Zümer Suresi 44. Ayet

Yığınlar · Mekke · Sure 39 · Ayet 44/75

قُل لِّلَّهِ ٱلشَّفَـٰعَةُ جَمِيعًا ۖ لَّهُۥ مُلْكُ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ۖ ثُمَّ إِلَيْهِ تُرْجَعُونَ

Kul lillahiş şefaatu cemia, lehu mulkus semavati vel ard, summe ileyhi turceun.

Ayet Tilaveti

Ayetin Mealleri 13 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

De ki: "Şefaat tümüyle Allah'a aittir. Göklerin ve yerin hükümranlığı O'nundur. Sonra yalnız O'na döndürüleceksiniz."

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

De ki Allahındır o şefaat bütün, onundur mülkü Göklerin ve Yerin, sonra hep döndürülüp ona götürüleceksiniz

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

De ki: "Bütün şefaat Allah'a aittir. Göklerin ve yerin mülkü O'nundur. Sonra hep döndürülüp O'na götürüleceksiniz!"

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

De ki: "Bütün şefaat (hakkı) Allahındır. Göklerin ve yerin mülk (-ü tasarrufu) onundur. Nihayet (hepiniz) ancak Ona döndürü (lüb götürü) leceksiniz".

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

De ki: "Şefa'at tamamen Allah'ındır (yardım ve destek yalnız O'ndandır). Göklerin ve yerin mülkü O'nundur. Sonra O'na döndürüleceksiniz."

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

De ki: "Şefaatin tamamı Allah'a aittir. Çünkü göklerin ve yerin mülk ve hakimiyeti de O'nundur. Sonunda da O'nun huzuruna götürülecek, O'na hesap vereceksiniz."

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

De ki: "Şefaatin tümü Allah'ındır. Göklerin ve yerin mülkü O'nundur. Sonra O'na döndürüleceksiniz."

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

De ki: "Şefaat (hakkını verme yetkisi) yalnız Allah'a aittir: Gökler ve yer üzerindeki hakimiyet (yalnız) O'nundur ve sonunda yalnız O'na döndürüleceksiniz".

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

De ki: Şefaatin hepsi Allah'ındır. Göklerin ve yerin hakimiyeti O'na aittir. Bir zaman sonra O'na döndürüleceksiniz.

Erhan Aktaş tefsirli

Kerim Kur'an

De ki: "Şefaat etme tamamıyla Allah'ın elindedir.[1] Göklerin ve yerin egemenliği yalnızca O'na aittir. Sonra O'na döndürüleceksiniz."

Tefsir / dipnot (1)

Kur'an, Allah'ın yanı sıra başka birilerinin "şefaat" edebileceği anlayış ve inancını kesin ve açık bir şekilde reddetmektedir. Nebiler de dahil hiç kimsenin şefaat etme hakkı yoktur. Kur'an'a göre Allah'ın yanı sıra başka birilerinin şefaat edebileceğine inanmak kesinlikle şirktir.

Ali Rıza Safa tefsirli

Kur'an-ı Kerim Gerçek

De ki: "Ara buluculuk, yalnızca Allah'a özgüdür.[399] Göklerin ve yeryüzünün yönetimi de O'na özgüdür. Sonra, O'na döndürüleceksiniz!"

Tefsir / dipnot (1)

"Ara buluculuk" olarak yazdığımız "Şefaat" terimi "Allah'ın bağışlaması için yapılan aracılık" veya "Bağışlama yetkisi" olarak yorumlanmıştır. Allah'tan başka veya Allah'ın izin verdiklerinden başka hiç kimsenin şefaat etme yetkisinin olmadığı, yaklaşık yirmi ayette açıkça bildirilmiştir. Şefaat terimi, Kur'an çevirilerinde, çoğunlukla Arapça biçimiyle bırakılmıştır.

İbni Kesir

De ki: Bütün şefaat Allah'ındır. Göklerin ve yerin mülkü O'nundur. Sonra hepiniz O'na döndürüleceksiniz.

Gültekin Onan

De ki: "Şefaatin tümü Tanrı'nındır. Göklerin ve yerin mülkü O'nundur. Sonra O'na döndürüleceksiniz."

Ayetin Tefsiri 3 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

-Ey Resul!- O müşriklere de ki: Şefaat tamamıyla Yüce Allah'a aittir. O'nun katında izni olmadan hiç kimse şefaat edemez ve razı oldukları haricinde kimseye şefaat edilmez. Göklerin ve yerin mülkü yalnız O'na aittir. Kıyamet günü hesap ve karşılık için O'na döndürüleceksiniz. Amellerinize karşılık size mükâfatınızı verecektir.