Ankebût Suresi 7. Ayet
Dişi Örümcek · Mekke · Sure 29 · Ayet 7/69
وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ لَنُكَفِّرَنَّ عَنْهُمْ سَيِّـَٔاتِهِمْ وَلَنَجْزِيَنَّهُمْ أَحْسَنَ ٱلَّذِى كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ
Vellezine amenu ve amilus salihati le nukeffiranne anhum seyyiatihim ve le necziyennehum ahsenellezi kanu ya'melun.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Ankebût Suresi 7. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İman edip salih amel işleyenlerin kötülüklerini elbette örteceğiz. Onları işlediklerinin daha güzeliyle mükafatlandıracağız.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Bununla beraber iyman edip de salih salih ameller yapanların her halde taraflarından kötülüklerini keffaretleriz ve elbette kendilerine yaptıkları amellerin daha güzelini veririz
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bununla birlikte iman edip iyi iyi işler yapanların kötülüklerini örter ve onlara elbette yaptıkları işlere karşılık daha güzelini veririz.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
İman edib de güzel güzel amel (ve hareket) lerde bulunanların kötülüklerini her halde (afv ile) örteriz ve her halde o işlemekde olduklarının daha güzeliyle onları mükafatlandırırız.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
İnanıp iyi işler yapanların, mutlaka kötülüklerini örteceğiz ve onları, yaptıklarının en güzeliyle mükafatlandıracağız.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
İman edip güzel ve makbul işler yapanların elbette günahlarını örteceğiz ve onların yaptıkları çalışmaları en güzel şekilde mükafatlandıracağız.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
İman edip salih amellerde bulunanlar ise; biz şüphesiz onların kötülüklerini örteceğiz ve şüphesiz yaptıklarının en güzeliyle karşılık vereceğiz.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
İman edip doğru ve yararlı işler yapanlara gelince, Biz onların (önceki) kötülüklerini mutlaka sileriz ve onları yaptıkları iyiliklere göre ödüllendiririz.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
İman edip, doğruları yapanların, kötülüklerini elbette örteceğiz ve onları yaptıklarının en güzeli ile ödüllendireceğiz.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
İman eden ve salihatı[1] yapanların kötülüklerine mutlaka küfrederiz[2]. Ve kesinlikle onlara yaptıklarından daha iyisi ile karşılık vereceğiz.
Tefsir / dipnot (2)
Bkz. 28:67. ayetin 2. dipnotu.
Yok sayarız, görmezden geliriz, üzerini örteriz. Allah kafir kelimesini Kendisi için de kullanmaktadır. Zira kafir kelimesinin anlamlarından biri de örtmek, görmezden gelmek, yok saymaktır.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
İnanmış olarak erdemli edimler yapanların kötülüklerini kesinlikle örteceğiz. Ve yaptıklarının en güzeliyle, onları kesinlikle ödüllendireceğiz.
İbni Kesir
İman edip de salih amel işleyenlerin, kötülüklerini andolsun ki örteriz. Onları yaptıklarından daha güzeli ile mükafatlandırırız.
Gültekin Onan
İnanıp salih amellerde bulunanlar ise; biz şüphesiz onların kötülüklerini örteceğiz (keffirenne) ve şüphesiz yaptıklarının en güzeliyle karşılık vereceğiz.
Rowad Tercüme Merkezi
İman edip salih amel işleyenlerin kötülüklerini elbette örteceğiz. Onları işlediklerinin daha güzeliyle mükâfatlandıracağız.
Şaban Piriş
İman edip salih ameller işleyenlerin kötülüklerini elbette örteceğiz ve onları yapmakta oldukları amellerin en güzeli ile ödüllendireceğiz.
Ali Özek ve diğerleri
İman edip salih ameller işleyenlerin (geçmiş) kötülüklerini elbette örteriz ve onlara, yaptıklarının daha güzeli ile karşılık veririz.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
İman edip, başlarına getirdiğimiz imtihana sabredenler ve salih ameller işleyenlerin günahlarını yaptıkları salih amellerle sileceğiz ve ahirette onları dünyada yaptıkları amellerin daha güzeliyle mükâfatlandıracağız.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| وَٱلَّذِينَ | الذي | الذين: اسم موصول لجماعة الذكور. | |||
| ءَامَنُوا | أمن | صدّقوا وانقادوا لله بالطّاعة وللرّسول بالاتّباع. | |||
| وَعَمِلُوا | عمل | العمل: بالتحريك مصدر عمل جمع أعمال، كل فعل كان بقصد وفكر سواء كان من أفعال القلوب كالنية أم من أفعال الجوارح كالصلاة. والعمل أيضا: هو ما يحتاج إلى بذل الجهد لتحقيق الغاية. | |||
| ٱلصَّٰلِحَٰتِ | صلح | الأعمال الصالحة. | |||
| لَنُكَفِّرَنَّ | كفر | تكفير السيئات: سترها والتجاوز عنها وعدم المعاقبة عليها. | |||
| عَنْهُمْ | عن | عن: حرف جر يفيد معنى المجاوزة المجازية. | |||
| سَيِّءَاتِهِمْ | سوأ | السيئات: الذنوب الكبيرة. | |||
| وَلَنَجْزِيَنَّهُمْ | جزي | الجزاء: المكافأة بالخير أو الشر حسب العمل. | |||
| أَحْسَنَ | حسن | أجمل وأكثر حسنا. | |||
| ٱلَّذِي | الذي | الذي: اسم موصول للمفرد المذكر، عاقلا كان أو غير عاقل. | |||
| كَانُوا | كون | كان: تأتي غالبا ناقصة للدلالة على الماضي؛ ولها ثلاث حالات: الأولى أن تكون من الأفعال التي ترفع الاسم وتنصب الخبر وتسمى حينئذ ناقصة. الثانية: أن تكتفي بالاسم وتسمى حينئذ تامة وتكون بمعنى "ثبت" أو بمعنى "وقع". الثالثة: أن تكون زائدة للتوكيد في وسط الكلام وآخره، ولا تزاد في أوله؛ فلا تعمل ولا تدل على حدث ولا زمان. ومن معانيها أنها تأتي بمعنى: صار. وبمعنى: الاستقبال. وبمعنى: الحال. وبمعنى: اتصال الزمان من غير انقطاع مثل {وكان الله غفورا رحيما} لم يزل على ذلك. | |||
| يَعْمَلُونَ | عمل | العمل: بالتحريك مصدر عمل جمع أعمال، كل فعل كان بقصد وفكر سواء كان من أفعال القلوب كالنية أم من أفعال الجوارح كالصلاة. والعمل أيضا: هو ما يحتاج إلى بذل الجهد لتحقيق الغاية. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{آمَنُوا} مد بدل يمد
حركتين لجميع القراء ما عدا ورشًا {لَنُكَفِّرَنَّ} غنة في النون المشددة
{سَيِّئَاتِهِمْ} مد بدل {وَلَنَجْزِيَنَّهُمْ} غنة في النون المشددة، وفي الجيم
قلقلة