Âl-i İmrân Suresi 43. Ayet

İmran Ailesi · Medine · Sure 3 · Ayet 43/200

يَـٰمَرْيَمُ ٱقْنُتِى لِرَبِّكِ وَٱسْجُدِى وَٱرْكَعِى مَعَ ٱلرَّٰكِعِينَ

Ya meryemuknuti li rabbiki vescudi verkai mear rakiin.

Ayet Tilaveti
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç

Âl-i İmrân Suresi 43. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.

3. cüz · PDF sayfası 14

Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →

Ayetin Mealleri 16 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

"Ey Meryem! Rabbine divan dur. Secde et ve (O'nun huzurunda) rüku edenlerle beraber rüku et" demişlerdi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Ya Meryem! rabbına divan dur, ve secdeye kapan ve rüku' edenlerle beraber rükua var

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey Meryem, Rabbine divan dur, secdeye kapan ve rüku edenlerle birlikte rüku et!"

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

"Ey Meryem huşu ile Rabbin divanına dur, secdeye kapan. (Allaha) rüku edenlerle beraber eğil (cemaatle namaz kıl).

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

"Ey Meryem, Rabbine divan dur, secde et ve (O'nun huzurunda) eğilenlerle beraber eğil!"

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

"Meryem! Saygı dolu bir gönülle huzurunda durup Rabbine ibadet et, secdeye kapan ve rüku edenlerle beraber rüku et."

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

"Meryem, Rabbine gönülden itaatte bulun, secde et ve rüku edenlerle birlikte rüku et."

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

Ey Meryem! Rabbine huşu ile bağlan, secdeye kapan ve (O'nun önünde) eğilenlerle birlikte eğil."

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

-Ey Meryem, Rabbine gönülden boyun eğ, secde et, ruku edenlerle birlikte ruku et!

Erhan Aktaş tefsirli

Kerim Kur'an

"Ey Meryem! Rabb'ine içtenlikle bağlan, secde et[1] ve ruku[2] edenlerle birlikte ruku et."

Tefsir / dipnot (2)

Secde; tam bir teslimiyet içinde Allah'a bağlılık göstermek, itaat etmek, emrine amade olmak, değerini takdir etmek, yüceliğini, üstünlüğünü kabul etmek, saygı göstermek ve içtenlikle boyun eğmek demektir. Diğer bir anlamı ile de secde bütün bir varlığın Allah'ın evrene koyduğu işleyiş yasalarına tabi olması, boyun bükmesidir. Namaz kılarken alnı yere koymak.

Şirk koşmaksızın Allah'a itaat etmek, emrine amade olmak, değerini takdir etmek, yüceliğini, üstünlüğünü kabul etmek ve saygı göstermek. İçtenlikle boyun eğmek. Cahiliye Arapları puta tapmayıp yalnızca Allah'a tapanlara "rakea ilellah;" Allah'a ruku etti, derlerdi. Kur'an'da geçen ruku kelimeleri ile kast edilen şey namaz kılarken yapılan ve adına "ruku" denilen hareket değildir. Ancak namazdaki ruku ile amaçlanan şey de Allah'a bağlılık ve içtenliktir.

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

"Ey Meryem! Efendinin karşısında saygıyla dur, secde et ve eğilenlerle birlikte eğil!"

İbni Kesir

Ey Meryem, huşu ile Rabbının divanına dur. Secdeye kapan. Rüku edenlerle birlikte rüku et.

Gültekin Onan

"Meryem, rabbine gönülden itaatte bulun, secde et ve ruku edenlerle birlikte rüku et."

Rowad Tercüme Merkezi

"Ey Meryem! Rabbine gönülden boyun eğ, secde et, rükû edenlerle birlikte rükû et!"

Şaban Piriş

Ey Meryem! Rabbine gönülden boyun eğ, secde et, rükû edenlerle birlikte rükû et!

Ali Özek ve diğerleri

Ey Meryem! Rabbinin huzurunda dur; secde et, rükû' edenlerle beraber sen de rükû' et.

Ayetin Tefsiri 2 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

Ey Meryem! Namazda kıyamını uzun tut! Rabbine secde et ve kullarından salih kimselerin rükû ettiği gibi rükû edenlerle birlikte rükû et.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
يَٰمَرْيَمُ—مريم: ابنة عمران التي نذرتها أمها وهي في بطنها للعبادة، وتنافس أشراف بني إسرائيل في كفالتها، فكفلها زكريا زوج خالتها، وكان كلما دخل عليها المحراب وجد عندها رزقا، فيسألها: من أين لك هذا ؟ فتقول: هو من عند الله، وهي مريم البتول أم عيسى عليه السلام.
ٱقْنُتِيقنتاقنتي لربك: اخضعي له وأخلصي العبادة وأديمي الطاعة،
لِرَبِّكِرببلإلهك المعبود. والرب، معناه: ‌الإله ‌المعبود، والخالق، والمالك، والسيد، والمربي، والقائم، والمنعم، والمصلح، والجابر، والمدبر لخلقه كما يشاء على ما تقتضيه حكمته، والجمع: أرباب وربوب. والرب: ‌اسم من أسماء الله تعالى ولا يقال في غيره إلا بالإضافة.
وَٱسْجُدِيسجدوصلِّي خضوعاً لعظمة الله.
وَٱرْكَعِيركعاسجدي واركعي: صلي.
مَعَمعظرف مكان.
ٱلرَّٰكِعِينَركعالمصلين؛ عبّر بالجزء وهو الركوع ‌وأراد ‌الكل وهو الصلاة.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

راء {يَامَرْيَمُ} مفخمة، والقاف من {اقْنُتِي} مقلقلة، ويُبدأ بها اختياراً،

بضم همزة الوصل؛ لأن ثالث الفعل مضموم، والراء مفخمة من {لِرَبِّكِ} {وَارْكَعِي}

{الرَّاكِعِينَ}.

Benzer Ayetler müteşabihat · 2 ayet

Hûd Suresi, 48. ayet Ona denildi ki: "Ey Nuh! Sana ve seninle birlikte bulunanlardan birçok ümmete bizden esenlik ve bereketlerle (… Yûsuf Suresi, 101. ayet Rabbim! Gerçekten bana mülk verdin ve bana sözlerin yorumunu öğrettin. Ey gökleri ve yeri yaratan! Dünyada ve …