Zuhruf Suresi 46. Ayet
Gösteriş · Mekke · Sure 43 · Ayet 46/89
وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا مُوسَىٰ بِـَٔايَـٰتِنَآ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ وَمَلَإِي۟هِۦ فَقَالَ إِنِّى رَسُولُ رَبِّ ٱلْعَـٰلَمِينَ
Ve lekad erselna musa bi ayatina ila fir'avne ve melaihi fe kale inni resulu rabbil alemin.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Zuhruf Suresi 46. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun, biz Musa'yı mucizelerimizle Firavun'a ve ileri gelen adamlarına göndermiştik de o, "Şüphesiz ben alemlerin Rabbinin elçisiyim" demişti.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Celalim hakkı için Musayı ayetlerimizle Fir'avne ve cem'ıyyetine gönderdik, vardı haberiniz olsun, dedi: ben bütün alemlerin rabbının Resulüyüm
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Andolsun ki, Musa'yı mucizelerimizle Firavun'a ve topluluğuna gönderdik. (Musa) vardı: "Haberiniz olsun ben bütün alemlerin Rabbinin peygamberiyim." dedi.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Andolsun ki biz Musayı da ayetlerimizle Fir'avne ve cemaatine peygamber olarak gönderdik de o, "Ben gerçek alemlerin Rabbinin elçisiyim" dedi.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Andolsun biz Musa'yı da ayetlerimizle Fir'avn'a ve ileri gelen adamlarına gönderdik: "Ben alemlerin Rabbinin elçisiyim" dedi.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Nitekim onlardan Musa'yı, delillerimiz ve mucizelerimizle Firavun'a ve ileri gelen yetkililerine gönderdik. O da onlara: "Ben Rabbülalemin'in size elçisiyim" dedi.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Andolsun, Biz Musa'yı, Firavun'a ve onun 'önde gelen çevresine' ayetlerimizle gönderdik. O da, dedi ki: "Gerçekten ben, alemlerin Rabbinin elçisiyim."
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
İşte bu şekilde Musa'yı mesajlarımızla Firavun'a ve ileri gelen adamlarına gönderdik: Musa onlara, "Bakın" dedi, "ben bütün alemlerin Rabbinin bir elçisiyim!"
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Musa'yı ayetlerimizle Firavun'a ve kurmaylarına göndermiştik: -Şüphesiz ben, evrenin sahibinin elçisiyim, dedi.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
Ant olsun ki Biz Musa'yı ayetlerimizle[1] Firavun'a ve onun melelerine[2] gönderdik: "Ben alemlerin Rabb'inin Resul'üyüm." dedi.
Tefsir / dipnot (2)
Kanıtlarımızla, göstergelerimizle, mucizelerimizle.
Halkın ileri gelenleri, imtiyaz sahibi seçkinleri. Din adamları/ruhban sınıfı.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Ayrıca, gerçek şu ki, Firavun ve ileri gelenlerine, mucizelerimizle, Musa'yı gönderdik. Dedi ki: "Aslında, ben, Evrenlerin Efendisinin elçisiyim!"
İbni Kesir
Andolsun ki; Biz, Musa'yı da ayetlerimizle Firavun'a ve erkanına göndermiştik. Ve demişti ki: Şüphesiz ben, alemlerin Rabbının elçisiyim.
Gültekin Onan
Andolsun, biz Musa'yı, Firavun'a ve onun 'önde gelen çevresine' ayetlerimizle gönderdik. O da dedi ki: "Gerçekten ben, alemlerin rabbinin elçisiyim."
Rowad Tercüme Merkezi
Mûsâ'yı ayetlerimizle Firavun’a ve kavminin ileri gelenlerine göndermiştik: "Şüphesiz ben, âlemlerin Rabbinin rasûlüyüm." dedi.
Şaban Piriş
Musa’yı ayetlerimizle Firavun’a ve kavminin ileri geşenlerine göndermiştik: Şüphesiz ben, alemlerin Rabbinin rasûlüyüm, dedi.
Ali Özek ve diğerleri
Andolsun biz Musa’yı âyetlerimizle Firavun'a ve onun ileri gelen adamlarına göndermiştik de Musa: Ben âlemlerin Rabbinin elçisiyim, demişti.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Ant olsun biz Musa'yı mucizelerimizle Firavun'a ve kavminin ileri gelen adamlarına göndermiştik de onlara şöyle demişti: "Gerçekten ben alemlerin Rabbinin resulüyüm."
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| وَلَقَدْ | قد | لقد: اللام جواب القسم، قد: أداة تفيد التحقيق. | |||
| أَرْسَلْنَا | رسل | إرسال الرسول: تحميله الرسالة الإلهية للعمل بها ولتبليغها. | |||
| مُوسَىٰ | موسى | موسى: هو نبي الله موسى بن عمران، كليم الله، أرسله الله إلى فرعون وقومه ليخرجهم من الظلمات إلى النور. | |||
| بِءَايَٰتِنَا | أيي | بمعجزاتنا ودلائلنا وعبرنا وعلاماتنا. | |||
| إِلَىٰ | إلى | حرف جر يدل على انتهاء الغاية. | |||
| فِرْعَوْنَ | فرعون | لقب ملوك مصر في التاريخ القديم، والمراد فرعون موسى عليه السلام، وهو الذي غرق في اليم. | |||
| وَمَلَإِيهِ | ملأ | ملئه: أشراف قومه. | |||
| فَقَالَ | قول | فتكلم. | |||
| إِنِّي | إنّ | إن: حرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة. | |||
| رَسُولُ | رسل | أصل الرسول: مصدر، بمعنى: الرسالة. والرسول من البشر، هو: من أوحي إليه بشرع ليعمل به ويبلغه للناس. والرسول من الملائكة، هو: الذي يبلغ عن الله تعالى. | |||
| رَبِّ | ربب | ربنا المعبود. والرب، معناه: الإله المعبود، والخالق، والمالك، والسيد، والمربي، والقائم، والمنعم، والمصلح، والجابر، والمدبر لخلقه كما يشاء على ما تقتضيه حكمته، والجمع: أرباب وربوب. والرب: اسم من أسماء الله تعالى ولا يقال في غيره إلا بالإضافة. | |||
| ٱلْعَٰلَمِينَ | علم | جميع المخلوقات التي خلقها الله. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{وَلَقَدْ} قلقلة {بِآيَاتِنَا} مد بدل. يليه مد منفصل {وَمَلَئِهِ} فيها
زيادة ياء في الرسم عن النطق {إِنِّي} غنة ومد طبيعي في الياء.