birbiriyle bitişik iken biz onları ayırdık ve her canlı şeyi sudan yarattık. Yine de onlar inanmayacaklar mı?
Rowad Tercüme Merkezi
Kâfirler, görmez mi ki gökler ve yer birleşik iken onları (biz) ayırdık ve her şeye sudan hayat verdik. Hâlâ iman etmezler mi?
Şaban Piriş
Kâfirler, görmez mi ki gökler ve yer birleşik iken onları (biz) ayırdık ve her şeye sudan hayat verdik. Hâlâ iman etmezler mi?
Ali Özek ve diğerleri
Şu küfredenler bilmezler mi ki gökler ve yer, (bir zamanlar) bitişik idi de, biz onları ayırdık ve bütün canlı şeyleri sudan yarattık. (Yine de bunlardan ibret alıp) iman etmezler mi?
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Allah hakkında küfür içinde olanlar gökler ve yer birbirine bitişik iken, aralarında bir boşluk yokken ondan yağmuru indirdiğimizi, onların arasını ayırdığımızı, gökten yeryüzüne indirdiğimiz su ile bitki ve canlılar gibi her şeye hayat verdiğimizi görmediler mi? Bundan ibret alıp yalnızca Allah'a iman etmeyecekler mi?
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| أَوَلَمْ | لم | لم: حرف لنفي المضارع وقلبه إلى الماضي. | |||
| يَرَ | رأي | أولم ير: عبارة للحث على النظر والتعجب والاعتبار والتأمل، ويخاطب بالعبارة من رأى ومن سمع، ومن لم ير ولم يسمع. | |||
| ٱلَّذِينَ | الذي | اسم موصول للجمع المذكَّر. | |||
| كَفَرُوا | كفر | جحدوا ولم يؤمنوا. وأصل الكفر: التغطية والجحد؛ لأن الكافر جاحد نعم ربه عليه وساتر لها بكفره. | |||
| أَنَّ | أنّ | حرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة. | |||
| ٱلسَّمَٰوَٰتِ | سمو | جمع: السماء، مصدر سما، وهي: ما يقابل الأرض، وعددها سبع، وله أبواب تُفَتَّح. | |||
| وَٱلْأَرْضَ | أرض | الأرض: الكرة التي عليها الحيوان والنبات. وتطلق الكلمة على قسم منها كبير أو صغير. والجمع: أرْضون وأرَضون وأراضٍ. | |||
| كَانَتَا | كون | كان: تأتي غالبا ناقصة للدلالة على الماضي؛ ولها ثلاث حالات: الأولى أن تكون من الأفعال التي ترفع الاسم وتنصب الخبر وتسمى حينئذ ناقصة. الثانية: أن تكتفي بالاسم وتسمى حينئذ تامة وتكون بمعنى "ثبت" أو بمعنى "وقع". الثالثة: أن تكون زائدة للتوكيد في وسط الكلام وآخره، ولا تزاد في أوله؛ فلا تعمل ولا تدل على حدث ولا زمان. ومن معانيها أنها تأتي بمعنى: صار. وبمعنى: الاستقبال. وبمعنى: الحال. وبمعنى: اتصال الزمان من غير انقطاع مثل {وكان الله غفورا رحيما} لم يزل على ذلك. | |||
| رَتْقًا | رتق | مرتوقتين أي ملتحمتين. | |||
| فَفَتَقْنَٰهُمَا | فتق | فشققناهما. | |||
| وَجَعَلْنَا | جعل | وصيرنا. | |||
| مِنَ | مِن | من السببية: حرف جر يفيد التعليل. | |||
| ٱلْمَاءِ | موه | الماء: النطفة أو الماء. | |||
| كُلَّ | كلل | لفظ يدل على الشمول والإستغراق، وتضاف لفظا أو تقديرا. | |||
| شَيْءٍ | شيأ | الشيء: لفظ عام يدل على كل موجود؛ لأن كل موجود يسمى شيئاً. | |||
| حَيٍّ | حيي | الحي: الذي فيه الحياة. | |||
| أَفَلَا | لا | ألا: أداة جاءت هنا للتحضيض. | |||
| يُؤْمِنُونَ | أمن | يُصدِّقُون ويُذْعِنون |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{كَفَرُوا أَنَّ} راء مفخمة، ومد منفصل، وغنة في النون المشددة {رَتْقًا
فَفَتَقْنَاهُمَا} إخفاء حقيقي للتنوين في القاف {الْمَاءِ} مد متصل {شَيْءٍ حَيٍّ
أَفَلَا} إظهار حلقي عند الحاء والهمزة.