Bakara Suresi 8. Ayet
İnek · Medine · Sure 2 · Ayet 8/286
وَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يَقُولُ ءَامَنَّا بِٱللَّهِ وَبِٱلْيَوْمِ ٱلْـَٔاخِرِ وَمَا هُم بِمُؤْمِنِينَ
Ve minen nasi men yekulu amenna billahi ve bil yevmil ahıri ve ma hum bi mu'minin.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Bakara Suresi 8. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İnsanlardan, inanmadıkları halde, "Allah'a ve ahiret gününe inandık" diyenler de vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
İnsanlar içinden kimisi de vardır ki Allaha ve son güne iman ettik derler de mü'min değillerdir
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
İnsanların içinde kimi de vardır ki: "Allah'a ve ahiret gününe inandık" derler; halbuki iman etmiş değillerdir.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
İnsanlardan öyle kimseler vardır ki kendileri iman etmiş olmadıkları halde, "Allaha ve ahiret gününe inandık" derler. Halbuki onlar inanıcı (insan) lar değildir.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
İnsanlardan öyleleri de vardır ki, inanmadıkları halde "Allah'a ve ahiret gününe inandık" derler.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Öyle insanlar da vardır ki "Allah'a ve ahiret gününe inandık." derler; Oysa iman etmemişlerdir.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
İnsanlardan öyleleri vardır ki: "Biz Allah'a ve ahiret gününe iman ettik" derler; oysa inanmış değillerdir.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Ve öyle kimseler var ki, gerçekte inanmadıkları halde "Biz Allah'a ve Ahiret Günü'ne inanıyoruz" derler.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
İnsanlardan bir kısmı da inanmadığı halde: -Allah'a ve ahiret gününe inandık, diyen kimselerdir.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Kimi insanlar, iman etmedikleri halde, Allah'a ve ahiret gününe iman ettiklerini söylerler.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Ayrıca, insanlar arasında öyleleri vardır ki, "Allah'a ve Sonsuz Yaşam Günü'ne inandık!" derler; oysa inanmazlar.
İbni Kesir
İnsanlardan öyleleri vardır ki inanmadıkları halde Allah'a ve ahiret gününe inandık, derler.
Gültekin Onan
İnsanlardan öyleleri vardır ki "Tanrı'ya ve ahiret gününe inandık" derler; (oysa) onlar inançlı değildir.
Rowad Tercüme Merkezi
İnsanlardan bir kısmı da iman etmediği halde; "Allah’a ve ahiret gününe iman ettik" derler.
Şaban Piriş
İnsanlardan bir kısmı da iman etmediği halde; "Allah’a ve ahiret gününe iman ettik" derler.
Ali Özek ve diğerleri
İnsanlardan bazıları da vardır ki, (inanmadıkları halde) «Allah’a ve ahiret gününe inandık» derler. Halbuki onlar mü'min değillerdir.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
İnsanlardan bir grup, iman ettiklerini iddia ederler. Bunu canları ve malları adına korktukları için sadece dilleri ile söylerler. Onlar içlerinden iman etmezler.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| وَمِنَ | مِن | حرف جر؛ للدلالة على أخذ شيء من شيء بمعنى "بعض". | |||
| ٱلنَّاسِ | نوس | الناس: اسم للجمع من بني آدم، لا واحد له من لفظه، مشتقُّ من نَاسَ يَنُوسُ إذا تحرَّك واضطرب، وقد يُطلق ويراد به طائفة مخصوصة دون غيرهم. | |||
| مَن | مَن | يحتمل أن تكون موصولة، أو نكرة موصوفة. | |||
| يَقُولُ | قول | يتكلم ويردد بلسانه. والقول: الكلام والنطق، وقد يرد أعم من ذلك. ويجمع القول على أقوال وأقاويل. | |||
| ءَامَنَّا | أمن | صدّقنا وأذعنّا، والإيمان لغة: التصديق، وشرعاً: اعتقادٌ بالجنان، وإقرارٌ باللسان، وعملٌ بالأركان، يزيد بالطاعة وينقص بالمعصية. | |||
| بِٱللَّهِ | أله | الباء حرف جر ، والله: المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية التي هي صفات الكمال، وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى، والجامعُ لجميع أسمائه الحسنى، وصفاته العلى. | |||
| وَبِٱلْيَوْمِ | يوم | الياء والواو والميم: كلمةٌ واحدة، هي اليومُ الواحدُ من الأيام، وهو: مطلق الزمن، وقيل: زمنٌ مقداره من طلوع الشمس إلى غروبها. | |||
| ٱلْءَاخِرِ | أخر | مقابل الأول، وهو يوم القيامة. | |||
| وَمَا | ما | نافية تعمل عمل "ليس". | |||
| هُم | هم | ضمير الغائبين. | |||
| بِمُؤْمِنِينَ | أمن | بمُصدِّقين ومُذْعِنين، والإيمان لغة: التصديق، وشرعاً: اعتقادٌ بالجنان، وإقرارٌ باللسان، وعملٌ بالأركان، يزيد بالطاعة وينقص بالمعصية. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{مَنْ يَقُولُ} فيها إدغام بغنة. وفي {آمَنَّا} مد بدل. وحرف غنة مشدد، ومد
طبيعي في الألف. والراء من {الْآخِرِ} مرققة؛ لأنها مكسورة. وفي الميم مع الباء من
{وَمَا هُمْ بِمُؤْمِنِينَ} إخفاء شفوي مصحوب بالغنة، بملامسة بين الشفتين دون
إطباق، لأن الإطباق يكون في الإدغام.