Zümer Suresi 44. Ayet

Yığınlar · Mekke · Sure 39 · Ayet 44/75

قُل لِّلَّهِ ٱلشَّفَـٰعَةُ جَمِيعًا ۖ لَّهُۥ مُلْكُ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ۖ ثُمَّ إِلَيْهِ تُرْجَعُونَ

Kul lillahiş şefaatu cemia, lehu mulkus semavati vel ard, summe ileyhi turceun.

Ayet Tilaveti
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç

Zümer Suresi 44. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.

24. cüz · PDF sayfası 2

Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →

Ayetin Mealleri 16 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

De ki: "Şefaat tümüyle Allah'a aittir. Göklerin ve yerin hükümranlığı O'nundur. Sonra yalnız O'na döndürüleceksiniz."

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

De ki Allahındır o şefaat bütün, onundur mülkü Göklerin ve Yerin, sonra hep döndürülüp ona götürüleceksiniz

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

De ki: "Bütün şefaat Allah'a aittir. Göklerin ve yerin mülkü O'nundur. Sonra hep döndürülüp O'na götürüleceksiniz!"

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

De ki: "Bütün şefaat (hakkı) Allahındır. Göklerin ve yerin mülk (-ü tasarrufu) onundur. Nihayet (hepiniz) ancak Ona döndürü (lüb götürü) leceksiniz".

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

De ki: "Şefa'at tamamen Allah'ındır (yardım ve destek yalnız O'ndandır). Göklerin ve yerin mülkü O'nundur. Sonra O'na döndürüleceksiniz."

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

De ki: "Şefaatin tamamı Allah'a aittir. Çünkü göklerin ve yerin mülk ve hakimiyeti de O'nundur. Sonunda da O'nun huzuruna götürülecek, O'na hesap vereceksiniz."

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

De ki: "Şefaatin tümü Allah'ındır. Göklerin ve yerin mülkü O'nundur. Sonra O'na döndürüleceksiniz."

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

De ki: "Şefaat (hakkını verme yetkisi) yalnız Allah'a aittir: Gökler ve yer üzerindeki hakimiyet (yalnız) O'nundur ve sonunda yalnız O'na döndürüleceksiniz".

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

De ki: Şefaatin hepsi Allah'ındır. Göklerin ve yerin hakimiyeti O'na aittir. Bir zaman sonra O'na döndürüleceksiniz.

Erhan Aktaş tefsirli

Kerim Kur'an

De ki: "Şefaat etme tamamıyla Allah'ın elindedir.[1] Göklerin ve yerin egemenliği yalnızca O'na aittir. Sonra O'na döndürüleceksiniz."

Tefsir / dipnot (1)

Kur'an, Allah'ın yanı sıra başka birilerinin "şefaat" edebileceği anlayış ve inancını kesin ve açık bir şekilde reddetmektedir. Nebiler de dahil hiç kimsenin şefaat etme hakkı yoktur. Kur'an'a göre Allah'ın yanı sıra başka birilerinin şefaat edebileceğine inanmak kesinlikle şirktir.

Ali Rıza Safa tefsirli

Kur'an-ı Kerim Gerçek

De ki: "Ara buluculuk, yalnızca Allah'a özgüdür.[399] Göklerin ve yeryüzünün yönetimi de O'na özgüdür. Sonra, O'na döndürüleceksiniz!"

Tefsir / dipnot (1)

"Ara buluculuk" olarak yazdığımız "Şefaat" terimi "Allah'ın bağışlaması için yapılan aracılık" veya "Bağışlama yetkisi" olarak yorumlanmıştır. Allah'tan başka veya Allah'ın izin verdiklerinden başka hiç kimsenin şefaat etme yetkisinin olmadığı, yaklaşık yirmi ayette açıkça bildirilmiştir. Şefaat terimi, Kur'an çevirilerinde, çoğunlukla Arapça biçimiyle bırakılmıştır.

İbni Kesir

De ki: Bütün şefaat Allah'ındır. Göklerin ve yerin mülkü O'nundur. Sonra hepiniz O'na döndürüleceksiniz.

Gültekin Onan

De ki: "Şefaatin tümü Tanrı'nındır. Göklerin ve yerin mülkü O'nundur. Sonra O'na döndürüleceksiniz."

Rowad Tercüme Merkezi

“Şefaat, tümüyle Allah’a aittir. Göklerin ve yerin mülkü O’nundur. Sonra O’na döndürüleceksiniz.''

Şaban Piriş

De ki: Şefaatin hepsi Allah’ındır. Göklerin ve yerin mülkü O’na aittir. Sonra O’na döndürüleceksiniz.

Ali Özek ve diğerleri

De ki: Bütün şefaat Allah'ındır. Göklerin ve yerin hükümranlığı O'nundur. Sonra O'na döndürüleceksiniz.

Ayetin Tefsiri 2 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

-Ey Resul!- O müşriklere de ki: Şefaat tamamıyla Yüce Allah'a aittir. O'nun katında izni olmadan hiç kimse şefaat edemez ve razı oldukları haricinde kimseye şefaat edilmez. Göklerin ve yerin mülkü yalnız O'na aittir. Kıyamet günü hesap ve karşılık için O'na döndürüleceksiniz. Amellerinize karşılık size mükâfatınızı verecektir.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
قُلقولفعل أمرٍ مِنْ قالَ يقولُ بمعنى تَكَلَّمْ. وأصل القول: معناه النطق بالكلام واللفظ به باللسان
لِّلَّهِألهالله: أي ‌المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق، وتتأله له محبة وتعظيما وخضوعا له، وفزعا إليه في الحوائج والنوائب، لما له من صفات الألوهية. والأصل في تركيبه: ‌"إله" فحذفت الهمزة منه وعرف بال فصار "الله" وجعل علما على ذات الرب الخالق جلا وعلا.
ٱلشَّفَٰعَةُشفعلله الشفاعة: لله ملكها فلا يشفع أحد عنده إلا بإذنه.
جَمِيعًاجمعيؤتى بها لتوكيد معنى الجمع.
لَّهُلاللام: حرف جر يفيد معنى الملك.
مُلْكُملكله ملك السماوات والأرض: هو المالك المتصرف في السموات والأرض.
ٱلسَّمَٰوَٰتِسمو‌جمع: السماء، مصدر سما، وهي: ‌ما ‌يقابل ‌الأرض، وعددها سبع، وله أبواب تُفَتَّح.
وَٱلْأَرْضِأرضالأرض: ‌الكرة التي عليها الحيوان والنبات. وتطلق الكلمة على قسم منها كبير أو صغير. والجمع: أرْضون وأرَضون وأراضٍ.
ثُمَّثمحرف عطف يفيد معنى التراخي بين المعطوفين.
إِلَيْهِإلىإلى: حرف جر يدل على انتهاء الغاية.
تُرْجَعُونَرجعتعادون.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

{جَمِيعًا لَهُ} إدغام بغير غنة في التنوين مع اللام. وفي الوقف على

{جَمِيعًا} مد عوض. وفي {ثُمَّ} غنة في الميم المشددة، وفي {تُرْجَعُونَ} مد عارض

للسكون وقفًا.