Ankebût Suresi 48. Ayet
Dişi Örümcek · Mekke · Sure 29 · Ayet 48/69
وَمَا كُنتَ تَتْلُوا۟ مِن قَبْلِهِۦ مِن كِتَـٰبٍ وَلَا تَخُطُّهُۥ بِيَمِينِكَ ۖ إِذًا لَّٱرْتَابَ ٱلْمُبْطِلُونَ
Ve ma kunte tetlu min kablihi min kitabin ve la tehuttuhu bi yeminike izen lertabel mubtılun.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Ankebût Suresi 48. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sen şu Kur'an'dan önce hiçbir kitap okumuyor ve onu sağ elinle yazmıyordun. (Okuyup yazsaydın) o takdirde batıl peşinde koşanlar, şüpheye düşerlerdi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Sen bundan evvel kitab okur değildin, hala da elinde yazı yazmazsın öyle olsaydı mubtıller şübhelenebilirlerdi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Sen bundan önce kitap okur değildin, hala da elinle yazı yazmazsın; öyle olsaydı batıla uyanlar şüphelenebilirlerdi.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Sen bundan evvel hiçbir kitab okur değildin. Elinle de onu yazmadın. Böyle olsaydı baatıl söyleyenler elbet şübhelenir (ler) di.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
(Ey Muhammed) Sen bundan önce bir Kitap okumuyordun, elinle de onu yazmıyorsun. Öyle olsaydı o zaman (Allah'ın sözlerini boşa çıkarmaya çalışan) iptalciler, kuşkulanırlardı.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Ey Resulüm! Sen vahyimizden önce kitap okuyan veya yazı yazan bir insan değildin; eğer böyle olsaydı, batıl iddia peşinde olanlar şüphe edebilirlerdi.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Bundan önce sen hiç kitap okuyan değildin ve onu sağ elinle de yazmıyordun. Böyle olsaydı, batılda olanlar kuşkuya kapılırlardı.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
çünkü, (ey Muhammed,) sen bu (vahyin gelmesi)nden önce herhangi bir ilahi kelamı okumuş ya da onu kendi ellerinle yazmış değildin; öyle olsaydı, (sana vahyetmiş olduğumuz) hakikati çürütmeye çalışanlar, insanları (onun hakkında) kuşkuya sevk edebilirlerdi.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Daha önce sen, hiç bir kitap okumuş değildin. Onu sağ elinle de yazmadın, öyle olsaydı, batılcılar şüphe ederlerdi.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
Sen, daha önce[1] herhangi bir kitaptan okuyor ve onu elinle yazıyor değildin. Öyle olsaydı, mesajını geçersiz yapmak isteyenler kesinlikle kuşkulanırlardı.[2]
Tefsir / dipnot (2)
Kur'an sana vahyedilmeden önce.
Seni, bu mesajları başka kitaplardan almakla suçlarlardı.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Sen, bundan önce bir kitap okumadın. Onu, sağ elinle yazmış da değilsin. Öyle olsaydı, gerçeğe aykırı şeylere inananlar, kesinlikle kuşku duyarlardı.
İbni Kesir
Daha önce sen hiç bir kitab okur değildin. Sağ elinle de onu yazmıyordun. Öyle olsaydı; batılda olanlar şüpheye düşerlerdi.
Gültekin Onan
Bundan önce sen hiç kitap okuyan değildin ve onu sağ elinle de yazmıyordun. Böyle olsaydı, batılda olanlar kuşkuya kapılırlardı.
Rowad Tercüme Merkezi
Daha önce sen, hiçbir kitap okumuş değildin. Onu sağ elinle de yazmıyordun. Öyle olsaydı, batıl peşinde koşanlar şüphe ederlerdi.
Şaban Piriş
Daha önce sen, hiç bir kitap okumuş değildin. Onu sağ elinle de yazmıyordun. Öyle olsaydı, batılcılar şüphe ederlerdi.
Ali Özek ve diğerleri
Sen bundan önce ne bir yazı okur, ne de elinle onu yazardın. Öyle olsaydı, bâtıla uyanlar kuşku duyarlardı.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
-Ey Resul!- Kur'an'dan önce hiçbir kitap okumuş değildin. Sağ elinle de bir şey yazmıyordun. Çünkü sen okuma yazma bilmeyen ümmî bir kimseydin. Eğer okuma yazma bilseydin cahil insanlar senin peygamberliğinden şüphe duyarlardı. Geçmiş kitaplardan yazıyordun diye mazeret gösterirlerdi.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| وَمَا | ما | ما: نافية غير عاملة. | |||
| كُنتَ | كون | كان: تأتي غالبا ناقصة للدلالة على الماضي؛ ولها ثلاث حالات: الأولى أن تكون من الأفعال التي ترفع الاسم وتنصب الخبر وتسمى حينئذ ناقصة. الثانية: أن تكتفي بالاسم وتسمى حينئذ تامة وتكون بمعنى "ثبت" أو بمعنى "وقع". الثالثة: أن تكون زائدة للتوكيد في وسط الكلام وآخره، ولا تزاد في أوله؛ فلا تعمل ولا تدل على حدث ولا زمان. ومن معانيها أنها تأتي بمعنى: صار. وبمعنى: الاستقبال. وبمعنى: الحال. وبمعنى: اتصال الزمان من غير انقطاع مثل {وكان الله غفورا رحيما} لم يزل على ذلك. | |||
| تَتْلُوا | تلو | تقرأ. | |||
| مِن | مِن | حرف جر يفيد معنى ابتداء الغاية. | |||
| قَبْلِهِ | قبل | قبل: ظرف للزمان، ويضاف لفظا أو تقديرا، وهو نقيض بعد. | |||
| مِن | مِن | من التوكيدية: حرف جر يفيد التوكيد وهي زائدة نحويا. | |||
| كِتَٰبٍ | كتب | كتاب سماوي. | |||
| وَلَا | لا | لا: حرف نفي يفيد التوكيد. | |||
| تَخُطُّهُ | خطط | لا تخطه: لا تكتبه. | |||
| بِيَمِينِكَ | يمن | بيدك اليمنى. | |||
| إِذًا | إذن | أداة جزاء وجواب. | |||
| لَّٱرْتَابَ | ريب | لشك. | |||
| ٱلْمُبْطِلُونَ | بطل | مدعو الباطل، وهم المشركون. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{كُنْتَ} إخفاء حقيقي في النون مع التاء. ومثله {مِنْ قَبْلِهِ} في النون مع
القاف، وفيها قلقلة الباء، وصلة الهاء وصلًا {مِنْ كِتَابٍ وَلَا} إخفاء حقيقي في
النون مع الكاف. يليه إدغام بغنة في التنوين مع الواو {تَخُطُّهُ} صلة قصيرة
{إِذًا لَارْتَابَ} إدغام بغير غنة في التنوين مع اللام {الْمُبْطِلُونَ} قلقلة في
الباء، واللام غير مغلظة.