Ahkâf Suresi 3. Ayet
Kum Tepeleri · Mekke · Sure 46 · Ayet 3/35
مَا خَلَقْنَا ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَآ إِلَّا بِٱلْحَقِّ وَأَجَلٍ مُّسَمًّى ۚ وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ عَمَّآ أُنذِرُوا۟ مُعْرِضُونَ
Ma halaknes semavati vel arda ve ma beyne huma illa bil hakkı ve ecelin musemma, vellezine keferu amma unziru mu'ridun.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Biz, gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları hak ve hikmete uygun olarak ve belirli bir süre için yarattık. İnkar edenler ise, uyarıldıkları şeylerden yüz çevirmektedirler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Biz o Gökleri ve Yeri ancak hakk ile ve müsemma bir ecel ile yarattık, küfredenler ise inzar edildikleri şeylerden alındırmıyorlar
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Biz, gökleri, yeri ve aralarındakileri ancak hak ile ve belirli bir süre için yarattık. Küfredenler ise uyarıldıkları şeylerden alındırmıyorlar (yüz çeviriyorlar).
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Biz gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunan şeyleri (başka değil) ancak hakkın ikaamesine sebeb olarak ve muayyen bir va'de için yaratdık. Küfredenler, korkutuldukları şeyden yüz çeviricilerdir.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Biz gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları (boş yere değil), ancak gerçek ile ve belli bir süreye göre yarattık. İnkar edenler, uyarıldıkları şeyden yüz çevirmektedirler.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Biz gökleri, yeri ve bunların arasındaki varlıkları ancak gerçek bir maksatla, adalet ve hikmetle, bir de belli bir süre için yarattık. Ama kafirler uyarıldıkları kıyamet gününden yüz çevirirler.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Biz gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları ancak hak ve adı konulmuş bir ecel (belli bir süre) olarak yarattık. İnkar edenler ise, uyarıldıkları şeyden yüz çeviren (kimseler)dir.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Biz, gökleri, yeri ve onlar arasındaki her şeyi ancak (deruni bir) anlam ve amaç üzere ve (Bizim tarafımızdan) konulmuş bir süre için yarattık ama hakikati inkara şartlanmış olanlar, kendilerine tebliğ edilen uyarıdan yüz çevirirler.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları ancak hak ve adı konmuş bir süre ile yarattık. Nankörler ise uyarıldıkları şeyden yüz çeviriyorlar.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Gökleri, yeryüzünü ve ikisi arasındakileri gerçek olarak, belirlenmiş bir süre için yarattık. Kafirler uyarıldıkları şeylerden yüz çevirmektedirler.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Gökleri, yeryüzünü ve ikisi arasındakileri, yalnızca gerçek olarak ve belirlenmiş bir süre için yarattık. Oysa nankörlük edenler, uyarıldıkları şeyden yüz çeviriyorlar.
İbni Kesir
Biz; gköleri, yeri ve ikisinin arasında bulunanları ancak hak üzere ve belirli bir süre için yarattık. Küfredenler ise korkutuldukları şeylerden yüz çevirmektedirler.
Gültekin Onan
Biz gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları ancak hak ve adı konulmuş bir ecel ile yarattık. Küfredenler ise, uyarıldıkları şeyden yüz çeviren (kimseler)dir.
Ayetin Tefsiri 3 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Biz gökleri, yeri ve bu ikisi arasındakileri boş yere yaratmadık. Bilakis bunların hepsini hak ile ve büyük hikmetler ile yarattık. Kulların Rablerini bilmeleri, sadece Allah'a kulluk edip O'na hiçbir şeyi ortak koşmamaları, yeryüzüne gönderilmelerinin gereğini sadece Yüce Allah'ın bildiği zaman boyunca yerine getirmeleri bu hikmetlerden bazılarıdır. Kâfirler ise Allah'ın kitabında kendisi ile uyarıldıkları şeyden yüz çevirip onu umursamazlar.
Klasik rivayet tefsirinin Türkçe çevirisi
Biz; gköleri, yeri ve ikisinin arasında bulunanları ancak hak üzere ve belirli bir süre için yarattık. Küfredenler ise korkutuldukları şeylerden yüz çevirmektedirler.
