A'râf Suresi 162. Ayet
Orta Yer · Mekke · Sure 7 · Ayet 162/206
فَبَدَّلَ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ مِنْهُمْ قَوْلًا غَيْرَ ٱلَّذِى قِيلَ لَهُمْ فَأَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ رِجْزًا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ بِمَا كَانُوا۟ يَظْلِمُونَ
Fe beddelellezine zalemu minhum kavlen gayrellezi kile lehum fe erselna aleyhim riczen mines semai bi ma kanu yazlimun.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
A'râf Suresi 162. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlardan zulmedenler hemen sözü, kendilerine söylenenden başka şekle soktular. Biz de zulmetmelerine karşılık üzerlerine gökten bir azab gönderdik.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Derken içlerinden o zulm edenler, sözü değiştirdiler, kendilerine söylenenden başka bir şekle koydular, zulmü adet etmeleri sebebiyle biz de üzerlerine Semadan bir azab salıverdik
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Derken içlerinden zulmedenler, sözü değiştirdiler, kendilerine söylenenden başka bir şekle soktular; zulmu adet haline getirmeleri sebebiyle, Biz de üzerlerine gökten azap salıverdik.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Fakat içlerinden o zulmedenler sözü kendilerine söylenenden başka bir şeyle koydu. Biz de üstlerine, zulmeder oldukları için, gökden murdar bir azab indirdik.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
İçlerinden zulmedenler, (söylediğimiz) sözü, kendilerine söylenmeyen bir sözle değiştirdiler. Biz de haksızlık ettiklerinden dolayı üzerlerine gökten bir azab gönderdik.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Ama aralarındaki zalimler, sözü kasden değiştirdiler, başka bir şekle soktular. Biz de zulmü adet haline getirdikleri için üzerlerine gökten azap salıverdik.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Onlardan zulmedenler, sözü kendilerine söylenenden başka bir şeyle değiştirdiler. Biz de bunun üzerine zulmetmeleri dolayısıyla gökten 'iğrenç bir azab' indirdik.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Ama (ne yazık ki), onlardan kötülüğe eğilimli olanlar kendilerine söylenen sözü başka bir sözle değiştirdiler: ve bu yüzden Biz de, yaptıkları bütün kötülüklerin karşılığı olarak onların üzerine gökten bir bela, bir afet gönderdik.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Onların zulmedenleri, sözü kendilerine söylenenden başkası ile değiştirdiler. İşledikleri zulüm dolayısıyla onlara gökten bir azap gönderdik.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Ancak onlardan haksızlık yapanlar, kendilerine söylenen sözü başka bir söze çevirdiler. Biz de haksızlık yapmaları yüzünden, üzerlerine gökten bir azap gönderdik.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Bunun ardından, aralarındaki haksızlık yapanlar, kendilerine söylenenden başkasıyla sözü değiştirdiler. Haksızlık yaptıkları için, onların üzerine, gökten aşağılayıcı bir ceza indirdik.
İbni Kesir
İçlerinden zulmedenler, kend, lerine söylenen sözü başkasıyla değiştirdiler. Biz de onlara, zulmeder olduklarından dolayı gökten azab indirdik.
Gültekin Onan
Onlardan zulmedenler, sözü kendilerine söylenenden başka bir şeyle değiştirdiler. Biz de bunun üzerine zulmetmeleri dolayısıyla gökten 'iğrenç bir azab' indirdik.
Rowad Tercüme Merkezi
Fakat zulmedenler kendilerine söylenmiş olan sözü başka bir sözle değiştirdiler. Biz de zalimlere, günah işleyerek yoldan çıktıkları için gökten kahredici bir azap indirmiştik.
Şaban Piriş
Onların zulmedenleri, sözü kendilerine söylenenden başkası ile değiştirdiler. İşledikleri zulüm dolayısıyla onlara gökten bir azap gönderdik.
Ali Özek ve diğerleri
Fakat onlardan zalim olanlar, sözü, kendilerine söylenenden başkasıyla değiştirdiler. Biz de zulmetmelerinden ötürü üzerlerine gökten bir azap gönderdik.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Onlardan zalim olanlar, emredildikleri sözü kendilerine söylenenden başkasıyla değiştirerek, bağışlanmayı talep etmeleri emredilmişken bu kelimeyi değiştirerek (harfleri bakımından yakın olan) tane buğday dediler. Söylemeleri emredilen fiili değiştirdiler ve şehre, Allah'a itaat ederek ve başlarını eğerek girmek yerine kıçlarının üzerine sürünerek girdiler. Biz de zulümlerinden ötürü üzerlerine gökten azap gönderdik.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| فَبَدَّلَ | بدل | فحرف وغير. | |||
| ٱلَّذِينَ | الذي | اسم موصول للجمع المذكَّر. | |||
| ظَلَمُوا | ظلم | أصل الظلم مجاوزة الحد ووضع الشيء في غير موضعه. وظلم النفس: الإساءة إليها وتعريضها للعقاب. | |||
| مِنْهُمْ | مِن | من: حرف جر لتبيين الجنس أو تبيين ما أبهم قبل "من" أو في سياقها. | |||
| قَوْلًا | قول | كلاما. | |||
| غَيْرَ | غير | وردت أحيانا بمعنى"إلا"وأحيانا بمعنى"دون"وأحيانا صفة. | |||
| ٱلَّذِي | الذي | الذي: اسم موصول للمفرد المذكر، عاقلا كان أو غير عاقل. | |||
| قِيلَ | قول | وجه الكلام أو الأمر. | |||
| لَهُمْ | ل | اللام: حرف جر يفيد معنى التبليغ. | |||
| فَأَرْسَلْنَا | رسل | فبعثنا. | |||
| عَلَيْهِمْ | على | على: حرف جر يفيد معنى الإستعلاء المجازي. | |||
| رِجْزًا | رجز | الرجز: أسوأ العذاب. | |||
| مِّنَ | مِن | حرف جر يفيد معنى ابتداء الغاية. | |||
| ٱلسَّمَاءِ | سمو | السماء، مصدر سما، وهي: ما يقابل الأرض، وعددها سبع، وله أبواب تُفَتَّح. | |||
| بِمَا | ما | ما: يحتمل أن تكون موصولة أو مصدرية. | |||
| كَانُوا | كون | كان: تأتي غالبا ناقصة للدلالة على الماضي؛ ولها ثلاث حالات: الأولى أن تكون من الأفعال التي ترفع الاسم وتنصب الخبر وتسمى حينئذ ناقصة. الثانية: أن تكتفي بالاسم وتسمى حينئذ تامة وتكون بمعنى "ثبت" أو بمعنى "وقع". الثالثة: أن تكون زائدة للتوكيد في وسط الكلام وآخره، ولا تزاد في أوله؛ فلا تعمل ولا تدل على حدث ولا زمان. ومن معانيها أنها تأتي بمعنى: صار. وبمعنى: الاستقبال. وبمعنى: الحال. وبمعنى: اتصال الزمان من غير انقطاع مثل {وكان الله غفورا رحيما} لم يزل على ذلك. | |||
| يَظْلِمُونَ | ظلم | يجورون ويجاوزون الحد بالنقص أو بالزيادة. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{قَوْلًا غَيْرَ} إظهار حلقي {فَأَرْسَلْنَا} الهمزة مرققة، والراء مفخمة
{رِجْزًا مِنَ} الجيم مقلقلة، وفي التنوين مع الميم بعده إدغام بغنة {السَّمَاءِ}
مد متصل، واللام من {يَظْلِمُونَ} غير مغلظة.