Zümer Suresi 5. Ayet
Yığınlar · Mekke · Sure 39 · Ayet 5/75
خَلَقَ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ بِٱلْحَقِّ ۖ يُكَوِّرُ ٱلَّيْلَ عَلَى ٱلنَّهَارِ وَيُكَوِّرُ ٱلنَّهَارَ عَلَى ٱلَّيْلِ ۖ وَسَخَّرَ ٱلشَّمْسَ وَٱلْقَمَرَ ۖ كُلٌّ يَجْرِى لِأَجَلٍ مُّسَمًّى ۗ أَلَا هُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْغَفَّـٰرُ
Halakas semavati vel arda bil hakk, yukevvirul leyle alen nehari ve yukevvirun nehare alel leyli ve sehhareş şemse vel kamer, kullun yecri li ecelin musemma, e la huvel azizul gaffar.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Zümer Suresi 5. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yaratmıştır. Geceyi gündüzün üzerine örtüyor, gündüzü de gecenin üzerine örtüyor. Güneşi ve ayı da koyduğu kanunlara boyun eğdirmiştir. Bunların her biri belli bir zamana kadar akıp gitmektedir. İyi bilin ki O, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Gökleri ve Yeri hakk ile yarattı, geceyi gündüzün üstüne sarıyor, gündüzü gecenin üstüne sarıyor, Ay ve Güneşi müsahhar kılmış her biri bir müsemma ecele cereyan ediyor, uyan, o öyle aziz, öyle gaffar
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
O gökleri ve yeri hak ile yarattı, geceyi gündüzün üstüne sarıyor, gündüzü de gecenin üstüne sarıyor. Ay ve güneşi emrine amade kılmış, her biri belli bir süreye doğru akıyor. Uyan, O çok güçlü, çok bağışlayandır.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Gökleri ve yeri hak (kın ikaamesine sebeb) olarak yaratdı O. Geceyi gündüzün üstüne (bürüyüb) örtüyor, gündüzü de gecenin üstüne (getirip) sarıyor. Güneş, ayı müsahhar kıldı. Herbiri muayyen bir vakt için (seyr-ü) cereyan etmekdedir, Gözünü aç, O (emrinde) mutlak gaalibdir, (dostlarını) çok yarlığayıcıdır.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Gökleri ve yeri hak ile yarattı. Geceyi gündüzün üzerine dolar, gündüzü de gecenin üzerine dolar. Güneşi ve ayı buyruğu altına almıştır. Her biri belli bir süreye kadar akıp gitmektedir. İyi bil ki O, aziz ve çok bağışlayandır.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
O, gökleri ve yeri hikmetle ve ciddi bir maksatla yarattı. Devamlı surette geceyi gündüze dolar, gündüzü geceye dolar. Güneş ve ay'ı da sizin hizmetinize veren O'dur. Onlardan her biri belirli bir süreye kadar akarcasına hareket eder. İyi bilin ki O, aziz ve gafurdur (üstün kudret sahibi olup, aynı zamanda çok affedicidir).
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Gökleri ve yeri hak olarak yarattı. Geceyi gündüzün üstüne sarıp örtüyor, gündüzü de gecenin üstüne sarıp örtüyor. Güneşe ve aya boyun eğdirdi. Her biri adı konulmuş bir ecele (süreye) kadar akıp gitmektedir. Haberin olsun; üstün ve güçlü olan, bağışlayan O'dur.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
O, gökleri ve yeri (deruni bir) hakikate göre yaratmıştır. O gecenin gündüze sızıp onu örtmesini ve gündüzün de geceye sızıp örtmesini sağlar; O, güneşi ve ayı (kendi kanunlarına) tabi tutmuştur, her biri (O'nun tarafından) belirlenen bir süre içinde akıp gitmektedir. O, güçlü ve bağışlayıcı değil midir?