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
1- Hâ, Mîm. 2- Bu Kitap, Azîz ve Hakîm olan Allah tarafından indirilmiştir. 3- Biz; gökleri, yeri ve ikisinin arasında olanları ancak hak (bir amaç) ve belli bir süre için yarattık. İnkâr edenler ise uyarıldıkları hususlardan yüz çevirmektedirler.
(Mekke’de inmiştir. 35 âyettir)
Rahmân ve Rahîm Allah’ın adı ile.
1-2. Bu buyruğunda Yüce Allah, azîz Kitabını övmekte ve onu ta’zim etmektedir. Bu zımnen kullara, o Kitabın nuruyla hidâyet bulmaya, âyetleri üzerinde iyice düşünmeye ve derinliklerindeki hazineleri çıkarmaya yol gösterilmektedir.
3. Yüce Allah, emir ve yasaklarını ihtiva eden Kitab’ını indirdiğini açıkladıktan sonra gökleri ve yeri yarattığından söz etmekte ve böylelikle yaratmak ve emretmek özelliklerinin kendisinde toplanmış olduğunu dile getirmektedir. Nitekim bir başka yerde de şöyle buyurmaktadır:“Dikkat edin, yaratmak da yalnız O’nun işidir, emretmek de.”(el-A’râf, 7/54)“Allah yedi göğü ve yerden de bir o kadarını yaratandır. Emir(ler)i bunlar arasında iner, durur.”(et-Talâk, 65/12) Bir başka yerde de şöyle buyurmaktadır: “O, kendi emri ile kullarından dilediği kimseler üzerine vahiy ile melekleri: ‘Benden başka hiçbir (hak) ilâh olmadığını bildirin ve benden korkun’ desinler diye indirir. O, gökleri hak (bir amaç) ile yaratmıştır.”(en-Nahl, 16/2-3) Mükellefleri, onların barındıkları yerleri yaratan, göklerle yerde bulunan her şeyi onlara amade kılan Yüce Allah’tır. Daha sonra O, insanlara peygamberlerini göndermiş, onlara kitaplarını indirmiş, emir ve yasaklar koymuş, onlara bu dünya yurdunun bir amel yeri, amelde bulunanlar için bir geçiş yurdu olduğunu, kalınacak ve başka bir yere gitmemek üzere barınabilecekleri bir yurt olmadığını bildirmiştir. Onlar bu yurtlarından yakında ebedi kalacakları yurda, sonsuz hayatın vatanına doğru yola koyulacaklardır. Orada bu dünyadaki iyi amellerinin mükâfatlarını mükemmel ve eksiksiz olarak göreceklerdir. Yüce Allah, bu ebedî yurdun varlığına dair delilleri ortaya koymuş, kullara dünyada mükafat ve cezanın bir örneğini -sevilen şeyleri talep etmekte ve korkulan şeylerden kaçmakta daha bir etkili olması için- tattırmıştır. Bundan dolayı burada:“Biz; gökleri, yeri ve ikisinin arasında olanları ancak hak (bir amaç) ile... yarattık” diye buyurmaktadır. Yani onların yaratılışı abes ve boş yere değildir. Aksine kulların bunları yaratanın azametini bilmeleri, O’nun kemaline bunları delil olarak görmeleri için yaratmıştır. Bunlar, yaratanın, kulları amellerinin karşılığını vermek üzere ölümlerinden sonra tekrar var etmeye gücünün yettiğini ve onların yaratılışlarının “belirli bir süre”ye kadar söz konusu olduğunu bilmeleri için yaratmıştır. Sözü mutlak doğru olan Allah, bu gerçeği bildirip buna dair delilleri ortaya koyarak yolu aydınlattıktan sonra insanlardan bir kesimin, -buna rağmen- haktan yüz çevirmekten başka bir şeye yanaşmadıklarını, peygamberlerinin yollarından yan çizmekten başka bir tavır takınmadıklarını bildirmek üzere:“İnkâr edenler ise uyarıldıkları hususlardan yüz çevirmektedirler” buyurmaktadır. İman edenler ise işin gerçek mahiyetini bildikleri için Rablerinin tavsiyelerini kabul etmiş; bu tavsiyeleri gönül hoşluğu ve teslimiyetle karşılamışlar, bunlara tazim göstererek bağlılıklarını sürdürmüşlerdir. Bu sebepten her türlü hayra nâil olmuş ve her türlü kötülükten uzak kalabilmişlerdir.