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
O, gökleri ve yeri hakkıyla yaratmıştır. Geceyi gündüze örter, gündüzü de geceye örter, güneşe ve aya da boyun eğdirmiştir. Hepsi de belli bir süre için akar/döner. Bilin ki O, güçlüdür, bağışlayıcıdır.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Gökleri ve yeri Hakk ile yarattı. Geceyi gündüze, gündüzü geceye çevirir. Güneş'i ve Ay'ı buyruk altına almıştır. Hepsi belirlenmiş bir zamana akıp gitmektedir. İyi bilin ki O, Mutlak Üstün Olan'dır, Çok Bağışlayıcı'dır.
Ali Rıza Safa tefsirli
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Gökleri ve yeryüzünü gerçek olarak yaratmıştır. Geceyi, gündüzün üzerine sarar; gündüzü de gecenin üzerine sarar.[393] Güneşi ve ayı da buyruğuna boyun eğdirmiştir. Belirlenmiş bir süreye dek, tümü akıp gider. İyi bilin ki, O, Üstündür; Bağışlayıcıdır.
Tefsir / dipnot (1)
İşte, bir bilgi ayeti: Dünyanın küreye benzeyen yapısı, gece ve gündüzün oluşma nedenidir. Dünyanın güneşe bakan bölümü gündüzken, diğer bölümü gecedir. Dünyanın dönüşü doğrultusunda, gece ve gündüz bölümleri yavaş bir biçimde yer değiştirir. Bu gece-gündüz geçişlerinin uzay fotoğrafları çekilmiştir. Gece-gündüz geçişlerinin "Üzerine sarma" biçiminde gerçekleştiği, uzay fotoğraflarında çok açık bir biçimde görülmektedir. Kur'an'ın yedi ayrı ayetinde bildirilen gece-gündüz devinimleri, yalnızca bu ayette "Sarmak" eylemiyle bildirilmiştir.
İbni Kesir
Gökleri ve yeri hak ile yaratmıştır. Geceyi gündüzün üzerine dolar; gündüzü de gecenin üzerine dolar. Güneşi ve ayı müsahhar kılmıştır. Her biri belirli bir süreye kadar akıp gitmektedir. İyi bilin ki O; Aziz' dir, Gaffar'dır.
Gültekin Onan
Gökleri ve yeri hak olarak yarattı. Geceyi gündüzün üstüne sarıp örtüyor, gündüzü de gecenin üstüne sarıp örtüyor. Güneşe ve aya boyun eğdirdi. Her biri adı-konulmuş bir ecele kadar akıp gitmektedir. Haberin olsun üstün ve güçlü olan, bağışlayan O'dur.
Rowad Tercüme Merkezi
O, gökleri ve yeri hak ile yaratmıştır. Geceyi gündüze dolayıp örter, gündüzü de geceye örter, Güneşe ve Ay'a da boyun eğdirmiştir. Hepsi de belli bir süreye kadar akar/gider. Bilin ki O; çok güçlüdür, çok bağışlayıcıdır.
Şaban Piriş
O, gökleri ve yeri hak ile yaratmıştır. Geceyi gündüze dolayıp, örter gündüzü de geceye örter, güneşe ve aya da boyun eğdirmiştir. Hepsi de belli bir süreye kadar akar/gider. Bilin ki O, çok güçlüdür, çok bağışlayıcıdır.
Ali Özek ve diğerleri
Allah, gökleri ve yeri hak ile yarattı. Geceyi gündüzün üzerine örtüyor, gündüzü de gecenin üzerine sarıyor. Güneşi ve ayı emri altına almıştır. Her biri belli bir süreye kadar akıp gider. Dikkat et! O, azîzdir ve çok bağışlayandır.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Gökleri ve yeri büyük bir hikmet gereği yaratmıştır, zalimlerin dediği gibi oyun olsun diye değil. Geceyi gündüzün üzerine örter, gündüzü de gecenin üzerine örter. Biri geldiği zaman diğeri batıp kayboluyor. Güneşi ve ayı emri altına almıştır. Her biri belli bir zamana; dünya hayatının sonu gelene kadar akıp gitmektedir. Bilesiniz ki, her noksanlıktan münezzeh olan Allah, düşmanlarından daima intikam alan ve kimsenin kendisine galip gelemediği mutlak güç sahibidir, günahlarından tövbe eden kullarını da çok bağışlayandır.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| خَلَقَ | خلق | أوجد على غير مثال سابق ويكون خلق الله من العدم. | |||
| ٱلسَّمَٰوَٰتِ | سمو | جمع: السماء، مصدر سما، وهي: ما يقابل الأرض، وعددها سبع، وله أبواب تُفَتَّح. | |||
| وَٱلْأَرْضَ | أرض | الأرض: الكرة التي عليها الحيوان والنبات. وتطلق الكلمة على قسم منها كبير أو صغير. والجمع: أرْضون وأرَضون وأراضٍ. | |||
| بِٱلْحَقِّ | حقق | بما تقتضيه حكمة الله. والحق لغة: نقيض الباطل، ويطلق على: الحظ، والنصيب، والثابت والموجود، والشيء الذي لا ينبغي إنكاره. ومعنى حق الأمر: وجب ووقع بلا شك. وفي الاصطلاح: يطلق على الواجب الثابت الذي يشمل حقوق الله تعالى، وحقوق العباد. | |||
| يُكَوِّرُ | كور | يكور الليل على النهار، ويكور النهار على الليل: يدخل أحدهما في الآخر متعاقبين. | |||
| ٱلَّيْلَ | ليل | الليل: فترة زمنية تمتد من غروب الشمس إلى طلوع الفجر الصادق، أو إلى طلوع الشمس. والجمع: ليال وليائل. | |||
| عَلَى | على | حرف جر يفيد معنى الاستعلاء | |||
| ٱلنَّهَارِ | نهر | الوقت من طلوع الشمس إلى غروبها. | |||
| وَيُكَوِّرُ | كور | يكور الليل على النهار، ويكور النهار على الليل: يدخل أحدهما في الآخر متعاقبين. | |||
| ٱلنَّهَارَ | نهر | الوقت من طلوع الشمس إلى غروبها. | |||
| عَلَى | على | حرف جر يفيد معنى الاستعلاء | |||
| ٱلَّيْلِ | ليل | الليل: فترة زمنية تمتد من غروب الشمس إلى طلوع الفجر الصادق، أو إلى طلوع الشمس. والجمع: ليال وليائل. | |||
| وَسَخَّرَ | سخر | وذلل ويسر. | |||
| ٱلشَّمْسَ | شمس | الكوكب المشتعل الذي يمد الأرض بالضوء والحرارة. | |||
| وَٱلْقَمَرَ | قمر | القمر: كوكب منير يدور حول الأرض وينيرها ليلا، ينتقل في منازله الثمانية والعشرين منزلة بدقة فائقة، وحساب دقيق؛ ليعرف بذلك سكان الأرض عدد السنين والحساب؛ إذ لولاه لما عرف يوم ولا أسبوع ولا شهر ولا سنة ولا قرن. | |||
| كُلٌّ | كلل | لفظ يدل على الشمول والإستغراق، وتضاف لفظا أو تقديرا. | |||
| يَجْرِي | جري | يمر بسرعة. | |||
| لِأَجَلٍ | أجل | لوقت محدد. | |||
| مُّسَمًّى | سمي | معين محدد. | |||
| أَلَا | ألا | أداة استفتاح وتنبيه تدل على تحقق ما بعدها. | |||
| هُوَ | هو | ضمير للغائب المفرد المذكر. | |||
| ٱلْعَزِيزُ | عزز | هو القوي الذي لا يغلب لأنه تعالى غالب على أمره، والعزيز من أسماء الله الحسنى. | |||
| ٱلْغَفَّٰرُ | غفر | هو الذي يغفر الذنوب، والغفار من أسماء الله الحسنى. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{بِالْحَقِّ} مقلقلة وقفًا. وفي {اللَّيْلَ} وقفا مد لين يجوز فيه القصر
والتوسط والمد {كُلٌّ يَجْرِي} إدغام بغنة في التنوين مع الياء. ومثلها {لِأَجَلٍ
مُسَمًّى} في التنوين مع الميم والوقف هنا وقف كاف.